Edibali’nin Çizdiği Yüksek Siyaset Ölçüsü

“Siyaset esasında bir ibadettir. Ya ibadet temizliğinde yapılır ya da yapılmaz.”
(Aykut Edibali)


Türkiye’de siyasi hayat her geçen gün daha da kirlenmektedir. Bazı siyasi parti yöneticileri, rakiplerine karşı öyle ölçüsüz davranışlar sergilemektedir ki, bu durum ülke sınırlarını aşarak dışarıdan dahi fark edilebilmektedir. Siyasi iktidarı elinde bulunduranların, rakiplerini kötülemek için devlet gücünü kullanmaktan çekinmemeleri ise siyasetin çirkinleşmesini hızlandırmaktadır.

Millet Partisi’nin kurucusu ve lideri merhum Aykut Edibali, siyasetin bu kirli manzarası karşısında çarpıcı bir söz söylemiştir:
“Siyaset esasında bir ibadettir. Ya ibadet temizliğinde yapılır ya da yapılmaz!”

Bu ifade, sadece Türkiye’de değil, dünya siyaset düşüncesinde de benzeri az rastlanır derecede iddialı ve sarsıcı bir nitelik taşımaktadır. Siyasetin menfaat çatışmalarının, kişisel çıkar ilişkilerinin yoğun olduğu bir alan olarak görüldüğü bir toplumda bu sözün söylenmesi büyük bir cesaret, hatta bir meydan okumadır. Dinin en kutsal alanlarından biri olan “ibadet” kavramı ile siyasetin ilişkilendirilmesi de ilk aşamada şaşırtıcı bir etki uyandırmaktadır.

İbadet Nedir?

İbadet; bir inanca hizmet etmek, bir ideale adanmak, kişinin maddi ve manevi varlıklarını değerleri uğrunda fedakârlıkla seferber etmesidir. Bu anlamıyla ibadetin merkezinde fedakârlık, bağlılık, sadakat ve güzel ahlak yer alır.

Merhum Edibali’nin siyaseti konumlandırdığı yer tam olarak burasıdır:
Siyaset; kişisel menfaatlerin, yandaşların çıkarlarının gözetildiği bir alan değil; topluma, millete ve insanlığa karşı yerine getirilmesi gereken manevi bir görevdir.

Bu tanım siyaseti, çıkar mücadelesinden çıkarıp bir hizmet yarışına, daha doğrusu bir ahlak sorumluluğuna dönüştürmektedir. Siyasetin bu bakış açısıyla değer kazanması, siyasetçiyi sadece bir “yönetici” olmaktan çıkarıp topluma hizmet eden bir “emanet ehli” konumuna taşımaktadır.

Nasıl Bir Siyaset?

Edibali’nin sözünün ikinci kısmı ise daha da çarpıcıdır:
“Ya ibadet temizliğinde yapılır ya da yapılmaz.”

Bu ifade, siyasete dair tavizsiz bir standart ortaya koymaktadır. İbadet temizliği;

  • Saf ve temiz niyeti,
  • Şahsi çıkar gözetmemeyi,
  • Hileden, yalandan, manipülasyondan uzak durmayı,
  • Tam bir şeffaflık ve hesap verebilirliği,
  • Adalet ve doğrulukta kararlılığı ifade eder.

Oysa siyaset pratiği çoğu zaman pazarlıkları, uzlaşmaları, gizli ittifakları, hatta etik açıdan tartışmalı manevraları içerir. İşte Edibali bu gerçekliğe meydan okuyarak “Böyle bir temizliği sağlayamıyorsan bu işe girme” demektedir.

Bu standart elbette ki zordur; hatta bazılarına göre ütopiktir. Ancak siyaset, kötülüğün meşrulaştırıldığı bir alan değil; ahlaki bir yüksekliğin hedeflendiği bir alan olmalıdır. Bu ideal, siyasetçiye bir “kutup yıldızı” sunmaktadır.

Siyasette Temizlik Ne Demektir?

“İbadet temizliği” sadece mali işlerde dürüstlük anlamına gelmez.
Aynı zamanda:

  • Düşüncede temizlik,
  • Üslupta nezaket,
  • Hakaret ve iftiradan uzak durmak,
  • Popülizme kapılmadan doğruyu söylemek,
  • Kamu yararını kişisel çıkara tercih etmek gibi erdemleri de içerir.

Bu erdemlerin hepsini siyasette her zaman yaşatmak kolay değildir. Fakat bu yüksek ideal, siyasetin kirli yüzüne karşı güçlü bir ihtiyaçtır. Siyasetçilere hatırlatılması gereken budur.

Hangi Siyasi Görüş?

Siyasi tercihlerimizi değerlendirirken genellikle “hangi politika doğru”, “hangi parti başarılı” gibi sorular sorarız. Ancak temiz siyaset perspektifi bize başka bir soru daha sunar:
“Niyet temiz mi? Yöntem temiz mi?”

Bir siyasi partinin sadece ne yaptığı değil, nasıl ve hangi saikle yaptığı da artık önem taşır.

  • Siyasetçinin samimiyeti,
  • Ahlaki bütünlüğü,
  • Ülkeye hizmet etme niyeti,
  • Kutuplaştırmadan uzak durması,
  • Kamu kaynaklarını emanet bilinciyle kullanması…

Bunlar, siyasi tercihlerde dikkate alınması gereken yeni ölçülerdir.

Siyaset; sadece güç, strateji ve yönetim işi değildir. Aynı zamanda bir karakter imtihanıdır.
Dürüstlük, fedakârlık, cesaret ve adalet gibi erdemler olmadan gerçek anlamda “iyi bir siyasetçi” olunamaz.

SONUÇ

Merhum Aykut Edibali’nin “Siyaset esasında bir ibadettir; ya ibadet temizliğinde yapılır ya da yapılmaz” sözünün derinliği, siyasete yüksek bir değer ve yüksek bir sorumluluk yüklemektedir.

Bu söz, siyasetin kirli yönlerine karşı bir itiraz; siyasetin ahlaki bir temelde yeniden düşünülmesi gerektiğine dair güçlü bir çağrıdır. Bugün siyaset yapanların da, siyaset hakkında karar veren vatandaşların da bu yüksek ideale kulak vermesi gerekir.

Siyasetin geleceği, bu idealin ne kadar benimsenip yaşatılacağıyla yakından ilgilidir.

 

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası

1 Yorum

Hasan Tahsin UYSAL 26/11/2025 - 17:28
teşekkürler
Add Comment