Bir Davayı Anlamak

Birçok bilimsel çalışma, Türkiye’de yaşanan toplumsal sorunların altında yatan sebebin bu topraklar üzerinde yaşayan toplulukların millet olamayışlarının olduğu görüşündedir.

                 

Davadaki sebatımızı bilen ve bu durumu takdirle karşılayan hakkaniyetli insanlar olduğu gibi bu halimize bir anlam veremeyerek yüzümüze şaşkın şaşkın bakanların sayısı da az değildir.

Bir defa Millet Partisi’nin felsefesini, yolunu, çizgisini öğrenip kavramış olanlar,Millet Partisinin sıradan bir partiden öte çok katmanlı anlamlar manzumesi olduğunu bilirler.

 

Mücadeleyi Terk Eden Yok Olur

Birinci anlam katmanında şu gerçeklikle karşılaşırız: Millet Partisi ve onun dünya görüşünü terk edenin şahsiyetinde ve kimliğinde muazzam bir erozyon meydana gelir. Köhner, pörsür ve tersine inkılâp eder. Ki bu durum tecrübeyle sabittir. Çünkü Millet Partisi insana bir kimlik ve şahsiyet kazandıran, köhnemiş, pörsümüş adamdan yepyeni bir insan çıkaran ruhi, fikri ve imani anlamları haiz derin bir felsefenin partisidir. Hiçbir Millet Partili bu ocağa bir menfaat umarak gelmez. Tam tersine bütün hayatı mücadelenin getirdiği olumsuz şartları göğüslemekle geçer. Tek gayesi, iyiliğe, esenliğe ulaşmak, hakkı ve hakikati egemen kılmaktır. Ve böylece insanı kâmil mertebesine ulaşmaktır.

 

“Millet” Kavramı

İkinci anlam katmanında ise karşımıza bazı kavramlar ve olgular çıkar. Bunların en başta geleni “millet” kavramıdır. (Partinin adının Millet olması da tesadüf değildir) Millet kavramı; halk, kavim, aşiret, klan anlamına gelmez, hepsinin üstünde sosyolojik bir anlam ifade eder. Millet Partisi ve onun dünya görüşüne göre bir üst kimliği ifade eden; parçaları kapsayıp kuşatan bir çatı kavramdır millet. Bu bakımdan Millet Partisi’nin dünya görüşü “millet” kavramına varlık ve beka temelli bir anlam yükler. Millet Partisi felsefesinde, “millet” aynı zamanda teolojik bir anlamı olan bir kavramdır. Bu görüşe göre millet “din” anlamına da gelmektedir. Ki bu anlam, kavramın kapsama alanını sınırların ötesine taşır.

 

Birçok bilimsel çalışma, Türkiye’de yaşanan toplumsal sorunların altında yatan sebebin bu topraklar üzerinde yaşayan toplulukların millet olamayışlarının olduğu görüşündedir. Millet Partisi, bunun için bizi uyarsak kurtulacağımız bir yola davet eder. Böylece kendisine de evrensel bir misyon yükler.

 

Motivasyon Kaynakları

Üçüncü anlam katmanında ise yola çıkıştaki ilk sebeptir. Bu, çok önemli bir motivasyon kaynağıdır. Evrenseldir. İnsandan topluma uzanacak sinerji ile kapsayıcı ve kuşatıcı bir iyilik örgüsü oluşturup, önce bütün ülkede sonra yeryüzünde fitneden, fesattan eser kalmayacak bir dünya oluşturma hedefidir. Ki bunun bir adı da “Barış Medeniyeti”dir. Bu öyle bir motivasyondur ki elinden bütün demokratik enstrümanları alınsa dahi, BezmiElestte Allah’a verilen söz gereği davayı, kıyamete kadar sürdürecek bir azim ve kararlılığa işaret eder. Bu nedenle Millet Partisi bir partiden ötesidir. Ve kıyamete kadar sürecek bir mücadelenin ocağıdır.

 

Siyasete Yüklenen Anlam

Dördüncü anlam katmanında, siyaset kavramıyla karşılaşırız. Dünyada ve ülkemizde bir nevi ayak oyunu olarak algılanan siyaset, Millet Partisi’nin literatüründe sosyal bir ibadettir. Millet Partililere göre siyaset ya ibadet gibi yapılır ya da hiç yapılmaz! Türk siyasi literatüründe hiç duyulmamış bu prensiplerin muhatabı yalnızca bu alanda faaliyet gösteren profesyoneller değil, ülkede yaşayan herkestir. Çünkü ülkenin kaderini belirlerken sandığa gidilerek bir amel işlenmektedir. Yani o an bir eylem ve amel halindeyizdir.

 

Amelin ise ödül ya da ceza olarak bir karşılığı vardır. Adaletin doğası gereği iyilik eden, iyilik; kötülük eden, kötülük bulacaktır. Bu çok hassas bir durumdur. Kimse kendisini ve toplumu helaka götürecek bir anlayışın değirmenine su taşıyarak halini ve istikbalini tehlikeye atamaz. Yine hiç kimse bu vebalden kurtulamaz. Kısacası oy ameldir ve irade yanlış beyan edilirse vebali de büyüktür. Millî iradenin gerçek tecellisi, bu bilincin tüm toplum katmanlarına sirayet etmesi ile mümkündür.

 

Bir Mübarek Çile Bu

Millet Partisi felsefesinin beşinci anlam katmanında ise adanmışlık vardır. Çilesini çekmediğiniz bir yol size ancak efendiler kazandırır, görüşündedir. Bu yol; bağlılarını mallarıyla, bedenleriyle, akıllarıyla, fikirleriyle hak ve millet davasına katılmaya davet eder. Bu hareket, ülkenin en sıradan bir ailesinden bir millet evladına bir medeniyet kurabilme inanç ve iradesini kazandırarak, yeni bir medeniyetin mimarı olmasına fırsat verebilecek ulvi bir harekettir. O, seferdekilere sabrı öğretir. Zaferin önce davaya inanmak ve bu uğurda mücadele etmekte olduğu evrensel öğretisini muştular.

 

Bu yol, hak ve hakikat yoludur. Bu yüzdendir ki aynı zamanda egemenliklerine halel gelmesini istemeyen herkes, her kurum ve her dünya görüşü, bu yolun varlığından rahatsızdırlar. Millet Partisi’nin her defasında Zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden doğmasının nedeni de işte bu direnç, azim ve kararlılıktır. Yunus’un dediği gibi “Her dem yeniden doğarız bizden kim usanası.”

 

Yol Yordam

Altıncı anlam katmanında sosyal problemlere yaklaşım yöntemiyle karşılaşırız. Bu hareketi özgün kılan farklılıklardan biri de sorunlara yaklaşım biçimidir. Bu yaklaşım ilhamını akıl, bilim ve hikmetten alır. En belirgin özelliği karşılaştığı sorunları analitik düşünce metodunu kullanarak çözer. Hiçbir meseleyi istismar etmez. Hiçbir meseleye bunun bana getirisi nedir? götürüsü nedir? diye bakmaz. Ona samimiyetle yaklaşır. Adalet, bu konudaki tek kılavuzudur. Hakkı teslim etmeyi en büyük erdem bilir.

 

Kişileri değil, fikirleri tartışır. Bir meseleyi masaya yatırırken önce sorunu tespit eder sonra çözümünü söyler. İnsanlık var olalı beri sorunların var olduğunu bilir ve ona göre bu sorunların sebebinin herkesin fikrinin başka başka olmasıdır. Biz bunu daha özgün bir şekilde söyleyecek olursak: Hadiselerin motoru inançların çarpışmasıdır. Bu nedenle sosyal hadislere bilimsel pencereden bakar ve yaşadıklarımızın ne anlama geldiğini gayet iyi bilir. Ve bu sebeple sömürünün olmadığı, barış ve huzurun egemen olduğu bir dünyanın izini sürer. Bu izi sürerken bir çığır açtığını ve açtığı çığırın vebali ve sorumluluğu olduğunun da bilincindedir.

 

Milletim Uyan!

Bir partiden öte birçok anlam katmanlarına sahip sıradışı entelektüel bir partinin, ortalıkta dolaşan diğer politik oluşumlarla hiçbir benzerliği olamaz. Zira Millet Partisi’nin bağlısı olmak, bin beş yüz yıllık yüce bir birikim ve onun kaynağından beslenmek, demektir. Bu bakımdan menfaat peşinde koşan eyyamcılar, kendini kurtarılmış bölgesinin kralı ilan eden konformistler ve kapitalizmin bayrağını taşıyan modernist oluşumlara umut bağlayanlar büyük bir aymazlık içindedirler.

 

Millet Partisi’ni sıradan bir parti gibi görenler, o derin mananın künhüne vakıf olamayanlardır. Onlara kafaları patlatırcasına anlatmaktan başka yapacak bir şeyimiz de yoktur. Millet Partisi et gözüyle değil, kalp gözüyle görülebilecek bir partidir. Bir gün Millet Partisi hakkı teslim edilirse, İslam dünyasında, Türk dünyasında, hatta yeryüzünde kan dökülmeyecek, gözyaşı akmayacak ve bugün yaşadıklarımızın hiçbiri yaşanmayacaktır.

 

Milletim uyan! Kendine ve Millet Partisine sahip çık.

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası