Ömür dediğimiz ne ki, su gibi akıp gidiyor. Türk kültürüne adanmış bir ömür.TYB okulunun değerli bir öğretmeni, rehberi ve ağabeyi D. Mehmet Doğan’ı ebediyete uğurladık.Türk kültür hayatına birçok hizmet ve emek veren,milli ve manevi kültürümüzün yaşatılması konusunda dertli, bir gönül ve kültür insanı ebedi aleme göç etti.
Sevilen insanlar, değerler, ömrünü bir dava ve amaç uğruna vakfedenler, bu dünyadan ebedi aleme göçünce çok üzülüyoruz, ama ilahi mesaj değişmiyor. “Her nefis ölümü tadacaktır!” O, düşünmeyi, yazmayı, yazarlara örnek olmayı ilke edinmiş, değerlerimizi ve kültürümüzü eyleme dönüştürme yolunda inanmış bir dava insanı idi…
O, bir kültür mirasçısı ve taşıyıcısıydı. Kıtaları, Türk dünyasını, bir medeniyet ve Türkçe sevdalısı olarak dolaşıyordu. Zengin kültür değerlerimiz için yazar, şair, akademisyenlerle kıtalar arası kültür birliktelikleri için uğraşı veren dertlilerdendi. Zamanın çoğunu bu toprakların kültür ve irfanına adamış, bir kültürün, bir medeniyetin ayağa kaldırılması için çalışmış, çabalamış gönül insanıydı.
Hayatına baktığımızda bir kültür inkılapçısı olarak görürüz. İnandığını söylemekten imtina etmeyen, Türk kültür tarihi ve medeniyetimizin ihyası davasını özümsemiş, kendisini bu yola vakfetmiş cesur, diriliş kahramanlarındandı…
İnsan Eserleriyle Yad Edilir.
İnsan yaşadıkları, yaşattıkları, bıraktığı iz ve eserleriyle anılır. Güzellikleri ile anılacak insanlardan olup, sözü eğip bükmeden söyleyen, insana dürüstlüğüyle güven veren, takdir edilecek şahsiyetlerdendi…Bazı insanlar vardır ki, yerleri doldurulmaz ve unutulmaz. Unutulmayacaklardan birisi de ‘Türkiye Yazarlar Birliği’ kurucu ve onursal başkanı D. Mehmet doğandı.
Türkiye’nin edebiyat ve kültür hayatına, yarım asra yakın zamandır kitap, makale,sözlük eserleriyle hizmet ediyordu. O, değerlerimizin ve kültürümüzün yeniden ayağa kalkması için genç yaşta yazdığı “Batılılaşma İhaneti” kitabı ile ülkemiz ve gönül coğrafyamızdaki insanların uyanması için rehberlik yapmıştı.O batılılaşma ihanetini ele alarak deşifre etti, ülke dışına kadar taşıdı. Balkanlardan Kafkasya’ya, Orta Asya’ya, TYB ile milletimiz, kültürümüz, değerlerimiz ve medeniyetimizin yeniden ayağa kaldırılması, Türk dünyasının yalnızlıktan kurtulması için dertlenmiş 77 yıllık hayatında bu sevdaları taşımış dava kahramanı idi.
Türkçemizin sevdalısıydı O. Türkçemize yapılan ihanet karşısında ıstırap çeken Cemil Meriç’in Türkçe hassasiyetine “Kale düşerken” başlığı ile bir yazı kaleme almıştır.Yazdığı eserlerle, Türkçemize ihanet edenleri hizaya getiriyor,milletimize rehberlik yaparak Türk Dil Kurumuna görevini hatırlatıyordu.Türkçemiz, dilimiz ‘anavatan’ gibi savunulması gereken kaleydi. Ona göre dil, bir milleti ayakta tutan en önemli sütundu.Türkçemizi güzel kullanan Yahya Kemal’in kullandığı kelimelerin Türk Dil Kurumunun kullanması için mücadele veriyordu. Siz yazmazsanız ben yazarım diyerek 300 bin kelimelik hazinemize el atarakhazırladığı ‘Türkçe Sözlüğü’ tek başına dev bir kültür hizmeti olarak, en güzel şekilde Türkçemize ve milletimize kazandırmıştı.
Bir kültürün ve medeniyetin ayağa kaldırılması için çalışmış, Yüce milletimizin edebiyatının aslına dönmesi için çabalamış; Türkçe konusunu önemsemiş, M. Akif’in mücadelesini en iyi anlatmış, Akif çalışmaları, sempozyumları yurdun dört bir tarafına yayılmış, kültürel, manevi tarihi bereketlendirmiş, Türk coğrafyasıyla ilgili kahramanlardandı.
İdealist Dava Kahramanları Her Zaman Yaşar!
Kurucusu olduğu,‘Türkiye Yazarlar Birliği’ cemiyet çalışmalarını ve bu kültür ocağının yaşatılması için çalışması önemli bir faktördür. Yerli ve Milli Kültür etrafında şekillenen düşünce birikimini derleyip toparlayan isimdi.Kültür-Medeniyet-İrfan üreten mekteplerden olan bu kurum, esas itibariyle adam yetiştiren bir müessese olmuştur her zaman. Kurucusu olduğu mektep; kuşaktan kuşağa yetişen, okuyan, yazan, düşünen, meselesi olan, ama her halükârda insanlık bilgisine sahip insanlar yetiştirmek Yazarlar Birliğinin asli fonksiyonu olagelmiştir.
Milletimizin mensubu olmak, Türk Kültür ve Medeniyetinin değerlerini,milletin harcıyla yoğurmak, milletin değerler sistemini topluma hâkim kılmak, dertli gönül insanlarının işidir. Dava ve gönül insanları, bu dertle ah edip inlemektedir. Fuzuli’nin;“aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip” diyor. Dertliler hep bu halden bahsediyorlar. Acı değil de belki tam kelime manası aşktır. Birbirini tamamlayan iki kelimedirçile ve aşk… Hayat boyu dava ve gönül insanları bunu hep yaşarlar…
O, Türkiye Yazarlar Birliğinin gizli kahramanlarından, Türkçe sevdalısı,kültür taşıyıcısı ve koruyucusu olarak anılacaktır. Allah, milletimize milli ve manevi konularda hizmet yapacak insanların sayısını artırsın. Hayatı boyunca Türk dünyasının kültür birliği için çalışmalar ve öncülük yapmıştır.Kurucusu olduğu TYB, yıllar içinde edebiyat ve kültür hayatımızı besleyen bir okul haline gelmiş, öncülüğünde düzenlenen uluslararası şiir şölenleriyle gönül coğrafyamızda köprüler kuran önemli, gönül alperenlerindendi…
Merhum Mehmet Doğanın kendisiyle yazarlar Birlik üyesi ve bir dönem şube başkanı olarak zaman zaman görüşmüş ve kervanın baş mihmandarlığını yaptığı Türk kültürü ve edebiyat sohbetleriyle süslenen bir Kırgızistan Şairler Şölenine2013 yılında iştirak etmiştik.
Medeniyet inşasında, kültür ve sanat alanında bir rehberdi. Onun davası, Milletimizin kültür ve değerlerinin korunması ve yaşatılmasıdır. Geride bıraktığı bunca kültürel mirasa bakıp, onun bir Yunus misali, gönül insanı ya da ‘okul rehber danışmanı’ olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Mehmet Doğan gibi değerleri kaybetmenin eksikliği duyulacaktır. Kültürümüzü her alanda eserleriyle, tavrıyla, yaşayışıyla savunan, yerli ve milli duruşun simge hali olarak anılacaktır. Milli Kültürümüz, Gönül Coğrafyamız, bir medeniyetin dirilişi, Türkçenin inşası için, ömrünü bu yolda mücadelesine vakfeden bir değerini yitirdi.
Ne kadar yaşasak da er geç bağrına basar bizi sevgili gibi toprak… Üç günlük fani dünyadan bir dost daha, ebedi aleme uğurlandı. Doğan, bir fani olarak sorumluluk bilinci ve dava şuuruyla görevini yaparak aramızdan ayrıldı.D. Mehmet Doğan, manevi varlığıyla, eserleriyle hep ‘yanı başımızda’ olacaktır. Kederli ailesine, dost ve sevenlerine sabır, Yazarlar Birliği ailesine başsağlığı diliyorum, ruhu şad, mekânı cennet olsun…
1 Yorum