Baltaya Sap Olmak Ya Da Baltanın Sapı Olmak

Evveet çok değerli okurlar,Uyanışın yeni bir sayısında, yeni bir yıla günler kala tekrar birlikteyiz.
Bu yazımda,“baltaya sap olmak” ya da “baltanın sapı olmak” üzerine bir şeyler döktürdüm kendimce.
Bakalım, okuyunca sizler ne diyeceksiniz?

 

Baltaya Sap Mı? Yoksa Baltanın Sapı Mı?

Türkçemizde güzel sözler vardır. Bunlardan birisi de birinin işe yarar olmasını istediğimizde söylediğimiz “bir baltaya sap ol” sözüdür. Aynı şekilde zararlı işler yapan tanıdıklarımız için kullandığımız “ne yazık ki baltanın sapı bizden” sözü de bunlar arasındadır.

Ülkemizde bir baltaya sap olanlar kadar baltanın sapı olanlar da çoktur.Ülkemizde devlet adamlarımızın birçoğunun baltanın sapı olması, bu sap olma işinde dış güçlerin dahlinin olması nedeniyle devletimiz her devirde felaketler yaşamıştır.Ve ne yazık kiyaşamayahâlâ dadevam etmektedir.

2. Mahmut ve Tanzimatı ilan eden Mustafa Reşit Paşa, Kızıl Elma hülyalısı İttihat ve Terakki PartisiileTalat, Enver ve Cemal Paşalar, maalesef hepsibaltanın sapı olup, Osmanlıyı adeta bir “hasta adam” yaptılar.

Mustafa Reşit’e göre Tanzimatla Osmanlı iyileşecek, 1. Dünya Savaşında Almanya yanında yer alırsak hasta adam kurtarılacak, üstelik Turana bile yol bulacaktık, baltanın sapı olan bu üç beyinsize göre.

Ancaksonuç, “Turan” derken, işgal ve viran edilenbir Osmanlı oldu. İngiliz, Amerikan ya da başka bir ülke mandası isteyenlere karşı Anadolu’ya geçerek Millî Mücadeleyi başlatan Mustafa Kemal’i hain ilan eden ve sonunda İngilizlere sığınanVahidettindeDamat Ferid Paşa da baltanın sapı olanlardı.

Osmanlı dönemi böyle de Cumhuriyet dönemi farklı mı? Hayır. Osmanlı döneminde baltasına sap arayan, ülkeler;İngiltere, Fransa, Almanya vb. idi. Cumhuriyet döneminde baltasına sap arayan ve bunu ziyadesiylebulan ise emperyalistAmerika’dır.

ABD’ye baltaya sap olma sözü veren ve iktidar yapılan devletlûların içeriye söylemleri demokrasi, kalkınma, yerli ve milliliktir. Lakin ne demokrasi ne kalkınma ne de yerli ve millikten bir eser görülmez ülkemizde.

Buna karşın eylemleri isehep dışarıya, yani ABD’ye ya da AB’ye yönelik.Millete verilen sözler, savunulanlar, sadece milletin gözünü boyamak, kısaca aklını çelmek için. Neye yalan söyleyeyim, bu işte o kadar mahirler ki millet, bu illüzyonu gerçek sanıyor vecan siperânesavunuyor,ihanet derecesindeki gaflet ve delaletleri bile. Bahane ise hazır: Reis yapıyorsa, birbildiği var!

Genişleyecek Miyiz? Yoksa…

Neydi,AKP iktidarının şişindiği? Türkiye artık süper bir güçtür, Ortadoğu’da bizden habersiz bir kuş dahi uçmayacak!Yani “Ortadoğu’da bizim sözümüz geçer” manasına. Doğru, Osmanlı zamanında bu böyleydi. Yaşimdi durum gerçekten denildiği gibi mi, bir bakalım.

Sahi, süper güç olarak biz neyi savunuyorduk? Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü.Peki, ne oldu? ABD, Reis’e“sen kim oluyorsun?” der gibi Irak’ı üçe bölerekbu parçalardan birini,bizim adam yerine koyupşimdi Cizre’de ağırladığımız Barzaninam Zebaniye verdi. Suriye ise artık fiilen bölünmek üzere.

Burada ana yüklenici Amerika, taşeronsa, dün olduğu gibi, bugün de Türkiye. Bu ülkelerin parçalanmasında, bir taraftan taşeron olacak, diğer taraftan da “toprak bütünlüğü” türküsünü söyleyeceksin.

Evet; sen, asıl hedefi, Büyük İsrail’i kurmak içinİslam ülkelerinin sınırlarının ve rejimlerinin değiştirilmesi olan “BOP” eş başkanı olacaksın, mizansen olarak Irak ve Suriye’nin bütünlüğü söylemini kullanacaksın.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye özel sözcüsü TomBarrack, görevini unutarak İsrail’in sözcülüğüne soyunmuş; güçlü ulus devletlerin, kendileri ve İsrail için bir tehdit olduğunu söyleyip, Türkiye’nin Osmanlı millet sistemine dönmesini istemiş. Ve Ruhban Okulu Eylül 2026’da açılacak diye Yunana da müjde vermiş.

Kendisi de efendisi gibi bir emlakçı. Ama öyle sıradan emlakçı değil bunlar; ülke alıp ülke satan, iktidarları değiştiren türden.Sizin anlayacağınız Barrackadlıbu elçi, söyledikleri vetavsiyeleri ile adeta Amerika’nın Ortadoğu Genel Valisi!

Gerçi biz; bu tür tavsiye ve yol göstermeleri, Samuel Huntington’dan, CIA İstasyon Şefi Graham Fuller’den, Avrupa Konseyi yetkililerinden de duymuş, “bırakın şu Atatürk Cumhuriyeti safsatalarını …

… Doğu ile Batı arasında köprü olun, İslam ülkelerinin lideri olun” hikayelerini de çok dinlemiştik!Ancak bu denli alçağınave terbiyesizinehiç tanık olmamıştık.Büyük İsrail için İslam ülkeleri parçalanır, Filistinliler dahil, insanlarkatledilir veyurtlarından sürülürken, bize “artık ulus devletten vaz geçin, sınırları kaldırın ve genişleyin” tavsiyesi ne için,hiç düşündük mü?

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası