Para Üzerinden Büyük Vurgun!

Emperyalizm; mevcut para sisteminde, sömürü yoluyla elde ettiği büyük paralarlaülke yönetimlerini siyasal, kültürel, ekonomik ve askerî yönden kontrol etmektedir.

Emperyalizm; bu paralarla insanları, siyasileri, bürokratları, medyayı ve kurumları satın alıyor, ordular besliyor, seçimleri finans ediyor ve bu yollasömürü düzenini devam ettiriyor.

Salih Koç

Emperyalizm; siyasi, kültürel, ekonomik yollarla ve kuvvet kullanarak ülkelerin yönetimlerini ele geçirerek dünya üzerinde büyük bir hâkimiyet sağlamıştır. Emperyalizmin sömürü düzeni, para-kredi sisteminin tekelleştirilmesi üzerinden kurgulanmış ve kurulmuştur. Bu sistemin tepesinde az sayıda finansal elit vardır, ancak en aşağılara kadar devasa bir finans karteli oluşturulmuştur. Bu kartel, parayı elinde tutuyor ve parayı kullanan herkesten payını alıyor.

Bu hâkimiyet; uluslararasıekonomik bir yapıya, öğreti ve sistemlerin istismarına, uluslararası maskeli teşkilatlar yoluyla milletlere hâkim güçlerin kullanılmasına dayanmaktadır. Milletleri gizli olarak idare eden bu teşkilatlar, milletlerin kendi politikalarına hâkim olmalarını engellemeyi esas alır.

Halihazırdaki uluslararası ekonomik yapı, tamamen vurgun ve sömürüye dayalıdır. Ve bu vurgun; borca dayalı para sistemi ve sanal para üzerinden yapılmaktadır. Emperyalizm; mevcut para sisteminde, sömürü yoluyla elde ettiği büyük paralarla ülke yönetimlerini siyasal, kültürel, ekonomik ve askerî yönden kontrol etmektedir.

Mevcut Para Sistemi Şöyle Çalışıyor

Bankalara yatırdığımız paralarımız bankalarda yok! Şöyle ki bankalarda parası olan on sekiz kişiden sadece birisinin parası bankada mevcut, diğer diğer kişinin parası ise bankada yok!Evet, yok! Peki, herkes bankadaki parasını fiziken çekmeye karar verirse, bankalar ödeme yapabilecek mi? Cevap çok basit: Maalesef yapamayacak!

Bankada olmayan paranın, yasi sanal paranın en tehlikeli yanı tam da budur. ve bu aslında bir suçtur. Çünkü bir veznedar kasada bulunması gereken para eksik çıktığında zimmete para geçirmekten dolayı işinden olur ve cezalandırılır. Aynı daireyi dokuz kişiye satan müteahhit hapse girer, ama aynı parayı dokuz kez satan bankacının onurlandırılması kimseye garip gelmez.

Peki, ortada işlenen bir suç varken niçin bankalar cezalandırılmaz? Ve peki olağanüstü durumlar dışında neden kimse bankadan parasını çekmez? Çünkü diğer insanlar da bankalara inanıyor. Böylelikle hepimiz bankalara güvenmiş oluyoruz.

Sanal para üzerinden vurgun şöyle oluşuyor: Merkez Bankası 1.000 TL para basıp bunun piyasaya sürdüğünde bankalar bu parayı on sekiz bin liraya çıkarıyor. Ve emperyalist para babalarının büyük vurgunu da işte buradan geliyor. Asıl vurgun ise ticari bankalar ve bankerlerin oluşturduğu sanal para üzerinden yapılıyor.

2019 yılının sonlarındadünyada kâğıt para toplamı 13,5 trilyon Dolar iken, sisteminin kredi vermek yöntemiyle oluşturduğu sanal para miktarı ise tam 250 trilyon Dolardır. Yani sanal para kâğıt paranın 18 katı.

Devletler toplamda 13,5 trilyon Doların senyoraj kârını alırken, ticari bankalar ve bankerler 250 trilyon Doların senyoraj kârını alıyor.Bu vurgunla para babalarının sadece 2019 yılında çaldığı para 20 trilyon Dolardır.

Emperyalizm; bu paralarla insanları, siyasileri, bürokratları, medyayı ve kurumları satın alıyor, ordular besliyor, seçimleri finans ediyor ve bu yolla sömürü düzenini devam ettiriyor.

Sanal (Karşılıksız/ Yoktan) Para Oluşturma

Günümüzde bütün merkez bankaları,sahip olunan altın veya gümüşün karşılığı değil, devletin egemenlik gücüyle kâğıt para basar. Bankacılık sektörü ise karşılıksız para üretmekten ziyade elinde olmayan bir malı vitrine koyar. Ticari bankalar, müşterisinin yatırdığı para ve aldığı borç karşılığında oluşan mevduat kadar kredi verebilirler. Ancak pratikte ticari bankalar müşterisinin yatırdığı para ve aldığı borç karşılığında oluşan veya kendi kendine havadan oluşturduğu mevduatın 18 katına kadar fazladan kredi vererek sanal para oluştururlar.

Sanal Paranın Nasıl Oluşturulur?

Bunun iki yöntemi vardır.

1) Kısmi Rezerv Bankacılığı Yöntemi

Biraz önce kâğıt para filminde siz, hazine bakanı olarak 1.000 lira bastırmıştınız. Bu paraların bankacılık sistemine girdiğini varsayalım. Öncelikle 1.000 liralık mevduatı teslim alan banka, belli bir kısmını munzam karşılık olarak merkez bankasına yatırmak zorundadır. Bu oran, mevduat sahiplerinin aynı anda bankaya gidip paralarını isteme ihtimaline göre hesaplanır ve ortalaması %10 civarındadır. Dolayısıyla ticari bankalar, kasasına koyduğu bin liranın 100 lirasını merkez bankasına bloke edip kalan 900 lirasını kredi olarak satabilir.

Şimdi de bir girişimcinin 900 liraya ihtiyaç duyduğunu farz edelim. Kredi için bankaya başvurulsun. Çektiği kredinin bir kısmını makine ekipmana, bir kısmını ise hammaddeye yatırıp üretime başlasın. Ödemelerini alan tedarikçi firmalar ise tahsil ettikleri paraları kendi bankalarına yatırsın. Sonuçta çekilen kredi, tekrar bankacılık sistemine girmiştir. Bu mevduatı alan bankalar %10’luk kısmını merkez bankasına göndermek zorunda olduğundan 810 liraları kalacak. Şimdi başka bir müşterinin gelip bu parayı kredi olarak çektiğini kabul edelim. O ise ödemelerini yaparak borçlarını kapatsın. Paranın dolaşım gücü, piyasaya giren parayı yine bankalara getirecektir. Bu paranın da %10’u tekrar rezerve edilip kalan 730 lirası tüketici veya reel sektöre borç olarak satılacaktır. Sonra 655 ve 590 lira şeklinde devam eden bu film, sıfıra ulaşana kadar sürecektir.

Gerçek para diyebileceğimiz emisyon tutarı bin lira olmasına rağmen, imzalanan kredi sözleşmeleriyle 900 liradan başlayıp 810, 730, 650, 590 ve sıfıra kadar kredi verilmişti. Bu krediler, tekrar bankacılık sistemine döndüğü için verilen kredi toplamı kadar ekstradan para yaratılmış oldu.

Munzam karşılık oranı %10 ise verilen krediler toplamı devletin ilk bastırdığı paranın dokuz katına ulaşana kadar sürecektir. Başka bir ifadeyle bin lira kâğıt paraya karşılık dokuz bin lira sanal para yaratılmış olacaktır.Munzam karşılık oranı %5 ise verilen krediler toplamı devletin ilk bastırdığı paranın on dokuz katına ulaşana kadar sürecektir. Başka bir ifadeyle bin lira kâğıt paraya karşılık on dokuz bin lira sanal para yaratılmış olacaktır. Bu filmi aşağıdaki gibi özetleyelim:

Basamak Mevduat TL      Güvence TL %10   Kredi TL

      1               1.000                        100                   900

      2                 900                           90                   810 sanal para

      3                 810                           81                   729 sanal para

Ara Toplam 2.710              271                 2.439

      4               729                           72,9                 650

………

Toplam         10.000                       1.000              9.000

2) İkinci Sanal Para oluşturma Yöntemi

Şimdi banka, bir şahsa borç para verdiği zaman, yani kredi açtığı zaman, o sahsa aynı zamanda bir mevduat hesabı açıyor. O krediyi, şahsın mevduat hesabına indiriyor. Şahsın mevduat hesabında, borç aldığı miktar kadar parası gözüküyor. Diğer bir ifade ile bir şahsın bankaca kredi talebi kabul edildiği anda, banka o şahsa bir mevduat hesabı açıyor. Sonra o kredi miktarını o şahsın mevduatına yatırıyor. Yani bankaya hiç para yatırılmadığı halde banka mevduat yatırılmış gibi işlem yapıyor. Böylece kısmi rezerv bankacılığındaki yöntemi burada da uygulayarak sanal para üretimi yapılıyor. 

Şimdi, ayrı ayrı ifade etmiş olduğumuz bu iki döngüyü bir sistematik içinde birlikte ifade edelim. Merkez Bankaları özel bir şirket olarak kuruluyor. Ülkede kullanılan parayı basma ve dolaşıma sokma ayrıcalığı alıyor. Bastığı her banknotu (parayı) piyasaya borç olarak veriyor. Kısacası Merkez Bankası para basıyor ve satıyor. Bankalar da bu parayı kısmi rezerve ayrıcalığı kisvesi altında katbekat artırıyor. Yani kayıtlarında sanal para oluşturuyor. Ve bu şekilde bankalar Merkez Bankası’nın bastığı paranın on sekiz katını sanal olarak oluşturuyor.

Aslında mesele gayet basit. Biri, parayı havadan oluşturuyor ve borç olarak veriyor, diğeri de onu havadan oluştururarak kayıtlarında katbekat fazla gösteriyor! Yani şişiriyor. En acısı, bütün bunların yapılmasına biz izin veriyoruz. İşte içinde bulunduğumuz para-kredi sisteminin özü ve temeli budur.

Aynı daireyi dokuz kişiye satan hapse girer ama aynı parayı dokuz kez satan bankacının onurlandırılması kimseye garip gelmez. Çünkü kurgu inanılmaz basitlikte çalışır. Para isimli kitabıyla servet kazanan John Kenneth Galbraith’in ifadesiyle ‘Hatta öylesine basittir ki zihin kabullenmekte zorluk çeker.

İşte ticari bankacılar tarafından kredilendirme yoluyla oluşturulan ve gerçekte hiç olmayan bu fiktif emisyona sanal para diyoruz.

Dolayısıyla sanal para, kâğıt para ile mevduat toplamı arasındaki farktır. Ayrıca mevduat olarak gözüken sanal paraların her kuruşu bir başkasının kredi borcunu temsil eder.

Ticari bankaların munzam karşılık adıyla merkez bankasına yatırdığı para ise sanal para riskinin sigortasıdır. Kısacası eskiden altın rezerve edilip banknot basılırdı, şimdi ise karşılık hesabında para rezerve edilerek sanal para üretiliyor. Ancak bu önlemin yetersiz olduğunun farkında olan devletler, ikinci bir önlem daha alarak ticari bankalardaki mevduatın bir kısmına garanti verir.

Devam edecek…

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?