Terörsüz Türkiye Mümkün Mü?

Evveet çok değerli okurlar,yeni bir yılda Uyanışın yeni bir sayısında tekrar birlikteyiz.Bu yazımda,“terörsüz Türkiye mümkün mü?”diye sordum ve cevabını kendim verdim. Okuyunca bakalımsizler ne diyeceksiniz?

 

Terörsüz Türkiye Mümkün Mü?

Bu soruyu doğru olarak cevaplamak, ancak ülkemizde terörün kaynaklarını iyi tespit etmekle mümkündür. Aksi ise sadece körlerin fili tarif etmesidir, ki yapılan da sadece budur.

Günümüze kadar ülkemizde;önce Ermeni Asala, daha sonra ise sağ-sol çatışması diye gösterilenMarksisthareket, İŞİD ve Hizbullah gibi güya İslami, PKK gibi güya Kürtçü terör örgütleri faaliyet göstermiştir.

Terör örgütü Asala’nın arkasında Fransa veBatı vardı. Öğrenci olayları denilen komünist ihtilal kalkışması, bir ABD-Rus ortak yapımıydı. Hizbullah, güya PKK’ya karşı eylem yapıyordu, ama onlarda Batının bölücü emellerine hizmet ediyordu.

Bugün tekrar masaya oturulan PKK, güya Kürtlerin özgürlüğü için çalışan bir örgüt. Ne yazıkki muhatap alınan Abdullah Öcalan adlıeli kanlı cani, Kürt değil, Agop Artinyan adlı bir Ermeni. PKK da, tıpkı diğerleri gibi bir CIA imalatı.

Ülkeyi yönetenler, şu gerçeği artık görmeli. O gerçek de; Batı’nın, 1071’le başlayan ve hiç küllenmeyen,bizi toptan kılıçtan geçirerek ya da Orta Asya bozkırlarına sürerek,Anadolu’yu geri alma emelidir.

Bu emellerini gerçekleştirmek için; ekonomik, siyasi ve kültürel yolları ve özellikle de terörü araç olarak kullanmaktan geri durmuyorlar. Yani terörün kaynağı saydığımız terör örgütleri değildir. Zira onlar, sadece emperyalizmin birer taşeronundan başkası değildir.

Asala emeline ulaştığı için mi yok oldu? Hayır. Devlet yeterince örselendi. Hakeza öğrenci olayları ile devlet de ordu da yıpratıldı, ihtilalin kıyısına kadar gelindi. Amma ihtilal yerine darbeyi “bizim çocuklar”yaptı.

PKK’ya karşı Hizbullah çıkarıldı. Ama PKK bitirilmedi. Aksine büyütüldü. PKK’nın türevleri; Irak, Suriye ve İran’da baş aktör kılındı. PKK Irak’ta devlet yapıldı, Suriye’de olması galiba biraz geciktirilecek. Bizde ise barış adına masanın bir ucuna konumlandırılıyor.

Hal böyle olunca, taşeron terör örgütlerini muhatap kabul ederek masaya oturmakla terörün bitirileceğini düşünmek hangi aklın ürünüdür? Biliyoruz ki o akıl, ülkeyi yönetenlerin değil, terörüamaçlarına ulaşmak için kendilerine hedef kılanların aklıdır…

Teröre Çözüm Teröristlerle Görüşme Midir?

O halde, teröre çözüm,oturup teröristlerle görüşme midir? Peki başka çözüm yolu yok mudur? Var elbette. Ama çözüm adına PKK ile masaya oturanlar neyi esasalıyor: PKK kendini lağvetti ve terör bitti masalını(!)

Neye göre? Sadece dağ başında sergilenen tiyatroda otuz kalleşin yaktığı otuz keleşe bakarak. Peki, teslim edilen herhangi bir silah ya da teslim olan terörist var mı?Hani nerede ayakkabı numaraları dahi bilinenler?

Ne teslim olan bir PKK’lı ne de teslim edilen bir silah var. Ama devletten talepleri var.DEM adlı siyasi parti görünümlü bölücülerin Komisyona sunduğu raporda yer alan talepleri, sanki,kahraman Türk Ordusunca leşleri yere serilen hainler için istenilen bir diyet gibi.

Basın ve yayın organlarında, ayrıca diğer sayfalardaki yazılarda bu taleplere ayrıntısıyla yer verildiği içinben burada tekrar etmeyeceğim. Ama bugün PKK ile masaya oturanlar daha önce ne demişlerdi onu sizinle paylaşacağım.

“Teröristlerle hiçbir şekilde pazarlık yapmayacağız.Hiçbir şartlarını kabul etmeyeceğiz.Bunlara söz dahi vermeyeceğiz.TürkiyeCumhuriyeti’ninhiçbirhakkına halel getirtmeyeceğiz.”

Şimdi sormak gerek, dün bunları derken, hatta CHP’yi DEM ile işbirliği yapmakla suçlarken bugün yanlarına DEM’i de alanErdoğan, bu “U” dönüşünü niye yaptı? Devletin menfaati için olmadığına göre, emir komuta merkezi“papaz elbisesi” olarak bunu mu istedi?

Diyelim ki böylece Türkiye’de terörü bitirdiniz.ABD tarafından ismi SDG diye değiştirilen, Irak’ta, devlet olan, şimdi Suriye’de devlet olma yolunda ilerleyenPKK’nın uzantısı terör örgütü ne olacak?

SDG, Suriye ordusuna entegre olur, Fırat’ın doğusuna çekilirse, terörist kimliğinden ve hain emellerinden sıyrılıp sıradan bir örgüt mü olacak?Asla, hiçbiri olmayacak. Terör de devam edecek. Belki silahla değil, ama ülkemizbaşka türlü ele geçirilmeye çalışılacak.

Terörü bitirmek için; N. Maduro’ya ve Venezuella’nın petrollerine el koyan, “insan hakları (!)”adına İran’ısıkıştıran, protestoculara “devam edin, arkanızdayız” diyen Trump ile de görüşülecek mi?Hani, bitirmişken dünyada da terörü bitirsek ne iyi olur diyorum…

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?