Emperyalizmin beynini Siyonizm, Siyonizm’in temelini de muharref Tevrat oluşturur. Muharref TevrattaSiyonizm’in hedefi şöyle belirtilir. ‘’Sizden büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın bastığı yer sizin olacak.’’
Siyonizm, bütün dünya milletlerinin köleleştiği ve ancak Yahudilerin Efendi olduğu bir cihanşümul inkılap için savaşmaktadır.Siyonizmin hedefi ile ilgili Yahudi Haham Dav Lior; ‘’Arz-ı Mevud (Büyük İsrail) hedefimize ulaşmak için ‘’Kürdistan’’vaadıylaKürtleri inandırıp onları Türklerle çatıştırmak zorundayız’’ demiştir.
Demokrasi ve insan hakları adına yapılan enrikalarla ülkelerin parçalanmasının asıl sebebi, Nil’den Fırat’a kadar olan toprakların ele geçirilmesidir.
Siyonizm’in Osmanlı Devleti’ne sızması 15. asrın sonunda olmuştur. İspanya’dan Osmanlı Devleti’ne 1492 yılında büyük bir Yahudi göçü gerçekleşmiştir. İspanya’dan zulümden kaçan Yahudiler Osmanlı Padişah’ı Sultan 2. Bayezid tarafından Selanik’e yerleştirilmiştir. İspanya’dan kovulan Yahudilere ‘’SafaradYahudisi’’ denilir.
Osmanlıya ihanet eden Yahudilerin çoğu SafaradYahudileridir. Osmanlı Devleti’ne düşmanlık yapmış ve zarar vermiş SiyonistYahudilerin sonuncusu HaimNahum’dur.
AşkenazYahahudisi olan ve Maceristan’da doğan Theodor Herzl, Yahudi banker Rothschild ailesinin desteğini alarak, Osmanlı Devleti’nden toprak istemeye karar vermiştir. Theodor Herzl davasına ‘’Siyonizm’’ ismini vermiştir. Siyonizm kelimesi ismini Kudüs’teki Siyon tepesinden almıştır.
- Siyonist kongre, Theodor Herzl başkanlığın da İsviçre’nin Basel şehrinde 31 Ağustos 1897’de yapılmıştır. Bu kongrede Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması kararı alınmıştır. Theodor Herzl17 Mayıs 1901 de 2. Abdülhamid ile görüşerek Osmanlının tüm borçlarını ödemeyi ve karşılığında Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulmasına müsaade edilmesini istemiştir. 2. Abdülhamid bu teklifi reddetmiştir. Theodor Herzl 1902 Temmuz’unda 2. Abdülhamid ile ikinci defa görüşür ve istekleri yine reddedilir. Bunun üzerine 2. Abdülhamid’i devirmeyi kafaya koyar ve bu iş içinEmanuel Karasu’yu devreye sokar. Ayrıca Haham seçilen, – Hilafetin Kaldırılmasında- arabuluculuk yapan ve Lozan’da Türkiye’nin İslam’dan uzaklaşmasın da İngilizlerle iş birliği yapan HaimNahum da Osmanlı Devleti aleyhinde çalışmıştır.
1908 yılında özellikle ittihat ve Terakki ile ilişkilerini üst seviyeye çıkararak Lozan’da Milli Mücadele sonrası yapılan görüşmelerde İsmet İnönü başkanlığındaki heyette bulunarak önemli rol oynamıştır. Lozan Konferansı devam ederken ve dağılması konuşulurken HaimNahum İngiltere hariciye vekilini Hilafetin kaldırılmasını ikna ederek durumu İsmet İnönü’ye iletmiştir. Lozan Konferans kararları nedeni ile Rauf Bey (Hüseyin Rauf Orbay) ile İsmet İnönü ters düşmüşlerdir. M. Kemal Lozan kararları konusunda İsmet İnönü’yü desteklemiş Başvekil Rauf Bey istifa etmiştir. Bunun üzerine 1. Meclis feshedilerek M. Kemal isteği doğrultusunda 2. Meclisi kurarak Lozan Antlaşması T.B.M.M.’de 23 Ağustos 1923’te tasdik edilmiştir. Böylece batıya teslimiyet kabul edilmiştir.
HaimNahum, Lozan’da özellikle İslamiyet’in geriletilmesi ile ilgili yabancı devletlerle yaptığı görüşme ve vaatler sonrası Türkiye’ye gelme cesaretini gösterememiştir. Bir süre Paris’te kalarak daha sonra Mısır’a geçmiştir. 2. Meclise Hilafetin ilgası teklif edilerek 3 Mart 1924 kabul edilmiş ve hanedan yurt dışına sürülmüştür.
İngiltere Parlamento’su 6 Mart 1924 te Lozan Muahedesini tasdik etmiştir. İngiltere tam sekiz ay boyunca hilafetin ilgasını beklemiştir. Lozan Muahedesi imza edilirken İngiliz Avam kamerası üyelerine Lord Curzon;‘’Türkler bir daha eski satvetine kavuşamayacaktır. Zira, biz onları maneviyat cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz‘’ demiştir. (1)
Osmanlı Devleti’nin yıkılarak hedefine ulaşan emperyalizmin beyni Siyonizm, bugünde aynı idealleri uğrunda devam etmektedir. Bugün etnik, mezhep ve inançlara göre sınırların yeniden çizilmesi ve ülkenin bölünüp parçalanmasında Beynelmilel Siyonizm’in ve A.B.D.’nin menfaatleri vardır.
Demokrasi adına ülkelerin parçalanmasının asıl sebebi Nil’den Fırat’a kadar olan toprakların ele geçirilmesidir. İsrailli diplomat OdedYinon dünya Siyonist teşkilatının yayın organı Kivinumadlı dergide açık ifadelerde bulunmuştur. Yinon ‘’İsrail İçin 1980’ler Stratejisi” adlı makalesinde İran ve Türkiye dahil, bütün Ortadoğu ülkelerinin etnik ve mezhep yapısının İsrail için büyük fırsat olduğunu belirterek Yinon’a göre Irak üç devlete, Suriye altı devlete bölünmelidir.’’ (2)
Siyonistlerin menfaat ve hedeflerini savunan Hıristiyanlar olan Evanjelist’lerin amacı Dicle ve Fırat arasında cennetin kurulacağı … Çünkü Tanrı’nın vadettiği yer burasıdır.
Yahudiliğin ilahı Yehova’ya göre Yahudi kavmi kutsaldır ve milletin efendisidir. ‘’Görmekte olduğun bütün memleketleri senin zürriyetine vereceğim. ’’ O gün de Mısır ırmağından büyük ırmağa (Fırat’a) kadar bu diyarı senin zürriyetine verdim. ‘ ’ Yabancılar (milletler) senin sürülerini güdecekler ecnebiler çiftçileriniz ve bağcılarınız olacaklar. Siz milletlerin servetlerini yiyeceksiniz, bütün milletler Yehova’ya kulluk edecekler. ’’ (3)
Unutulmaması gereken Yahudiliğin ideallerinin temelinde üstün kavim inancı vardır. Milletleri yıkmak, bölmek ve sömürmek için her vasıtayı mubah görürler. Bugünkü Ortadoğu, Siyonist planlar doğrultusunda 1. Dünya savaşında toprakları paylaşılan Osmanlı topraklarıdır. Türk Milleti geçmişte olduğu gibi bugün de İslam beldelerinin ve mazlumların hamiliğini üstlendiği için maddi manevi saldırılara maruz kalmaktadır. Türkiye Muharref Tevrat’a ve Siyonizm’e göre vaat edilmiş topraklar içerisindedir.
Tek dünya hakimiyeti kurmak, dünya ekonomisine sahip olmak ve tek dünya din anlayışını tesis etmek bu anlayışın esaslarıdır. Bugün Ortadoğu’nun paramparça olmasının sebebi; İslam dünyasına saldıran güçlerin planlarına karşı İslam Alemi’nin doğru strateji etrafında teşkilatlanmayışı, bir hilafet merkezi gibi güç birliği merkezinin olmayışı ve devletlerin lider kadrolarının millî duruş sergilemekten uzak oluşu önem arzetmektedir.
Türkiye, tarihi misyonu ile İslam’ın sancaktarı olmuş üç kıtada hilafet merkezliği yapmış, Hak ve Adaletin sembolü olmuş asil bir millettir. Bugün içinde bulunduğumuz sorunlar Milli Kadroların rehberliğinde Milletin teşkilatlanması ehil ve vatansever kadroların şuurlu hareketi ile ortadan kalkıp emperyalistlerin hayalleri Allah’ın izni ile suya düşecektir. Türkiye’nin her alanda güçlenmesi ve kendini kabul ettirmesi ile bölgemiz huzura kavuşacaktır.
Kaynaklar:
1- Hüseyin Serkan Elnönü -HaimNahum.
2- Ramazan Kurtoğlu – Evanjelizm.
3- İhanet Planları.