Emekli Sadaka Değil Hakkını İstiyor

2010 yılındaki gerçekleşen referandumda yapılan düzenleme ile kamu çalışanlarına toplu sözleşme hakkı getirildi. Yasanın 53’üncü maddesinin uygulamaya konulması ile birlikte memurlara verilen haklardan emeklilerinin de yararlanması öngörüldü.  SSK ve Bağ-Kur emeklileri burada memur emeklilerinden ayrıldı.

 

Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Arif Duru:

Emekli sadaka değil hakkını istiyor

Yaşanan ekonomik bunalımın en büyük mağdurlar kesimlerinin başında gelen emeklilerin yaşadıkları sıkıntıları ve çözüm yollarını Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Arif Duru ile konuştuk. Emekli ne umdu, ne buldu? Emekliler son dönemde yaşadıkları sorunların çözümü için ne öneriyor? Soruların cevaplarını bu söyleşide bulacaksınız.

                                                                                                         

Sayın Duru öncelikle şunu sormak istiyorum. Bugün emekliler uygulanan maaş artış sisteminden memnun mu?

Eski sisteme dönülmediği sürece hiçbir sorunumuz çözülmüş olmaz. Biz seyyanen zam değil 506 sayılı yasanın 96’ıncı maddesinin yeniden hayata geçmesini istiyoruz. TÜFE sistemi emekliyi her geçen gün daha fazla mağdur ediyor. Seyyanen zam bizim sorunumuzu çözmez. Hangi hükümet gelirse gelsin bizim sorunumuzu mevcut uygulamalar ile çözemez. Emekliler için 6 ayrı yasa ve 23 çeşit emekli maaşı uygulaması var. Bütün taraflar bir masa etrafında toplanmalı ve eskiye dönüş sağlanmalı. 4447 sayılı yasaya göre emekli maaş bağlama oranları yüzde 70’in altında olamaz deniliyordu.
Ben her defasında anlatıyorum. İktidar milletvekilleri de muhalefet milletvekilleri de yetkililerde bizim ne söylediğimizi dönüp araştırmıyorlar. Bugün özellikle SSK ve Bağ Kur emeklileri açlık sınırının bile çok altında bir ücretle geçim kavgası veriyorlar. Biz eski uygulamaya dönülsün derken neyi kastettiğimizi anlamıyorlar, üzerinde düşünmüyorlar. Biz iktidar ya da muhalefet partileri olarak gelişmeleri değerlendirmiyoruz. Bir kere sorunumuz çözülsün başka bir şey demeyeceğiz. Emekli ülkesini sever, devletini sever ve bağlıdır. Gerektiğinde geçmişte fedakarlık yaptı yine fedakarlıkta yapar! Ancak gerçekten bıçak kemiğe dayandı. Biz kimseden ekstra bir şey beklemiyoruz. Sadece yasayla verilmiş haklarımızda geri gitti, eskiye dönülerek sorunlarımızın çözümü gerçekleşsin!

Bu ülkenin emeklisi ülkesine ve devletine karşı tüm sorumluluklarını yerine getirmiş, vergisini ödemiş, primini yatırmış ve yıllarca üretime katkı vermiş insanlardan oluşuyor. Bugün eğer sosyal güvenlik sistemi alarm veriyorsa, emekli maaşlarına yetecek düzenlemeleri yapmak hükümetlerin işi. Yapılacak düzenlemeler ile SGK primini tabana yayarak, oranı düşürerek, merdiven altı çalışmanın önüne geçerek bir emekliye yetecek kadar çalışan üreterek sorunların üstesinden gelmek mümkündür. Yoksa her defasında popülist politikalar ile hazineden sağlanan destekler ile emekliyi kısa süreliğine mutlu etmek çözüm değildir. Emekliler kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyor.

