Adalet, İnsanlığın Ülküsü, Kainatın Ruhudur

Adalet, kısaca, Hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesidir. Adalet, eşit olmak, eşit kılmak, doğru davranmak, hakka göre hüküm vererek, bir şeyi yerli yerine koymak, herkese, her şeye hak ettiği şekilde davranmaktır. Adalet ile haklı ve haksız ayırt edilir. Almanca da hak, hukuk, doğru ve gerçek sözcüklerinin karşılığı ‘Recht’ tir. Adaletin karşılığı ise, “ Gerechtigkeit” tir. Her iki kelimeden de anlaşılacağı üzere, HAK ile ADALET kavramları arasında önemli bir bağ vardır. Adalet aynı zamanda, yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının da sağlanmasıdır. Adalet kavramı; etik, akılcılık, hukuk din ve eşitlik ile hakkaniyeti de içeren birçok alana, farklı görüşlere dayanmaktadır. Adaletin zıddı, haksızlık yapmak, doğru yoldan sapmak, zulüm yapmaktır. Adaleti terazi temsil eder. Terazi nasıl dengede duruyorsa, denklik de adalettir. Adaletin temeli, doğru inanç, doğru düşünme, erdem ve fazilettir. Adaletsizlik ise, yasalara uymamak, her zaman fazlasını istemek ve eşit olmamak demektir. Adalet, insanın fazileti olduğu gibi, tüm insanlığın da ülküsüdür. İnsanlar genelde adaleti sağlayan, kökleştiren ve adaleti sürdürülebilir hale getiren devletler de yaşamak ister. Adalet, dengeyi sağlamalı, herkese karşı tarafsız olunmalı, yasalar, hukuk düzeni ve uygulamalar insan vicdanına aykırı olmamalıdır. Adalet, hakkı ve haklıyı bulup çıkarmalı, haklı ve haksızı ayırt edebilmelidir. Güçlülerin hukukuna değil, güçlü ve sağlam hukuka ihtiyaç vardır. Hukuk, toplumun genel çıkarlarını, bireylerin ortak iyiliklerini sağlamak gayesiyle hazırlanan, kamu gücüyle de desteklenen hak ve yasaların bütünüdür, ayrıca adalete yönelmiş toplumsal bir yaşam düzenidir. Bu bakımdan Adalet, değerli bir “Hayat Kaynağıdır.” Adalet, hukukun son amacı, bir fonksiyonu, hukuku meydana getiren başlıca unsurlardan birisi olarak ele alır. Hukuk, bir toplum düzenini içerirken, hukukun varlık nedeni de adalettir. Adaletin özünü, esasını, eşitlik düşüncesi oluşturur. İnsan, Allah’ın halifesi olarak adaletli olmak sorumluluğunu taşır. “Allah, adaleti, ihsanı…emreder…Adalet, herkesi kucaklayıcı bir rahmettir.” Tarihten bugüne aşağıdaki düşünür, yazar ve filozofların Adalet ile ilgili sözleri de Adalet, Hukuk, Denge ve Eşitlik Değerleri hakkında ufuk açıcı anlamları ile bizlere ulaşmaktadır: Platon’a göre, Adalet, en yüce erdemlerden biri olup, devletin temel davranış kuralıdır. Adil bir yönetim mutedil, cesur ve bilgili olmak zorundadır. Sokrates’e göre Adalet, “İyiyi kötüden ayırma bilgisi” olarak tanımlar. Konfüçyus’a göre ise, “Devletin Hazinesi Adalettir.” aynı zamanda, “Adalet, kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner.” Augustin’e göre devlet, dünya devleti ve Tanrı Devleti olarak ikiye ayrılır ve şöyle der: “Adaleti bir yana bıraktığımız zaman, devlet ile soygun çetesi arasında bir fark olur mu?” Thomas Aquines ise, siyasi iktidarların adalete uyması gerektiğinin altını çizer. Ulpianus’a göre Adalet, Onurlu yaşamak, başkalarına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermektir. Hugo Groitus’a göre Adalet, Hakka saygı, kusurlu, suçlu kimsenin zararı ödemesi, başkasına ait olanın iade edilerek verilmesi, insana da hak ettiği cezasının uygulanmasıdır. Jeremy Bentham’da,” Hak hukukun çocuğudur, gerçek yasalardan gerçek haklar, hayali yasalardan da hayali haklar doğar.” düşüncesini ortaya atar. John Stuart Mill’e göre de, “İnsanın adalet duygusu ve yararcılığı birbirinden ayrılmaz, herkesin geliri ölçüsünde vergi vermesi sosyal fayda açısından ve adalet duygusu bakımından gereklidir. Kant’a göre,” Adalet dünyadan kalktığı takdirde, insan hayatına kıymet verecek bir şey kalmaz.” Gandhi ise, “Adaletsiz rejimi Adaletle yıkınız.” çağrısında bulunur. Hz. Muhammed ise, “Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır.” uyarısında bulunarak milletin dikkatini çeker. Timurlenk de, “Memleketler kılıçla alınır, lakin adaletle muhafaza edilir.” düşüncesini uygulayarak kazandığı zaferlerin altında yatan gerçeği açıklamış olur. Koçi Bey Risalesinde bile “Adalet olduğu takdirde kafir bir devlet bile varlığını sürdürebilir.” denmektedir. Türk Milleti’nin Adalet tarihinde şerefle dolu altın sahifelere göz atacak olursak, ulvi ve asil birçok hikaye ve olaylara rastgelebiliriz. Mesela , kılıcı ile dünyada yeni bir çağ açan Cihangir Fatih Sultan Mehmet’in kollarının kesilmesine dair karar veren adaletli, cesur Hakim Çelebi Hızır Bey’in tutumu, Sultan Beyazit’in şahadetini kabul etmeyerek ret eden, ve O’nu mahkeme salonundan çıkaran Mevlana Şemsettin’i Fenari, azametli Yavuz Sultan Selim’ in Fermanının kanun ve şeriata uygun olmadığına dair karar vererek Fermanı uygulatmayan Molla Hüsrev ve benzerlerinin davranışları adaletli insanların aramızda hala yaşayacağı umudunu vermektedir. İngiltere Kralı VIII. Hanri, nin Türkiye’ye bir Heyet göndererek Türk Adliyesini araştırmak istemesi, İngiltere İmparatorunun azametini, kuvvet ve kudretini oluşturan İngiltere Adaletinin temelindeki ruhun, Kanuni Sultan Süleyman’ın Adalet İlkelerinden alındığını İngiliz tarihçilerinden öğrenmekteyiz. F.R.Chateaubriand,” Adalet, Milletler için daimi bir gıdadır, zira Adalete doyulmaz.” Ömer Hayyam, “Adalet Kainatın Ruhudur.” Movvice Mogre, “Hayatta insanı başarıya ulaştıran en doğru yol, doğruluktur.” Voltaire, “Adalet ve kanunlar en katı yüreklilere bile kendilerini duyururlar.””Hakikati arayanlar bütün insanlığın malı olur.” Epiktetus,” Adaleti seven bir insan için her yer emindir.” Hz.Ömer,” Bir millete baş olmanın ilk ve en büyük vasfı Adil Olmaktır.” M.Kemal Atatürk,” Hürriyetin de müsavatın da Adaletin de noktai istinadı Hakimiyeti Milliyedir.” Cenap Şahabettin,” Hiçbir zaman affetmeyen ve her hatayı ergeç cezalandıran bir kanunu tarih, bir mahkemei tarih vardır.” Fatih Rıfkı Atay, “Hukuk ile Medeniyet ve kültürleri arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar.” Landor, “Adaletin gecikmesi Adaletsizliktir.” derken, Sokrates, “Hakimin fazileti doğruyu görmek, hatibin fazileti de doğruyu söylemektir.” der. Hz. Muhammed ise, “Hakikat mü’minin kaybolmuş malıdır, nerede bulursa alır.” diye düşüncesini ifade eder. Adalet, herkesin hakkına riayet etmeyi ve başkasına ait olanı ona vermeyi emir ve telkin eden bir fazilettir. Bu bakımdan Ismail Hami Danişment,” Milletlerin mukavemet edemeyecekleri yegane kuvvetin Adalet olduğunu vurgular. Türk Atasözlerinde ise, “Hak dedikten sonra akan sular durur.”, “Hak Hakka yardım eder.” ve “Adaletle zulüm bir yerde durmaz.” şeklindeki ifadeler vardır. Adaletin ana esasları, her kişiye, her kesime, her statüde olana ulaşmalı, denkleştirici ve eşitliği sağlayıcı nitelikte olmalıdır. Herkese insanca eşit davranılmalı, insan hürriyeti teminat altına alınmalıdır. ”İdeal Adalet” sağlanamaz,ama en azından adalette şunlar gerçekleştirilebilinir: Adaletin eşit olarak dağıtılması, denkleştirilmesi, Eşitlendirilmesi, Dengenin sağlanması, insan hürriyetinin teminat altına alınması, adaleti sağlayan yasaların hukuk düzeni içinde doğru uygulanması, hukuk ve yasaların adalete uygun olması, adalete hükmederek haklıyı ve suçluyu ortaya çıkarmak… Vatan Şairi Namık Kemal diyor ki: “Bulunmazsa adalet milletin efradı beyninde; Geçer bir gün zemine, arşa çıksa paye-i devlet.” Sosyal devlet anlayışında da devlet, milli geliri en adil olarak dağıtmalı, sınıf farklılıklarını kaldırmalı, önyargıları, kayırmacılığı, düşmanlıkları sona erdirmelidir. Sosyal Adaletin uygulandığı ülkelerde Sosyal Devlet yapılandırılması da kolaylaşır. Her insan kendini daha da güvende hisseder. Sonuç olarak, bir milletin medeni olduğunu, ne onun serveti, ne depdebeli yaşayışı, ne lüks hayatı, ne sağlığa verdikleri değer, ne de irfanlarının yükselişi belli eder. Milletimizin seviyesini ölçmek istiyoranız, o millet fertlerinin ADALETE verdikleri değere bakmak yeterlidir. Türkiye olarak Adalet’e, Hukuk Devleti olmaya ihtiyacımız var. Adalet olmayan yerde gerilik, kötülük, huzursuzluk, zulüm ve istibdat hakim olur. Halk adalete inanmaz ise, anarşi çıkar, her birey hak aramaya çıkar, millet de dağılır. Bunun için Adalet bir Güneştir, adalet kurumlarına, adalet ilkelerine hep beraber sahip çıkmak vatandaşlık görevimizdir. ADALET NEREDE İSE, BAŞARI VE ZAFER ORADADIR.

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası