Lütfü KILIÇ
Sığındın Allah’a, durdun duaya;
Işık yaktın, kanat gerdin yuvaya…
Kaybedeni olmayan bir davaya
Davet ettin, deva ehli yüce can;
Olmaz mı hiç o davaya can kurban.
Ardında yer aldı nidanı duyan;
Samimiydi çağrın Allah’a ayan.
Gür sesle dedin ki; “Milletim Uyan!”
İrkildi işiten, ey ehl-i irfan;
Uyarana kurban, uyana kurban.
Salonlarda, meydanlarda bağırdın;
Tefrikadan kardeşliğe çağırdın,
Sabır teknesinde fikir yoğurdun…
Edibali tekmil akıl ve izan;
Baş koyduğu sevdasına can kurban.
Milli ızdırabı duydu vicdanı;
Dün ile yarına bağladı anı.
Dedi ki, değildir durma zamanı;
Gali bundan böyle bizimdir meydan,
Toplu atan yüreklere can kurban.
Bu olamaz alınların yazısı,
Dayanılmaz yüreklerin sızısı!
Üç maymunu oynasa da bazısı;
Biz dedik ki; Kıbrıs, Kudüs, Türkistan…
Âlem bize kurban, biz bize kurban.
Lütfü der ki; derununda duyan can,
Nefsi alıp bir kenara koyan can,
Dava belli, lider belli diyen can;
Rahat uyu, senle güzel kabristan.
İmanına, ameline can kurban.