Emeklilere yapılan ödemelerin kaynak yetersizliğinden dolayı düşük kaldığı, emekli sayısının fazla olduğundan şikâyet ediliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Halen 17 milyon 682 emekli var. Ülke genelinde 33 milyon çalışanımız mevcut. İşin gerçeği şudur bir çalışan bir emekliye bakamaz. Çözüm istihdamı ve üretimi arttırarak merdiven altı çalışmanın önüne geçerek kayıt dışı çalışmanın önüne geçip tüm çalışanları kayıt altına alarak sorunu çözmek mümkün. Çalışan sayısını 64 milyonlara çıkartmalıyız. Bunun içinde yatırım gerekiyor. Bugünkü sorunun kaynağında bu uygulamaların düzenlenmesi var. Bugün yaşadığımız sıkıntıları 1965 yılında çıkartılan 506 sayılı yasanın 136’ıncı maddesi ile SGK’nın kurumun mali yapısına, gelir ve giderlerine müdahale ile başladı. Siyasetin kuruma müdahalesi dengelerin bozulmasına neden oldu. SGK’ nın yapısına ve sistemine zaman zaman çeşitli şekillerde müdahale edildi. Bakın elimde bir gazete kupürü var. 12 Ekim 1997 yılına ait Akşam gazetesinde yer alan haberde TÜİSAD raporunda neler öngörülüyor başlığıyla şu görüşlere yer veriliyor. “Emekli olanların çalışmasının engellenmesi ve maaş olarak asgari ücretin yüzde 75’i oranında maaş verilmeli, erkekler 60, kadınlar 55 yaşında emekli olsun. İşçinin ödediği SSK prim miktarı yüzde 14’ten yüzde 20’ye yükseltilsin. İşverenin ödediği SSK primi yüzde 19,5’ten yüzde 7,5’a düşürülsün. Halen emekli olanlar sağlık sigortasından yararlanmasın.” Yukarıda anlatmaya çalıştıklarım zaman içerisinde adım adım gerçekleştirildi. Bugün yaşadıklarımızı izah etmek için durumu özetleyen önemli bir belge. Ayrıca, özellikle 2010 yılındaki gerçekleşen referandumda kamu çalışanlarına ve memur emeklilerine sözleşme hakkı getirildi. Yasanın 53’üncü maddesinin uygulamaya konulması ile birlikte memurlara Toplu İş Sözleşmesi hakkı verilirken doğacak haklardan memur emeklileri yararlandırıldı. SSK ve Bağ-Kur emeklileri burada memur emeklilerinden ayrıldı. Bu uygulamanın hayata geçirilmesi bir bölümü mağdur etti. Bu konuyu tüm siyasi partilere defalarca ilettik ancak ne siyasi iktidar, ne de muhalefet partileri bu konuyla ilgili hiç ses çıkarmadı.

Bir defaya mahsus çalışmayan emeklilere verilen 5 bin liralık ikramiye sizi memnun etti mi?

Bir kereye mahsus verilen ikramiye sorunlarımızı çözmeye yetmiyor. Biz sadaka istemiyoruz. Biz emekliler olarak hakkımızı istiyoruz. Emekliler arasındaki ayırıma da kesinlikle karşıyız. Bugün emekli olduktan sonra çalışanlar aldıkları maaş yetmediği için çalışıyor. Biz maaşların düzenlenmesini ve beklentimiz doğrultusunda, maaş hesaplamalarında eskiye dönülmesini istiyoruz. Bugün sorunların çözümü için sistemin kökten ele alınması gerekiyor. Sosyal Güvenlik Sisteminin tüm katmanları ile yapılacak görüşmeler ile sorunların çözümlenebileceğini düşünüyoruz. Sosyal Sigortalar kanunu gereğince daha önce maaş bağlama oranları yüzde 70’ten aşağı olmaz diye bir hüküm bulunurken sonraki yıllarda yapılan düzenlemeler ile bu oran bugün yüzde 35’lere kadar düştü. Uygulamalar emeklilerimizi mağdur ediyor. Bugün emekli aldığı ücretle toplumun en mağdur kesimidir. Çağrımız iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasileredir. Bir an önce devlete ve millete karşı tüm görevlerini yerine getirmiş, bedel ödemiş emeklilerin sorunlarının çözümü için herkesi harekete geçmeye çağırıyoruz.

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?