Haberimiz Olmadan Kuş Uçmaya!

Haberimiz Olmadan Kuş Uçmaya!

Evvet değerli okurlar, bundan böyle her sütunun üstünde olduğu gibiartık yazımın başında da bir başlık olacak. Malum, giderek kışa yaklaşıyoruz, ben başlığımı şimdiden takayım da üşütüp hasta olmayayım ve karşınıza üşütük bir yazar olarak çıkmayayım…

Bizden Habersiz Ha!

Gazze’de soykırımlarına pervasızca devam edenSiyonist İsrail,şimdi de Ürdün’e saldırmaya başladı. Yıllardır kan ağlayan Ortadoğu ve Filistin, ne yazık ki kan ağlamaya devam edecek. Ve korkarım bu katliamlar Filistin’den Nil’e ve Fırat’a kadar uzanacak Büyük İsrail kurulmadan da son bulmayacak.

Sahi ya, birisi bir zamanlar “bizden habersiz Ortadoğu’da kuş uçmayacak, yaprak bile kımıldamayacak” diyordu. Ben bir türlü hatırlayamadım o kişiyi, peki siz hatırlayabildiniz mi, değerli okurlar?

Kiimm, kiimm? Adaşım olan biri mi? Tabi yaa, bunları söyleyen zat,Ahmet Davutoğlu’ydu, değil mi? Şimdi ben de hatırladım. Bir zamanlar Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı, sonra da Başbakanı olan Ahmet Davutoğlu’ydu o kişi.

Hatırladım, o sıralar Başbakan olan Davutoğlu, Ortadoğu coğrafyasına biz hakimiz manasına 2014’te söylemişti, bu sözleri.

Ne gariptir ki, Ortadoğu’ya hâkim olan devletin kendi sınırları içerisinde bile hâkimiyeti olmadığı ortaya çıktı, 2015 yılının 15 Temmuz’unda.

Amma Allah var, o güne kadar ne istedilerse verdikleri saygıdeğer Hoca Efendilerine koltukları, özür dilerim, devleti vermediler, tabi iki yüz elli iki şehitpahasına.

Hatırlarsanız, daha önce de terörü bitireceğiz diye uyguladıkları garabet Çözüm Sürecinde de onlarca güvenlik görevlimizi Sur’da şehit ettirmişlerdi.

Şimdi, bir elimi gözüme siper edip, semalarına bakıyorumOrtadoğu’nun, acaba uçan bir kuş var mı diye. Sonra da gözümü aşağılara indirip, bu sefer de ağaçlarına süzüyorum, kımıldayan bir yaprak görebilir miyim umuduyla.

Gerçekten de ne uçanbir kuş ne de kımıldayan bir yaprak görünmüyor!

Lakin, uçuşan başka şeyler var. Dur bakayım, bu uçuşanlar kuşlardan çok farklı. Yaşlandım artık, gözlerim eskisi kadar iyi seçemiyor, arkalarında izler bırakıp, ışık saçarak uçanları.

 Acaba bu uçuşanlar ne ola ki?

Ve elime televizyonun kumandasını alıp, başlıyorum kanal kanal gezmeye, acaba bunlar nedir diye. Allah’tan bu uçuşanlar; mermiler, roketler ve çelik kanatlı kuşlarmış. Ya bunlar şugerçek kuşlar olsaydı, Erdoğan’ın düşeceği o durumu düşünebiliyor musunuz?

Sırada Biz De Varmışız

BOP; Arap Baharı adıyla Fas’tan ve Tunus’tan başlayıp Cezayir ve Libya’yı da hallettikten, İslam ülkelerini adeta hallaç pamuğu gibi atıp Ortadoğu’ya ulaşarak Irak ve Suriye’yi Sam Yeliyle kavurduktan sonra Filistin’de son mu bulacak, yoksa sırada başka ülkeler de mi var?Bir bilen var mı? 

Olmaz olur mu, neredeyse herkes. Ama meğer birisi bilmiyormuş. Acaba diyorum, birileri Reis’i BOP eşbaşkanıolarak atarlarken, buprojenin nerede ne zaman başlayıp, biteceğini Reis’e söylememiş olabilirler mi?

Ben her şeyi Reis’e de söylediklerini düşünüyorum. Öyle olmasa “Türkiye veAmerika’nınOrtadoğu politikaları birbiriyle uyuşuyor” der miydi? Gerçi uyuşan bir şey yoktu, amma Reis ne yapar ne ederbir şekilde uyuştururdu

Uyuşturdu da. Tabi önce beyinleri, sonra da çıkarları. Ancak Amerikan’ın çıkarlarını bizimkine değil, bizimkini Amerika’nınkine…

Ben yine de Erdoğan’ın “hedefte en son biz varız” sözüne takıldım. Hadi bu hedefi söylemediler, Reis, o malum haritaya da mı hiç bakmadı?

Hani ABD Ordusunun resmi yayın organı“ArmedForcesJournal” var ya, işte dergide 2006Haziran ayında Alb. Ralph Peters imzasıylayayınlanan o meşum haritaya.

Gerçi o haritada; Fas’tan Pakistan’a kadar sınırları değiştirilecek, bölünüp parçalanacak İslam ülkelerininhepsi var, ancakzamanı belli değil.

Yani, Reis o meşum haritaya bakmış daolsa bize ne zaman sırageleceğini bilmesi mümkün değil. Gerçi şimdiye kadar çok yazıldı, çok söylendi amma Reis onlara itibar etmedi. Zira, yandaş medya yazmamış, haber yapmamıştı.

Amma yeni Anayasa için kamuoyu oluşturmak gerekince…

Evet, iş Reis’in Anayasasına destek sağlayacakbir kamuoyu gerekince, her zaman olduğu gibi vatandaşı bir araya getirecek bir tehdit gerekti. Ve hemen bulundu da.

En sonda da olsak biz de hedefmişiz

Hain İsrail için. Hal böyle olunca, bir gece Kudüs’e girmekten vaz geçerek İsrail’in attığıher bir adımı izlemeye başladık.Zaten İsrail’e karşı önlemleri önceden almış vesavunmamızıda çok mükemmel hale getirmiştik.Ama yine de bir eksiğimiz vardı; demir kubbe…

Süper Güvenlik

Günümüzde ordular ne kadar güçlü, silah ve donanımı ne kadar modern, savaş gücü de ne kadar yüksek olursa olsun; havadan gelecek dış tehditlere karşı son derece güçlü bir savunma önlemine, yani ülkenin hava sahasını düşmanlara karşı adeta bir fanus gibi kapatacak bir kubbeye ihtiyaç var…

İsrail, demirden de olsa böyle bir kubbe inşa etmiş. Hamas, Hizbullah ve arada bir İran sürü halinde füzelerini gönderiyor, demir kubbe sanki sinek avlar gibi bunları bir bir avlıyor. Eee, İsrail yapar da biz hiç durur muyuz?

Durmayız ve dahada iyisini yaparız. Onların kubbesi demirden, bizimkisi ise çelikten. Hem zaten çok önceden alıp bir kenara koymuştuk S-400’leri. Bunlar varken İsrail füze falanatmaya kalkarsa,bence akılsızlık eder.

Zira göndereceği füzelerinin hepsi mühendislerimizin eseri zıpkınlara, ciritlere ve de diğer füzelerimize yem olur ve doğrudan doğruya çöpe gider.

İsrail akılsız davranmayacak, dahasıçok akıllı davranacak ve bizi içeriden vurmaya çalışacaktır.Ne yazık ki o da öyle yapıyor zaten.

Bakın birkaç gün önce açığa çıktı, ülkemizin hayati kuruluşlarının siber güvenliği maalesef İsrail firmasının ürününe emanet edilmiş. Kimler yok ki o İsrail ürününü kullanan.

Genelkurmay Başkanlığı,Savunma, Bakanlığı, diğer Bakanlıklar,Türksat, bütün emniyet ve ordu birimleri ile diğer devlet kurumları…

Haberi ortaya çıkaran kişi, delilerini de paylaşmış sosyal medyada.Hem de bahsedilen yazılımı kullanan kurum ve kuruluşların kendi kaynaklarından yaptığı alıntılar ve bu bilgilere erişim bağlantılarıyla birlikte.

İsrail,gönderilen ürünlerinbedelini bu şekilde ödemiş anlaşılan…

 

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?