ABD’nin Değişmez Politikası

Büyük Ortadoğu Projesi sadece Türk Milleti’ne değil, sadece Müslümanlara değil, aynı zamanda tüm insanlığa da bir saldırıdır.

 “Bugün Amerika’nın başına gelen ekipler, Siyonistlerle birlikte olduklarından, anti İslam ve anti Türk’tür. Ortadoğu’daki en son operasyon yeri ülkemizdir. Onun için yeniden millî mücadele şarttır! Türkiye üzerinden, Ortadoğu’nun yapılanmasına çalışılırken tehlikeli dönemeçler, virajlar bizleri bekliyor. Türkiye; tarihi misyonuyla, iradesini ortaya koymalı milli refleksini göstermelidir!”

 

ABD seçimlerini Trump kazanmış… Buna bazıları sevinebilir, bazıları üzülebilir. Asıl üzünülmesi gerekense emeller, işgal ve emperyal odaklı planların değişmezliğidir. ABD de şahıslar değişse de devlet politikası, şahıslara ve iktidarlara göre değişmez. ABD derin devleti, Yahudilerle her zaman işbirliği içerisinde olduğundan, Trump’a taleplerini iletecekler ve destek bekleyecekler…

İnsanlığın yüz karası olarak tarih sayfalarında yerini alacak bir vahşet ve zulüm çağında yaşıyoruz. Bu gün Ortadoğu’da, İslam coğrafyasında ve ülkemizde yaşananlar, önceden hazırlanan strateji ve planların sonucudur. ABD nin PKK ile yıllarca süren flörtü nihayetinde gayri meşru evliliğe dönüşmüştür… Geçmişte gizlenen hedefler bugünlerde artık bir bir deşifre oluyor. Ve bu hainane planlar gereği ülkeler bölünüp parçalanıyor. İnsanlık onuru yerlerde, insanların namusları, şerefleri ve canları yok ediliyor, kendi topraklarından, vatanlarından göçe zorlanıyor.

Peki, hedef alınanlar kim, hedef alanlar kim? Her şey apaçık: Hedef alanlar,istisnasız topyekûn Batı, hedefte olanlar iseİslam dünyası ve Müslümanlar. Bu nedenledir ki Haçlıseferleri bitmedi, asırlardır devam ediyor… Emperyalistler binlerce yıllık amaçları peşinde koşmaya devam ediyor. Ve dünya bugün bir Siyon-Armagedonsavaşını (kıyameti) yaşıyor.

Her ne kadar karşı cephede de olsak Batı için ülkemizin ne kadar önemli olduğu ve bu nedenle bizdenkolaylıkla vazgeçemeyeceği ortada. Buna karşın her türlü siyasi, ekonomik ve psikolojik harp metotları, değişik manipülasyonları da devam ediyor. Amaç, herhangi bir şekilde Türkiye’nin büyümesi ve güçlenmesinin önüne geçilmesi…

Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye üzerine oynanan oyunlar, İslamiyet’i yok etmek isteyen Batılı ülkelerin sinsi emelleri, Ortadoğu’daki kirli oyunların arka planının görülmesi gerekir. Olayların sadece ekonomik ve politik açıdan değerlendirmek değil, dini ve sosyal boyutlarını da bilmek gerekir.

11 Eylül 2001, ABD derin devleti tarafından ikiz kulelerin vurulmasıyla start alan büyük haçlı seferinde, Türkiye de taşeron olarak kullanılmak istenmektedir. Amaç BOP…                                     Hakla-Batıl mücadelesi, dünyanın sonuna kadar sürecek bu mücadelede azimle, üstün güçle, kararlı, inançlı olan kazanacaktır.                                                                                                   

ABD, AB, İngiltere, NATO, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve birçok kuruluş, her zaman İsrail’in menfaati için çalışmaktadır. Amerikan derin devletinin değişmeyen önemli adamlarından Henry Kissinger’ın, meşhur açıklamasını hatırlamak gerekiyor: “Bu savaş, Müslümanlarla Hıristiyanların değil, Müslümanlarla Müslümanların savaşı olacaktır.”   http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12001086/yeni-strateji-savasma-savastir/

ABD’den güç alan İsrail durdurulmalıdır. Netenyahunin vekili ne diyor;  “Saldırganlığımız Mekke’ye varmalıdır.” İsrail’in Beyrut’tan sonra hedefinin Şam olduğunu İsrailli yetkililer söylüyor.                                                                                                                           Türk Milleti’nin günümüzde de muhatap olduğu kanlı hesapların temel sebebinin doğru teşhis edilmesi gerekir. Kudüs’ün, Mekke, Medine, Kıbrıs, hatta İstanbul’un savunmasının Türkiye’den geçeceği gerçeği biliniyor. Türk Milleti İslâm beldesinin, mübarek toprakların, mazlumların hamiliğini üstlendiği için saldırılarla karşı karşıya kalmaktadır… Bugün bu saldırı projesinin adı Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Büyük Ortadoğu Projesi sadece Türk Milleti’ne değil, sadece Müslümanlara değil, aynı zamanda tüm insanlığa da bir saldırıdır.

Dostunu, düşmanını bilmeyen topluluklar millet olamazlar. Dünyada yaşananlara dar açıdan değil de geniş açıdan bakılmalıdır. Dov Lior adlı Yahudi haham ne diyor; “Arz-ı Mevud (Büyük İsrail) hedefimize ulaşmak içinKürdistan’ vaadiyle Kürtleri inandırıp, onları Türklerle çatıştırmak zorundayız!” Dünyada milletlerin parçalanması, ülkelerin parçalanmasında, şovenizmin temelinde, Beynelmilel Siyonizm’in hedefleri, Amerikanın menfaatleri vardır. Demokrasi adına yapılan çeşitli oyunlarla ülkelerin bölünüp parçalanmasının asıl sebebi, Nil’den Fırata Kadar olan toprakların ele geçirilmesidir. Bunun için 1967 İsrail- Arap savaşından bu tarafa İsrail topraklarını büyüterek ilerliyor. Şimdi sırada Suriye ve Irak’ın parçalanması, sonrasında diğerleri ve Türkiye…

Terör örgütleri adı altında ABD ve İsrail ile savaşıyoruz

 

Batı’nın İslam dünyasına olan düşmanlığı son yüzyılda iyice ivme kazandı. Önce İsrail’in kurulması ve Filistinlilere yapılan sistematik işkence, 1990’lı yıllarda Bosna’da katledilen 500 bin Müslüman, bugün Irak, Suriye, Doğu Türkistan, Afganistan ve diğer ülkelerde öldürülenler… 

Dün Balkanların parçalanarak Osmanlıdan ayrılması gibi bugün de Suriye ve Irak’ın parçalanması, hedef;‘Arz-ı Mevut.’

Bir dönemin ABD Başkanı Yahudi asıllı Theodore Roosevelt e göre de “dünyada herkesten önce ezilmesi gereken Türk gücüdür.”diyerek Anadolu’yu içten yıkmak için misyonerler gönderiyordu. Talimatta ise “Bir fetih savaşına girmiş askerler olduğunuzu unutmayın. Bu mukaddes ve vadedilmiş topraklar silahsız bir haçlı seferiyle geri alınacaktır.” Deniyor. Çok iyi Kürtçe konuşabilen ajanlarla da nifak tohumları ekilmeye başlıyordu.1960 lı yıllardan sonra da doğu illerimize, ABD adına görev yapacak çok iyi Kürtçe konuşabilen, bölge hakkında çok geniş bilgilerle donatılan yeni ajanlar yetiştirilmeye, Anadolu’ya yollanmaya başlandı. Bugün de Ortadoğu’daki terör örgütünün başı ve içerisinde olan bu Yahudi asıllı Kürt ajanlar, Ortadoğu’daki vurucu timler, ABD’nin Kuzey Kore yakınlarındaki Guam adasında ABD’li uzmanlarca eğitiliyorlar.

Terör örgütlerini kuran da besleyenler de CIA ve MOSSAD’dır. Yıllardır ülkemiz soğuk savaş, anarşi ve terörle meşgul edilmiş, zayıflatılmak istenmiştir. Rahmetli Mahir Kaynak diyor ki; “Terör örgütleri yeni bir devlet kurma derdinde. ‘Hayır efendim yanlış ‘Hiçbir terör örgüt devlet kuramaz. Ortadoğu’daki tüm örgütler Büyük İsrail devleti kurulsun diye kurulmuş örgütlerdir!” Bu yabancı işgallerden kimlerin faydalanacağı belli değil midir? Batı ve ABD, bugün PKK,PYD,YPG ve DAEŞ dahil olmak üzere terör örgütlerinin arkasından çekilsin Orta Doğu Coğrafyası bir barış ve kardeşlik coğrafyasına dönüşür…

Dünya yeniden formatlanırken bu emperyalist kan emicilerin artık kendileri savaşmıyor. Emellerini taşeronlarla gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Bunun için de maşa olarak terör örgütlerini ve bazı devletlerin güçlerini kullanıyorlar.Tüm terör örgütlerini kuranlar, İslamı hedef gösterenlerin başında İsrail ve ABD nin istihbarat birimlerinin geldiği deşifre olmuştur. Bugün terör örgütlerini her türlü ağır silah ve muhimmatla besleyen şer ittifaki dediğimiz ABD-İngiltere-Siyonizm- İsrail-AB dir. Dünden bugüne ülkemiz soğuk savaş ve terörle meşgul edilerek ABD planı işlemiştir. Gayet iyi bilinmelidir ki, ABD nin dost ve müttefiki öncelikle menfaatidir.Türkiyeyi Suriyeştirmek isteyenlerin amacı kursağında kalacaktır…

Amerikan devletinin değişmeyen önemli adamlarından Yahudi asıllı Henry Kıssınger ‘ın“Bu savaş, Müslümanlarla Hıristiyanların değil, Müslümanlarla Müslümanların savaşı olacaktır.” söylemleri hatırlanmalıdır. Tabi ki bunların temelinde hedef İslam’dı, Müslümanlardı ve İslam coğrafyasının bölünmüşlüğü ve yeni yapılanmalar…  Kissinger’ın bu ifadesine göre, bu Haçlı savaşında Müslümanlar, ABD ve Hıristiyanlar adına Müslümanlarla savaşmaya mecbur edilecek, demektir. Yani ABD’nin İslam’a karşı Haçlı savaşında Müslümanlar “Haçlı savaşçısı” gibi kullanılacaktır. Amaçlanan, Ortadoğu’da yeni mezhebi ve etnik fay hatları oluşturmak…              

ABD’de 2001 yılının Kasım ayında The New York Times Gazetesi’nde William Safire imzasıyla şöyle bir yazı yayınlanmıştı: “Sovyetlere karşı Çin’i kullandık; Müslümanlara karşı Türkiye’yi kullanalım…”                                                                                                            Acaba yeniden başkan olan Trump döneminde, önümüzdeki aylarda alınacak zorlu kararlarda Türkiye’yi neler bekliyor, hangi gizli pazarlıkların içerisine çekiliyor, bunlara direnebilecek mi… Türkiye bunun için, çok ciddi tehlikelerle karşı karşıyadır!

Bugün, Amerikan siyasetine uymayan herkes “aşırılıkçı” olarak kabul edilmekte ve buna göre kaos, karmaşa ve darbelerle ortamı yaşanmaz hale getirmek ve Amerika güdümünde hareket edenlere alan açmak hedef edinmişliği görülüyor…

Binlerce yıldır, Türk tarihi boyunca insanlığın, adaletin, bir medeniyetin temsilcisi devletimiz, kurum, kuruluş ve sosyal örgütlerle maalesef işgal altında bir kurum haline getirilmiştir. “Devlet” gerçek anlamı ile var olsaydı, Türk Dünyası ve İslâm dünyası bu acınası halde olmazdı!..Amerika Birleşik Devletleri, hem Soğuk Savaş döneminden kalma alışkanlıklarla, hem de Türkiye’deki iç politika dinamikleriyle, uyumlu götürmek istediği dış siyaseti “Ilımlı İslam” modelini bugünkü Türkiye için de desteklediğini belirten tutum ve davranış içerisindedir. Bu konuda birçok sivil toplum kuruluşu, dini cemaat ve teşkilatları kullanmaktadır.                                                                          Bugün Amerika’nın başına gelen ekipler, Siyonistlerle birlikte olduklarından, anti İslam ve anti Türk’tür. Ortadoğu’daki en son operasyon yeri ülkemizdir. Onun için yeniden milli mücadele şarttır!

Mübarek Beldeler veTürkiye büyük tehdit altında

İslamın sancaktarı, mübarek beldelerin koruyucu gücü Türkiye’dir! Türkiye’ye karşı başlatılan sosyal, siyasi, ekonomik ve askeri bir savaşta halen hatalar yapan ülke durumundayız. Bilelim ki, bu savaşları ülkemiz için tehlikeli kılan, düşmanlarımızın çok kuvvetli ve yenilmez olmaları değildir, aksine toplum olarak bizim uyumamızdır, zaaflarımızdır…Yüce Türk Milleti, yüzyıllardır devrin her batıl gücünün, emperyalist zihniyetin sayıca üstün saldırısının hakkından gelmeyi başarmıştır. İnşallah bugün de başaracaktır. Türk milleti İslamın ve Türk devletlerinin sancaktarıdır bu gerçek engellenemez! Ülkemizi parçalamaya çalışan dış güçlere karşı, Türk milleti ve bu topraklarda yaşayan herkes; din, dil, ırk, cinsiyet, milliyet, etnik köken farkı gözetmeksizin el ele, omuz omuza tek vücut olmalı, birlik, beraberlik içinde birbirimize kardeşçe, dostça, sevgi ve saygıyla davranarak bu cennet vatanımızı korumalıyız.

            ABD yavaş yavaş yalnızlığa gidiyor. ABD, her zaman ister ülkelerdeki ve ülkesindeki değişik aktörleri kullanırken sömürüye devam etsin. Amma, bir taraftan dünyadaki dost ve yandaşlarını ve müttefiklerini de kaybetmeye başlıyor… Sonuçta insanlık kazanacak, ABD ve İsrail kaybedecektir…Siyaset ve bilim dünyası, gözleri bağlı yol almaya çalışırken, yapılan hata, dünya ve Türkiye’yi doğru okuyamayan günübirlik politikalar, doğru yol almamızı önlüyor. Batı, Müslümanları Hıristiyan, medeniyet ve ahlak potasında eriterek kendilerine benzetmeye ve sömürmeye çalışırken uyutuyor. O halde uyanma ve oyun kurucu olma vakti…Hristiyan ve Yahudiler ittifak halinde çalışmaktadır. Siz oyun kurmadıkça ya bu oyunlar sürüp gider ya da oyunların uygulayıcısı, parçası olursunuz. Ülkemiz, kendi oyununu kuramıyorsa da kahpe oyunların içinde yer almamalıdır. Türkiye üzerinden, Ortadoğu’nun yapılanmasına çalışılırken tehlikeli dönemeçler, virajlar bizleri bekliyor. Türkiye tarihi misyonuyla, iradesini ortaya koymalı milli refleksini göstermelidir!

 

 

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?