Siyasetin suyu çıktı;
Alana gibi, şeytan da öyle!
Akıl almaz huyu çıktı;
Uluorta’ya ulaşana bakın!
Ne bahar kaldı ne de yaz;
Uzuvlarda türlü maraz!
İliğe işliyor ayaz;
Isıtmadan tütene bak!
Taraflar verdi baş başa,
Hasımlar geldi diş dişe!
Sinsiler dönüyor köşe,
Mülküne mülk katana bak!
Örselendi dünkü dede,
Tahta vardı gide gide.
Herhalde ki yetti vade,
Yakasından tutana bak!
Görünmez kuyunun dibi,
Bilemedim kim sahibi?
Geveze horozlar gibi;
Yerli yersiz ötene bak!
Vekil, asılı dışladı;
Ayak kaydırmak başladı!
Hukuk aksine işledi,
Hele gücü yetene bak!
Bak, gör, gardaş anla önce;
Hesapları ince ince!
Menfaati hissedince;
Mantar gibi bitene bak!
Adalet mülkün direği,
Devlet varlığın gereyi…
Deyip “ganimet böreği”;
Ham hum edip, yutana bak!
Kayıp edeli erdemi,
Sürdüler devranı demi!
Fazla dayanmaz bu gemi;
Batırana, batana bak!
Gâhi bulunarak darda,
Gâhi kendini inkârda!
Lütfü der ki; meydanlarda
Naraları atana bak!