Lütfü KILIÇ
Eşref-i mahlûkat adın;
İnsan ol, insanî düşün.
Başıboş yaratılmadın;
Gedayı, sultanı düşün.
Balçık iken insan oldun,
Zıtlar dünyasına geldin,
Ne ummuştun, neyi buldun?
İnkârı, imanı düşün.
Amelle süsle anını,
Yarına bağla dününü,
Unutma hesap gününü;
Mahşeri, mizanı düşün.
“Deh” derken gönül atına;
Dur bak ömrün hasadına.
Yön verirken hayatına;
Akılı, izanı düşün.
Yitirme edebin, arın…
Varlıkladır itibarın!
Sonrasında her baharın
Gelecek hazanı düşün!
İnayeti Hak’tan dile,
Ömrü tüketme nafile,
Varmak istersen menzile;
İlimi, irfanı düşün.
Bilinmeli nedir kastın.
Ne ile doludur testin.
Veren el alandan üstün
Velâkin imkânı düşün.
Cahil olanla dalaşma,
Art niyetle dolup, taşma,
Su-i zanla tenhalaşma…
Gel de hüsn-ü zannı düşün.
Enaniyete odaklı
İnsanların tavrı farklı;
Dedikoduya meraklı…
Bühtanı, yalanı düşün.
Yalan, yalancıyı yakar;
İftira yuvalar yıkar!
Nefsini aradan çıkar;
Adil ol, vicdanî düşün.
Kimilerin işi kapkaç,
Kimileri keser haraç…
Belli değil kim tok, kim aç?
İsyanı, talanı düşün.
Musa Firavun’suz olmaz;
Sakın deme “Eden bulmaz!”
Azmayınca bela gelmez;
Var Nuh’u, tufanı düşün.
Susuz kuyularda yatan,
Güzelliği göze batan,
Zindanları aydınlatan
Yusuf-u Kenan’ı düşün.
Kusur insanın hamında,
Kemlik gizli meramında!
Sen merhamet ortamında
Damla ol, ummanı düşün.
Lütfü der; ileriye bak.
Yüksel basamak basamak.
İstiyorsan hür yaşamak;
Bayrağı, ezanı düşün.