Terörü Bitirmek Ne Kadar Kolaymış

 

1984’ten bu yana başımıza bela olan, binlerce asker, polis, korucu, yaşlı veya genç, kadın, erkek ve kundaktaki çocukları dahi katletmekten kaçınmayan “PKK terörünü bitiriyoruz” diyor birileri. Acaba öyle mi?

Terörü Bitirmenin Yolu: Sadece Bir Takım Elbise!

Terörü bitireceğiz diye İmralı canisini muhatap kabul edince Apo öyle bir kıymete bindi ki, sormayın gitsin. O da kendini dev aynasında görmeye hem Meclisteki uşaklarına hem de devlete emirler vermeye başladı. 

Ve Apo canisinin ziyaretçilere, “Devlete güvenmeyin. Devlet nedir? Ben devleti yeniden inşa ediyor, Kürtleri devlete yerleştiriyorum. Devleti Kürtleştirip, Kürtleri de devletleştiriyorum. Bu sahte on Kürt devletinden daha iyi bir şeydir” dediği ortaya çıktı.

Ne diyordu Tayyip Erdoğan; bu süreçle, “milli birliği sağlayacak ve toplumsal uzlaşmayı güçlendireceğiz.” Ne güzel! Ama sormak lazım, millet olarak bir değil miyiz? Toplumsal dayanışmamızda sorunlar mı var? Ve bütün bunlar, teröristler affedilip toplum içerisine salınınca mı sağlanacak?

Ne diyor Apo denilen cani, “devlete güvenmeyin, ben devleti yeniden inşa ediyor, devleti Kürtleştiriyorum.”

Bu soysuz, bir cani değil de sanki devletin sahibi. Evet, Apo, kendinden ne isteniliyorsa onun peşinde. Sözleri de bunun apaçık ispatı. Gel gör ki devleti yöneten, hatta devlet benim diyenden “haddini billll!” diye bir ses işitilmiş değil. Bu gidişle işitilecek de değil.

Sahi, PKK denilen terör örgütü, hangi terör örgütünün devamıydı? Evet bildiniz. Kanlı terör örgütü Asala’nın. Zaten kendine Apo diyen cani de Artin Agopyan adlı bir Ermeni cani değil mi?

Bu durumda devletleşen kim oluyor, Kürtler mi? Yoo, onlar emperyalistlerce bugün kullanılan bir figüran. Devletleşen Kürtler değil, ön planda eli kanlı Ermeni terör örgütü Asala’nın devamı olan PKK, arka planda ise emperyal efendiler.

“Yüz yıllık ara” denilen şey, öyle birilerinin hayallerini süsleyen Osmanlı’nın ihyası değil, ta yüz yıl önce çöpe atılan Sevr paçavrasının tekrar yürürlüğe konmasıdır. Sevr haritası ile Coni’lerin servis ettikleri haritanın benzerliği bunun için yeterli değil mi?

Sadece Türkiye’ye bakmaz, etrafımıza da şöyle bir göz atarsak yapılmak istenilenin bu olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Bunun için Irak’ta Barzanilere koltuklar ikram edildi ve yine bunun için Colani’ye takım elbise giydirilip Şara diye Suriye’nin başına geçirildi. Gel gör ki İran, pişirilmek istenen aşa inatla su katıyor.

Bitirilmek İstenen PKK Terörünün Arka Planı!

Seksenli yıllarda; “Türkiye’ye musallat edilen terör, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısının zaruri bir sonucu gibi gösterilmeye çabalanmış ve ne yazık ki bu aldatmacada epeyi de başarılı olunmuştur.

Sonuç olarak Türkiye’deki etkisi oldukça büyük telkin ve tesir merkezleri, mihrakları, terörün kaynaklarını ve vasıtalarını meşrulaştırmasalar bile onu mazur göstermeye meyletmişlerdir. Dar boyutlu, eskimiş bir dünya görüşü ve politik çıkarların etkisinde kalınarak

… terörden çok hasım politika grupları suçlanmış ve terör, hasım iktidarın veya muhalefetin veya siyasal rejimin yıkılışının, çürüyüşünün bir habercisi olarak selamlanmıştır. Böylesine bir anlayışsızlık ortamında terörün boy atmasından başka bir netice de elbette olamazdı.” (Bayrak Dergisi, Sayı 630, 01.03.1982)

“Biz, Türkiye’yi meşgul eden davaların, problemlerin çıkartıldığı ihanet üslerini ve merkezlerini imha etme

yerine maşalarıyla ve aletleriyle uğraşırsak, bu işlerin üstesinden gelemeyiz. Bunu kabul etmeliyiz. Ermeni davası, tam ortaya koymak gerekir ki, müttefiklerimiz tarafından Türkiye ile yapılacak olan pazarlıklarda kullanılacak bir kozdur.

Yoksa Ermeni davasının Türkiye’de gerçekleşmesinin imkânı yoktur. Ama, bir Ermeni hayali, benzeri hayali davalarla birlikte Türkiye üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanılacaktır. (Bayrak, Sayı 640, 10.05.1982)

Evet, emperyalistlerin Osmanlı hükümetine dayattığı Sevr Antlaşmasının imzaladığı günde, 10 Ağustos’ta, Meclis’e getirilerek onaylatılan yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden günler geçmesine rağmen silah bırakan bir terörist bile yok.

Buna karşın, muhatap alınan vatan hainlerinin ve Apo denilen caninin; Türkiye’yi parçalayıp Türk Devletini ortadan kaldırarak Büyük Kürdistan(!)’ın bir parçası olarak emperyalistlere teslim etme amacından hiçbir şekilde vazgeçmedikleri görüyor.

Bunun böyle olduğunu; öldürülen teröristler anmak için Diyarbakır’da başlatılıp daha sonra Van Edremit, İstanbul Başakşehir, Hakkâri Yüksekova, Şırnak Cizre, Mardin Nusaybin’de düzenlenen törenler gösteriyor.  Ne var ki, devlet ve millet aleyhine sloganların atıldığı bu törenler için hükümetten yine hiçbir çıt yok.

Related posts

BAŞYAZI: Egemenlik ve tam bağımsızlık hakkından taviz verilemez #37

Mekke Paktı Stratejik Başarı Mı, Tehlikeli Bir Girişim Mi?

Kanun Kılıflı Mağduriyetler: Bu Kaçıncı Soygun?