Yeniden Milli Mücadele’den #2

ORTADOĞU’DA KAYNAŞMA – YENİ ŞEKİLLENMELERE DOĞRU*

Haksız toprak kazancında ustalaşan İsrail, işgali altında bulundurduğu Golan Tepelerine külliyetli miktarda asker, top ve zırhlı araç yığmakla meşgul. Gelen haberlere göre, İsrail ordusu, alarmda ve Suriye ile İsrail arasında eskisinden daha şiddetli bir harbin patlaması an meselesi.

Bilindiği gibi, Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat, bir müddetten beri Sovyetlere sırt çevirmiş bulunuyor. Sovyet Rusya’nın gerçekte Mısır’ın menfaatine çalışmadığını, son Arap-İsrail harbinde gerekli yardımlarda bulunmadığını biliyor, bu gerekçeyle Amerika’ya yanaştığını ifade ediyor.

Ayrıca, Amerika’nın artık eskisi gibi Araplara düşman olmadığı, ABD’nindış politikasının değiştiğini, bundan böyle ABD’ye güvenmek gerektiğini diğer Arap ülkelerine de anlatıyor.

Sedat’ın bu mütalaaları ne dereceye kadar doğrudur? Bir kere Enver Sedat, önce de Sovyetler hakkında bu şekilde konuşmuş, arkasından gene onlarla sıkı fıkı olmuştu.

İkinci olarak Amerika’nın Ortadoğu politikasını Arap ülkelerinin lehine değiştirdiği hususu da Kissinger’ın yutturmacasından başka bir şey değildir.

Çünkü Beyaz Saray, İsrail’e sürekliolarak mali/askeri yardım yapıyor. Ayrıca aşağıdaki ifadeler de Başkan Richard Nikson’a ait: Amerika, Ortadoğu’da İsrail’in hakimiyetini desteklemekten bir an olsun geri durmayacaktır…

Sedat’ın olaylardan başını kaldırıp sağlam bir şekilde düşünmesi, artık Amerikan-Rus tahterevallisinin iki ucu arasında bir o yana bir bu yana yuvarlanmaktan kendini kurtarması ve kendisine sağlam bir rota çizmesi gerekir.

Mısır’ın yeniden ABD’ye dayanması karşısında Kremlin, o da şimdilik sessizliği tercih etmektedir.

Amerika’nın Ortadoğu’daki nüfuz kazanmaya yönelikfaaliyetlerine karşılık Sovyetler Birliği de meydanı tamamen boş bırakmış da değildir. Çünkü, Ortadoğu’daki komünist partilerin bölgedeki ABD çıkarlarını hedef olan kitle hareketlerine hazırlandıkları bildirilmektedir.

Kremlin, Ortadoğu stratejisini şimdi artık komünist partilerin kuvvetli olduğu Arap ülkelerine kaydırma yolundadır. Bu ülkeleri ise bilindiği üzere Suriye ve Irak’tır. Suriye’nin son zamanlarda İsrail karşısındaki çıkışları Rusya’nın kendisine verdiği teminatlara bağlanmaktadır.

Irak’ın ise çok eskiden beri Sovyet Rusya taraftarı bir politika güttüğü hatırlardadır. Çünkü Basra Körfezi, Sovyet yayılma stratejisinin düğüm noktalarından biridir.

Aynı şekilde Irak, Amerika’nın silah deposu haline getirdiği İran’ın da komşusu bulunmaktadır. Bu yüzden Rusya, Irak üzerinde ehemmiyetle durmaktadır.

Kremlin geçen ay Savunma Bakanı AndreiGremiko’yu yüksek seviyede görüşmeler yapması için Bağdat’a göndermiştir. Görüşmeler hakkında ise hiçbir açıklama yapılmamıştır.

Yine geçtiğimiz hafta Sovyet İçişleri Bakanı N. Şoholov, Iraklı meslektaşı ile görüşmek üzere Bağdat’a gitmiş ve iki ülkeninişbirliğini öngören bir protokol ile arkasından da Suriye ve Irak İçişleri Bakanlarının işbirliğini öngören bir protokol imzalanmıştır.

Ortadoğu’ya verilecek yeni statüde tampon devletler büyük bir önem taşıyacaktır. Kurulacak bu devletler, süper güçlerin menfaatleri açısındabirer emniyet sigortası vazifesini göreceklerdir. Bu işin baş mimarları şimdilik Barzani ve Arafat’tır.

Gündemde yer alan ilk madde ise Filistin’de bir FilistinDevleti’nin kurulması meselesidir.

Filistin Devleti’nin kurulmasında bütün güçler birleşmiş olmakta beraber bu devletin siyasi hüviyeti konusunda aynı birlik söz konusu değildir. Rusya; Filistin gerillalarını, Amerika’nın ve Mısır’ın işlerini güçleştirmede kullanılabilecek bir koz olarak görmektedir.

Buna karşılık ABD meseleye daha değişik bir şekilde bakıyor. Alınan haberlere göre Amerikalıişadamlarıbu devletin serbest ticaret bölgeleri haline getirilmesini istemekte ve bunun bölgedeki barışı Birleşmiş Milletler kuvvetlerinden daha etkili koruyabileceğini söylemektedirler.

Bu durumu, beynelmilel politikanın Ortadoğu’yu kendi öz karakterinden tecrit etme ve zaman içerisinde önemsizleştirme hareketi olarak değerlendirmek mümkündür.

Ortadoğu’ya tam olarak kanca atmak isteyen beynelmilel sermaye, bu nedenle bu bölgede Siyonizmin menfaati hesabına yeni entrikalar çevirebilir.

Şu çok iyi bilinmelidir ki, Ortadoğu ülkeleri; emperyalistlerin dümen suyunda gitmekten vazgeçmedikçe, başlarından felaketlerin asla ve asla eksilmeyeceğini bilmelidirler.

Yine bilmelidirler ki, düşmanın kızılı da düşmandır, sarısı da. Menfaatleri gerektirdiği an yüzlerindeki sahte dostluk maskesini çıkarmaktadırlar. Nitekim Arap ülkeleri, Amerika’ya bir damla petrol vermiyoruzdiye kasılırlarken, Sovyetlere buğday götüren Amerikan tankerleri petrol yüklü olarak geri dönüyorlardı.

Evet, yıllar öncesinde de bugün de Ortadoğu’da oynanan oyunlar hep aynı. Dün kurdurulacak kukla devlet Filistin Devleti olacaktı, bugün ise Kürt Devletleri. Dün emperyalistler tarafından kullanılmak istenilenler Filistinlilerdi bugün ise Kürtler. Ve hiç kimse zannetmesin ki Yahudiler bizi seviyor, bizi koruyor…

* YMM Dergisi, Sayı 219, 09.04.1974, Sayfa 15

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası