O, görenek Müslüman’ı değil aydın bir mütefekkirdi. Hurafelerden arınmış bir din için, insanlığın kurtuluşu, huzur ve saadeti için ‘İslam rönansansını’ savunuyordu. Onun hayatında ‘menfaatsiz, tazyiksiz ve benliksiz’ bir yapıya şahit oluruz. Zalimliğe, istismara, haksızlıklara karşı haklı, ilmi ve seviyeli bir haykırış ve kişiliği görürüz. “Bir ahlaki ilkeyi yerleştirmek için bin iktidarı terk ederiz!” Onun içerisinde bulunduğumuz şartlarda ibret alınacak önemli sözlerinden biridir.
Daha dündü. Yan yana birlikte olduğumuz, kardeşlerini önemseyen, ibret ve mesaj dolu sohbetlerin sahibiyle. Hayat, bir nefes, bir an ve kaçınılmaz son. Millet Partisi Genel Başkanı, Millî Mücadele Teşkilatı lideri sonsuzluk yurduna göçeli iki yıl oldu. Her an onun düşündürücü inanç, irade dolu sözlerini anar ve arar olduk. Halen onun yokluğuna alışamasak da dava arkadaşları olarak, onun ortaya koyduğu hedef ve ideallerini, menzile ulaştırmanın görev bilinciyle çalışıyoruz.
Şahsiyetler, insanlar ne kadar önemli olsa da asıl önemli olan, ebedi olan davadır. Dolayısıyla insanlar ölümlü, dava bakidir. Bizler şu kısa ömrümüzde her şeyimizle sınanıyoruz. Rıza-i bari, hayır yolunda yaptığımız çalışmalar, bıraktığımız hasenat, eser ve hizmetler bize yoldaşlık edecektir.
Ömrünü inancına, davasına, devletine, vatanına, bayrağına ‘Muhteşem Türkiye’ sevdasına, adamış fikir, aksiyon insanı… Daima ümitvar olmuş, gönül seferberliği içerisinde bıkmadan, usanmadan mücadele etmiş bir kahraman serdengeçti, elbet unutulmayacaktır.
İçinde yaşadığı toplumun, İslam ve Türk dünyasının dertlerini dert edinmiş mütefekkir… Düşünce yapısıyla bir kültür ve fikir mektebi açmış, binlerce talebe yetiştirmiş, milletin, nesillerin milli, fikri rehberi olmuş.
- Edibali’ye dava insanı, idealist lider, kahraman millet evladı gözüyle bakılmalı! Millet, vatan, devlet mücadelesinde umut mesajları dolu çileli bir hayat… Kimi fırtınalı günde, gemi kaptanı olarak gemiyi limana yanaştırmış, kimi zaman hüznü içinde yaşamış, sevincini arkadaşlarıyla paylaşmıştır.
Düşüncelerde, ruhlarda derin ufuklar açan bilge liderin fikirleri, bir bayrağın rüzgâr beklediği gibi vatan ve düşünce ufuklarını hep dalgalandıracaktır. Fikirleriyle, kitap ve dergileriyle, ilmek ilmek yüce bir dava işlenerek düşüncelerde, gönlünde izler bırakmıştır.
Mehmet Akif’in; “Sahipsiz vatanın batması haktır/ Sen sahip çıkarsan vatan kurtulacaktır” düsturundan hareketle vatanı, cumhuriyeti, mukaddesatımızı sahiplenmek, muasır medeniyetin üstüne çıkarmak. “Muhteşem Türkiye’yi” kurmak sevdasıyla mücadelesini bir bilim ve dava adamı edasıyla sürdürmüştür. Milletimizin madden kalkınmış, manen yükselmiş bir millet olarak ilelebet yaşaması için “Türk Milletinin varlık ve bekasının” devamı için milletimizi uyarmaya dostunu, düşmanını öğretmeye çalışmış, aynı davaya inanan arkadaş ve insanların şuurlu bir millet evladı olarak yetişmelerini sağlamak için hayatı boyunca çalışmış, didinmiş, tarihe damga vurmuş, idealist bir topluluk meydana getirmiştir.
Rahmetli Edibali ve arkadaşları, yıllardır her türlü mahrumiyete, her türlü engele, her türlü fitneye, fesada göğüs gerdiler ama yılmadılar, yıkılmadılar; mücadeleyi ve kardeşliği devam ettirdiler. Birçoklarının makam, mevki, para, mal ve unvan ile denendiği, savrulduğu dönemlerde, onlar önlerine serilen nice makamlara, dünyevi servetlere iltifat etmediler, dava şuuruyla, duruşlarını ve asaletlerini Edibali’nin rehberliğinde hep korudular. Çünkü onlar Edibali’nin ifadesiyle “Mağlubu olmayan bir davaya inandılar.”
O, görenek Müslüman’ı değil aydın bir mütefekkirdi. Hurafelerden arınmış bir din için, insanlığın kurtuluşu, huzur ve saadeti için ‘İslam rönansansını’ savunuyordu. Onun hayatında ‘menfaatsiz, tazyiksiz ve benliksiz’ bir yapıya şahit oluruz. Zalimliğe, istismara, haksızlıklara karşı haklı, ilmi ve seviyeli bir haykırış ve kişiliği görürüz. “Bir ahlaki ilkeyi yerleştirmek için bin iktidarı terk ederiz!” Onun içerisinde bulunduğumuz şartlarda ibret alınacak önemli sözlerinden biridir.
Türk Milletinin Ruh Ve Mana Köküne Bağlı, Kültür Kahramanı!
Rahmetli Edibali; dava insanı; din, devlet, vatan, millet yolunda, inancı ve adanmışlığı ile örnek insan… Bizlere samimiyet ideal, güven, meşruiyet çizgilerini hatırlatarak gayreti ve çelikleşmiş iradesiyle hoş bir seda bırakarak aramızdan ayrıldı.
Onun tarihe düşen altın harfli mesajları;
“Kur’an’ı Kerim satırda değil sadırda olacak!..”
“Bizim davamız bir milletin yeniden uyandırılmasıdır.”
“Cihat; gönülleri hakk için feth etmektir. Allah’ın elçisinin ortaya koyduğu mücadele metodolojisi incelendiğinde cihadın esasının insanların kalbini kazanmak olduğu görülecektir.”
“Amel-i salih görevimiz; uyanmak, uyandırmak ve uyarmaktır.”
“Milletin, ülkenin ve insanlığın sorunları; ilim, ehliyet, samimiyet ve demokratik siyasetle çözülür.’
Bu davaya gönül verenler; bir mübarek davanın, bir yüce idealin yollarını kesiştirdiği seçkin insanlar oldular
Son yıllarda, bir sohbetinde arkadaşlarına şöyle diyordu; “Ben sizin yıllar önceki gençlik heyecanınıza, deliliğinize, sevdanıza dönmenizi istiyorum… Bazı alışkanlıklarınızı, çalışma tarzlarını atmanız lazım, kolay olmayacağını söylemeliyim. Yapabiliriz, daha iyisini yapabiliriz. Çünkü saçlarınız ağardı, şu kadar tecrübe kazandınız. Ailenizden, en yakınlarınızdan başlayarak bir alan belirleyerek çalışmaya başlayın.”
O’nun ortaya koyduğu hareket, bir erdem yürüyüşü, kahramanlık yürüyüşü, bir medeniyetin yeniden inşası yürüyüşüdür. Millet için yapılmış, hak için yapılmış bitmeyen yürüyüştür. Bu soylu yürüyüşün hedefi; “Muhteşem Türkiye’dir.” Onun hedef ve idealleri gök kubbede yankılanacaktır.
Edibali Ocağı; vatan, millet, devlet ve insanlık yaşasın diye şahlanıp mücadele edenlerin, cennete kavuşan şühedanın, ilim adamlarının mektebi, gönül erlerinin dergâhı, sanatkârların ocağı, irfan sahibi ve gönül insanlarının harmanı, nice nice cengâverlerin otağıdır. Bu ocakta sabır, sadakat, sadelik ve samimiyetin eskimez ve pörsümez güzellikleri vardır. Dirlik, erlik, birlik ve dayanışma iman, ahlak, karakter, cesaret, mertlik, yiğitlik ve sadece Allah’a kulluk vardır. Bu ocakta; Allah, Peygamber, Kur’an, vatan, bayrak, devlet, millet ve insanlık sevgisi vardır.
Aykut Edibali, cemiyetin ve devlet kurumlarının ıslahı için çalıştı, çabaladı, ekibini hazırladı. Vatan, millet ve devlet için verilen kutlu bir mücadeleye önderlik yaptı. Anadolu’nun dört bir yanında, yurt dışında yetiştirdiği dava erleri onu her an rahmetle anarak gösterdiği hedef ve mesajları için seferdeler. O’nun mesajları daima topluma ışık saçacak, O’nun ölümsüz hak rızası davası, dudaklardan düşmeyen besteler gibi dudaktan dudağa, nesilden nesile seslendirilecektir inşallah.
Dava İnsanı İçin; Hayatın Hiçbir Safhasında Yılgınlığa, Ümitsizliğe Yer Yoktur.
Dava lideri de dava adamı da kolay yetişmiyor. Dava insanı olmak gerçekten kolay değil. Çileye, her türlü zorluğa katlanmak; işinden, eşinden, çocuklarından, malından fedakârlık yaparak öncelikli dava demek!
Davasız Müslüman, çilesiz Müslüman olur mu? İnancını, davasını dert edinmiş, Rabbin rızası yolunda, peygamberi metotla mücadelesini sürdürürken, dava sevdalıları makam demedi, vatan dedi, menfaat demedi, dava dedi…
“İnsan için ancak emeği, çalışmasının karşılığı vardır!” “Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başka kazancı yoktur.” (Necm 39)
İnsan her zorluğu ve kolaylığı çalışmalarıyla hazırlar. Emaneti hakkıyla yerine getirmek gerekir. En sevdiğimiz can bile belirlenen vakte kadar emanettir, (“Tüm makamlar, rütbeler emanettir”) (Nisa 58)
Allah için sevecek, ikaz edecek, Allah için ihya ve himaye edecek anlayış, hareket tarzımız olmuştur, olmalıdır! Hani tohum saç, bitmezse toprak utansın/ hedefe varmayan mızrak utansın Gelecek nesiller onun hatıra ve mesajlarıyla; dava, vatan, millet, inanç sevgisinin ne olduğunu daha iyi anlayacak, topluma rehberlik yapacaktır. Tohumlar filize, filizler çiçeğe, çiçekler meyveye durdu. Bu meyvelerden inşallah millet istifade eder.
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. / Gün doğmuş gün batmış ebet bizimdir.
O’nun ‘Millet Davası’ ortaya koyduğu hedeflerin sorumluluğu, bizlerin omuzlarında. Ağır olsa da taşınacak, hedefe varacaktır inşallah. Yüce Türk Milleti, onun yaptığı çağrılarla yolundan, rotasından şaşmayacak, hedefe varacaktır. Edibali’nin mesajları, Milletimizin gür sesi gök kubbede yankılanacaktır.
Meşruiyet içindeki zafer yolunun, barış medeniyetinin adı: dün YMM idi, bugün Millet Partisidir. Rahmetli Edibali bir ekoldür, bir okuldur ve bir ahlak adamıdır. Yerli, milli düşünce ve duruşun önderidir. Hakkı, hakikati haykırmış yerli, milli siyasetin alt yapısını oluşturmuştur.
İnsanlar ölümlü, dava bakidir. Bizler davayı, onun fikirleri, düşünceleri ve ideallerini yaşatmaya devam edeceğiz. Aykut Edibali’nin mirası ve davasına sahip çıkılacak ve onun ideallerini yaşatmak ve “Muhteşem Türkiye” projesindeki ilkeleri hedefine ulaştırmak için arkadaşları var güçleriyle çalışılacaklardır.
Günübirlik işler çiçekler gibidir. Kısa zamanda açar, kısa zamanda kaybolur giderler. Ama bizim yaptığımız işler, ulu çınarlar gibidir. Çınarların kökleri, dal budak salar, yerin derinliklerine iner. Onları söküp atamazsınız…
Edibali’nin Manevi Mirası, Millet Partisinin Onurlu Mücadelesi Devam Edecektir!
Bu ülke, dava adamlarının omuzlarında yükselecektir! Yapacağımız işlerimizde ağabeyimiz, siyasi önderimiz Rahmetli Genel Başkanımızın dediği, İslam’ın ölçüsü; Kur anın söylemleri ve Hz. Peygamberin yaptıkları olacaktır.
Bundan evvel ne yapıyorsak, aynı şeyleri yapacağız. Çünkü yaptıklarımız, birilerinin memnuniyeti için değil, hak rızasını kazanmak içindir. Hak rızasını önemsemek, hareket tarzımız olacaktır…
Millet Partisi; kökü belli, soyu belli, yeri belli, hedefi belli olan bir erdem partisidir, bir akıl partisidir, bir iman, bir sabır partisidir. Bu yolculuk kolay değil. Bu kahramanlar, bir senenin değil, iki senenin değil, yarım asrın çileli, sabırlı, dünyayı değiştiren yiğitleridir. Dünyanın adalet, huzur, barış yurdu haline getirilmesi gayreti ve rehberliğindeki Millet Partisinin çağrılarına kulak vermek gerekir…
Şu geçici dünya hayatına aldanmadan insanlık, hürriyet ve onurunun katledildiği günümüzde, insanlara, maşeri vicdan taşıyanlara uyanma, uyandırma olgunluğu verilmesini dilerim.
Dünyalık hiçbir çıkar ve beklenti olmaksızın, yarım asra dayanan bir mücadele, bir dava adamı olmanın ve bir dava adamına inanmanın en net, en güzel ve en çarpıcı göstergesi değil midir?
Millet Partililer bilir ki insan fani, dava bakidir. Bizler rehberlik yapmaya, uyandırmaya, Hakkın rızası için hakkın, hukukun yanında yer almaya devam edeceğiz.
Günümüze ışık tutan, Millet Partisi rahmetli Genel Başkanı Edibali, yerli ve milli siyasetin kutup yıldızı olmuştur. O, Türk millî siyasetinin rehberi ve yüz akı olarak insanımızın, milletimizin ve bütün dünya insanlığının problemlerine yerli, millî, ahlâkî ve aynı zamanda da evrensel barışçıl çözümler üretmek için çalışan Bilge Liderdi.
Bizler, milletimiz için, geleceğimiz için ‘Muhteşem Türkiye’ için hep mücadele ettik. Hakkı, doğruyu savunduk, ondan yana tavır koyduk. Çabamız Allah için olduktan sonra gam olur mu? Yeter ki Allah bizden razı olsun, bundan büyük kazanç mı olur?
“İştirak etmediğimiz, çilesine katlanmadığımız bir kurtuluş mümkün değildir.” diyen rahmetli Edibali’nin yetiştirdiği dava arkadaşları, siyasi hayatlarında bir destan olan, Yeniden Millî Mücadele hareketinin ulu çınarları, MP’lilerin ak saçlı beyleri, erleri, miras olarak rahmetli liderlerinden aldıkları emaneti çağlara taşımanın, hedefe ulaştırmanın heyecan ve gayretiyle yollarına devam ediyor. Biri diğerinden kıymetli, kadirşinas, vefalı ve emeğe gereği değeri veren bu güzide insanlarla aynı safta olmanın hazzını yaşatan Allah’a sayısız şükürler ediyorum.
Umutla, azimle “Türkün varlık ve beka davasını” çağlara taşıyan, kalbini geçici heveslere ve dünya beklentisine kapayan, “Muhteşem Türkiye” sevdalılarına selam olsun. Selam olsun, o küçük kalbinde çok büyük kutlu sevda ve dava taşıyanlara!
Bu ülkede hiçbir makam, mansıp şöhret hesabı yapmadan sadece Hakk için din, devlet, vatan, millet, bayrak, sancak için istiklal ve istikbal için mücadele edenlere, kahramanlara selam olsun. Selâm olsun dava için ‘Muhteşem Türkiye’ için yolundan dönmeyenlere!..
15 Ocak 2022 günü dar-ı bekaya uğurladığımız hocamızı, ağabeyimizi, bilge liderimizi rahmetle minnetle yâd ediyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Din, devlet, vatan, millet mücadelesi verip ebedi âleme göçen, mana kahramanlarının hepsine bu vesile ile Allah’tan rahmet diliyorum.