Aklın ve Bilimin Işığında Millet Partisi Programı

Meşru yapılar olan partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Şayet bir fikriniz, bir hayaliniz ya da bir davanız varsa bunu devlet politikası haline getirmedikçe, o fikriniz hayal olarak kalmaya mahkûmdur. Bir fikri devlet politikası haline getirmenin yolu da demokratik seçimler yoluyla milletten yetki almaktır. Başka yol muhaldir. Ayağı meşruiyet zeminine basmayan her duruş mil üstündeki karpuz gibidir. Bu sebeple partiler, meşruiyet zeminleridir.

 

            Meşruiyet Nedir?

 

            Meşruiyet nedir, sorusuna gelince; en basit ifadeyle kanunlara uygun olma durumudur. Yani kanuniliktir. Çünkü devletin kanunlarında yer bulmayan her eylem, yasadışı olarak tanımlanmaya mahkûmdur. Meşruiyetin kaynağı her kültürde farklılık gösterebilir. Eski Türklerde meşruiyetin kaynağı kut ve töre iken, Türkiye Cumhuriyetinde meşruiyetin kaynağı Türkiye Cumhuriyeti kanunlarıdır.

            Mustafa Koçak Bey’in, Merhum Bilge Lider Aykut Edibali ağabeyimizden dinlediği meşruiyet tanımını paylaşarak bu tanımı taçlandıralım: “Meşruiyet, şer’i ve meri olandır.” (Allah rahmet eylesin.)

            Yazımızın konusu, bir meşru siyasi hareket olan Millet Partisi ve onun programı. Bu yazıda, programda geçen bazı kavram ve söz gruplarını siz değerli okuyucular birlikte inceleyeceğiz.

 

            Partinin Hedefi ve Metodu

 

            “Partinin Hedefi ve Metodu” üst başlığıyla açılan kapıdan içeri girdiğimizde karşımıza “kaadir bir Türkiye” ifadesi çıkıyor. Kudret ve gücü çağrıştıran “kaadir” kelimesi, yine anlamı gibi güçlü bir cümlede yerini alıyor:  “Milletlerarası alanda meşru ve kutsal, adil ve insancıl, iradesini ortaya koyan kaadir bir Türkiye hedefini yüce bir amaç olarak benimsiyoruz.”

            Programda yine dikkat çeken bir söz grubu karşımıza çıkıyor. Ki hiç yaşayamadığımız ve kişisel çıkarlara kurban edilmiş “sürekli ve yaygın demokrasi hedefi.” Millet Partisi, kesintisiz olarak işleyen, belli bir zümrenin kurgulayıp oynadığı bir tiyatro değil, tabandan tavana doğru ilerleyen yaygın demokrasi hedefini, demokrasimizin milli ve ileri hedefi olarak benimsiyor. Her biri bir yazı konusu olabilecek kavramları, bir kuyumcu titizliğiyle işleyen parti, demokrasiyi “sürekli, yaygın, milli, ahlaki, kültürel, sosyal, ekonomik demokrasi” olarak demokrasi sözlüğümüze armağan ediyor.

 

            Demokratik Açık Propaganda, Eğitim ve Teşkilatlanma Tarzı

           

            Yol ve yöntem, meşruiyet zemininde siyasi çalışma yapanları, başarıya götürecek etmenlerin başında gelir. Bu yolda yürümeye kararlı görünen Millet Partisi, programında “demokratik açık propaganda, eğitim ve teşkilatlanma tarzı” ara başlığı dikkatimizi çekiyor. İçinde bu ifadelerin geçtiği şu cümle çalışma ve teşkilatlanma yöntemini gayet açık olarak ifade ediyor: “Parti çalışmalarında metot olarak, demokratik açık propaganda, eğitim ve teşkilatlanma tarzını siyasal çalışmanın yegâne meşru vasıtası olarak görür.”

            Yukarıda anlatılan yöntem, varlığını sürdürmek isteyen bütün oluşumlara yol gösterici özelliğe sahip bir hayat kılavuzudur. Siyasi oluşumlarla “al takke ver külah” ilişkisine giren, adı STK’ya çıkmış birçok yapının yaşadığı handikap, bu ilkeden uzak oluşlarıdır.

           

            Prensipler. Siyasal Düşüncenin Kaynakları

 

            “Prensipler. Siyasal düşüncenin kaynakları” başlığı altında bunların neler olduğu sıralanmış. Bunların başında, bugün her cümlenin başına konulan sihirli kelime “bilim” gelmektedir. Bilim kavramı, programda herkesi şaşırtacak bir görevi üstlenmiş: “Bilim, sosyal ve manevi bilimlerin verilerini esas alır.”

            Bu program, asırlardır ezber haline getirilen bilgiyi ampirik(deneye dayalı) yollarla doğrulayan pozitivizmin aksine, olguyla maneviyatı barıştırarak, adeta bir kast sistemini çatırdatıyor.

            Bilimsel Milli Politika… Milli politikanın esasları, … insani gerçekler ve ilmin verileri ile uzlaşmasından ibarettir. İşte bu politikaya bilimsel milli politika demekteyiz.”

            Ahlaktan yoksun her eylem ve dünya görüşünün insanlığa bir hayrının dokunmayacağı evrensel bir gerçektir. Çünkü ahlak, evrensel bir değerdir.

            Millet Partisi, “Prensipler” üst başlığı ve “Siyasal düşüncenin kaynakları” alt başlığıyla “ahlak”a ayrı bir yer vererek yaptıkları işin özünü ortaya koymuş: “Parti, çalışmaları, ahlaki bir görevin yerine getirilmesinden ibarettir.”

            Bir bilgenin ağzından çıktığı aşikâr olan bu hikmetli söz, siyaseti küçümseyen, partiyi gereksiz bir kurum gibi gören ama her halükârda bu işleri gayrimeşru zeminlerde icra edenlerin kulaklarına küpe olacak güzelliktedir.

 

            Siyasal Düşüncenin Kabulleri

            “Siyasal düşüncenin kabulleri” başlığıyla parti, siyasi düşüncesinde referans aldığı temel kavramlara dikkat çekiyor. Yerinde sayan, durağanlaşmış hiçbir şey gelişemez ve sonunda yok olur. Bunun farkında olan parti, gelişmeyi ulaşılması gereken bir hedef olarak göstermektedir. “Gelişme. Sürekli gelişme” ara başlığıyla hedeflerini şöyle açıklıyor: “Sürekli bir gelişme maddeten ilerleme ve manen yücelme insani, sosyal ve milli hedefimizdir.

            Yukarıda değinmeye çalıştığımız, partinin önemli hedeflerinden biri de meşruluk. Bu kavram da yine veciz bir ifadeyle programda yerini almış: “Meşruluk, milli iradeden kaynaklanan meşru otoritenin emir ve yasaklarına itaat ve saygıdır.”

 

            Siyasal Çabanın Prensip ve İdealleri

            Prensipsiz, ilkesiz ve kuralsız işleyen her sistem arıza çıkarmaya, kesintiye uğramaya mahkûmdur. Birer siyasal kurum olan partiler de bu kuraldan bağımsız değildir.  Millet Partisi de “Siyasal çabanın prensip ve idealleri” başlığıyla kendi siyasal çabasının prensip ve ideallerini sıralarken en başa “Hürriyetçi demokratik-laik esas” prensibini koyuyor.

            Özgürlüğe tutkun insanoğlu, ancak hür olduğu oranda demokratik bir hayatın tadına varabilir. Hürriyetin olmadığı yer, ışıksız ve havasız bir ortamdan farksızdır. Parti, programında “gelişmenin sağlıklı ortamının hürriyetçi demokrasi olduğu kanaatini beyan eder.”

            Ayrıca her insanın hayat felsefesi doğrultusunda inancını rahatça yaşayabileceği bir ortamı hazırlamak siyasal çabanın temel prensiplerinden biri olmak zorundadır. Bunun bir ülkü olduğunu işaret eden Millet Partisi, programında aynen şu ifadeye yer verir:      “İnsanoğlunun hürriyetini sınırlayan tüm maddi ve manevi engellerin demokratik ıslahat ile kaldırılması, beşeriyetin bir ülküsüdür.”

“Korkuyorum konuşmaya

Şah dilimden asar diye

Söz etmem çiçekten, baldan

Arı beni sokar diye”

           

  Konuyu işlemeye devam edeceğiz.

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?