Bir Düşünce Siyaset ve Aksiyon Adamı EDİBALİ’nin Ardından

Nurettin DURSUN

Bir inkılapçı hareketin temel hususiyetlerini, bir başka ifade ile kanuniyetlerini ifade eden İnkılap İlmi, inancımızın, dünya görüşümüzün ilmi temellerini ifade eden İlmi Sağ, bir de komünistlerin bir ülkeyi komünistleştirmek için takip edecekleri metodu ortaya koyan Komünist İhtilal Tekniği Aykut Edibalinin hazırladığı ve kaleme aldığı önemli eserleri arasında yer alır. Komünist İhtilale Karşı Tedbirler kitabı, Türkiye’nin Kıbrıs Politikası Ne Olmalıdır? kitapları bunlara eklenecek önemli kitapları arasında yer alır

Aykut Edibali, kurduğu Islahatçı Demokrasi Partisini ve kadrolarını iktidara taşımak yerine ideallerini iktidara taşıdı.12 Eylül öncesinde kadrolarını terör ve anarşiden uzak tutmayı nasıl başardıysa, devlet imkanlarını sülük gibi emmeyi amaç edinen leş kargalarından da uzak tutmayı ve korumayı başardı. Aykut Edibali bu itibarla da farklı bir liderlik örneği sergiledi

Aykut Edibali, Müslüman Türk Milletinin inanç, düşünce ve kültür temellerine bağlı, medeniyetimizin yeniden yücelişini ve yükselişini inşa etmek üzere hayata geçirdiği Mücadele Birliğinin kurucusu ve lideridir. Mücadele Birliği, iki asırdan beri devam eden yabancılaşma ve Batılılaşma yürüyüşünü tersine çevirmek, bir başka ifade ile Batı trenine bindik biz bundan inmeyiz diyen sakat anlayışları yerle bir etmek üzere yola çıkan şanlı bir hareketin adıdır. 

Ne yazık ki Batı medeniyetinin bilim, teknoloji ve ekonomik alanda kaydettiği gelişme ve sağladığı üstünlük bizi adeta Batının uydusu haline getirdi. Hukuk sistemimiz, Batı dünyasının uyguladığı hukuk sistemi kopya edilerek hazırlandı. İsviçre, İtalyan ve Fransız yasaları hiçbir ayıklamaya tabi tutulmadan ithal edildi. Ekonomik sistemimiz Batı dünyasının uyguladığı kapitalist ekonominin çarkı, dişlisi, vidası haline getirildi. İsmimiz sadece Türk kaldı. Her şeyimiz Batı dünyasının uyguladığı ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel sistemine monte edildi. 

Mücadele Birliği, bir seçim sonrasının hesapları yapılarak devlet imkânlarından beslenmek amacıyla kurulmadı. Devletimizin ve milletimizin geleceğini, tarihsel misyonumuzun gösterdiği temeller üzerinde yeniden inşa etmekti. Mücadele Birliği bu amaçla yola çıktı. 

İnkılapçı hareketlerin üç temel kanuniyeti vardır. Bir başka ifadeyle bir toplumu kökten değiştirmenin üç temel safhası vardır. Birinci safha, bir toplumun kökten değişimini sağlayacak kadronun yetiştirilmesi. İkinci safha, değişim ve dönüşümü kökten temin edecek ideallerin kitle tarafından kabul edilmesini sağlamak. Üçüncü safha, kitleleşen ideallerin oluşturduğu temel üzerinde devleti inşa etmek. Dünyanın en büyük inkılapçı hareketi Hz. Peygamberin rehberlik yaptığı İslam inkılapçı hareketi de bu safhalardan geçti. Bütün inkılapçı hareketlerin takip ettiği metod budur. 

Mücadele Birliği’nin faaliyete geçtiği yıllarda sol cenah teşkilatçılık bağlamında ileri bir noktada bulunuyordu. Aykut Edibali’nin kaleme aldığı Kadroların Vazifeleri isimli kitabı sağda büyük bir boşluğu doldurdu. O zamana kadar sağda teşkilatçılık, organizasyon nedir pek bilinmezdi. Teşkilatçılıkta kadro, aza, sempatizan kime denir sorularına cevap verecek kimse yoktu. Bundan daha önemlisi, propaganda ve teknikleri konusunda hiç kimsenin malumatı yoktu. Psikolojik harp ve propaganda tekniklerini sağ cenah bu kitaptan öğrenmişti. Kısaca bu kitap, diğer alanlarda olduğu gibi bu alanda da büyük bir boşluğu doldurarak rehberlik yaptı. 

Bir inkılapçı hareketin temel hususiyetlerini, bir başka ifade ile kanuniyetlerini ifade eden İnkılap İlmi, inancımızın, dünya görüşümüzün ilmi temellerini ifade eden İlmi Sağ, bir de komünistlerin bir ülkeyi komünistleştirmek için takip edecekleri metodu ortaya koyan Komünist İhtilal Tekniği Aykut Edibalinin hazırladığı ve kaleme aldığı önemli eserleri arasında yer alır. Komünist İhtilale Karşı Tedbirler kitabı, Türkiye’nin Kıbrıs Politikası Ne Olmalıdır? kitapları bunlara eklenecek önemli kitapları arasında yer alır. Kuvvetlerin en iyi şartlar altında sevk ve idare edilme sanatı olarak tanımlanan Millî Mücadelenin Stratejisi isimli araştırması da her türlü takdirin üstündedir. Kabul ve ilan etmeliyiz ki bu eserler, bizim yetişmemizde fevkalade etkisi olan eserlerdi. 

1991 ittifakının mimari Aykut Edibali’dir. Alpaslan Türkeş’in ve Necmettin Erbakan’ın bir araya getirilmesi fevkalade zordu. Bu zor işi başaran Aykut Edibali’dir. Üçü de rahmetli oldu. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz. 1991 ittifakı, son 200 yıllık Türk siyasi tarihinin en önemli ve büyük olayıdır. 1991 ittifakı, liberal ve sol partilerin tarih olmasını, bir başka ifadeyle mezara gömülmesini sağlayan önemli bir hadisedir. Bu ittifak, sol ve masonik çevrelerin canına okudu. O zamana kadar liberal ve sol kesimin dikkate almadığı, dalga geçtiği İslamcı kesim devlete hâkim olmaya başladı. Erbakan’ın ve Türkeş’in yetiştirdiği kitle, Edibali’nin yetiştirdiği kadro ile bütünleşerek onun rehberliğinde yeni Türkiye’nin temelleri atıldı. Artık İslamcı kesim bu ittifaktan sonra iktidarı kahir ekseriyetle teslim aldı. Hatta anayasayı değiştirecek çoğunluğa bile ulaştı. İşte Türkiye o tarihten itibaren dünyanın 4. süper gücü olarak yol almaya başladı ve emin bir şekilde bu doğrultuda yol almaya devam ediyor. 

Aykut Edibali, kurduğu Islahatçı Demokrasi Partisini ve kadrolarını iktidara taşımak yerine ideallerini iktidara taşıdı.12 Eylül öncesinde kadrolarını terör ve anarşiden uzak tutmayı nasıl başardıysa, devlet imkanlarını sülük gibi emmeyi amaç edinen leş kargalarından da uzak tutmayı ve korumayı başardı. Aykut Edibali bu itibarla da farklı bir liderlik örneği sergiledi. 

Sonuç olarak diyeceğimiz şudur: 

İyi ki devlet imkânlarından beslenen leş kargaları ile aynı noktada buluşmadık. Yetim hakkı yemek gerçekten çok çirkin bir iştir. Yetimi itip kakana Kur’an yazıklar olsun diyor. Kur’an, yetim malı yiyenlerin namazını gösteriş olarak nitelendiriyor. Yetim malı içeren devlet malından uzak kalmamızdan dolayı Allah’a ne kadar şükretsek azdır.

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası