BOP’UN SINIRLARI GENİŞLİYOR
SURİYE’DE SOSYALİST ESED REJİMİ YIKILDI
H.Ali Özdemir
2003 yılından bu yana “Kuzey Afrika’dan başlayarak Himalyalara kadar uzanan topraklar üzerindeki yirmi dört ülkenin rejimi ve sınırları değişecektir” diye ilan edilen BOP projesinde, 2024 yılınınKasım ayı sonlarında Halep, ardından da 8 Aralık’ta Şam işgal edilerek şimdilik Suriye’de nokta konmuştur.
1.Esed’in sosyalist Baas Partisi iktidarı, Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler raporlarına göre, iç çatışmaların sonucunda ülkesinde uyguladığı insan hakları ihlalleri ve savaş suçları ile suçlanmıştır. On binlerce Suriye vatandaşı gösteri yaptıkları için tutuklanarak, hapishanelerde işkencelere maruz bırakılmışlardır. Ülkede uygulanan Sosyalist Baas yönetiminin;yargısız infaz, azınlık haklarını ihlal, tutuklulara işkence ve sansür uygulamaları gibi gayri insani yönetime sahip olduğu bilinmektedir.
Suriyedemuhalif gruplar ilk taarruzunu 27 Kasım 2024’te başlattı. Kuzeybatı bölgesinde bulunan Anjara ve Urm El-Sugra kasabaları ile on üç köyü ele geçirdi. 8 Aralık 2024’te başkent Şam işgal edilerek Sosyalist Baas yönetimi çökertildi. 19. Devlet başkanı olan Beşşeru’lEsed Şam’da bulunamadı. Şam işgalinin başlamasından önce Rus savaş uçağı ile Moskova’ya kaçtığı Rusya tarafından teyit edildi.
Böylece BOP’un hedefinde olan bir ülkede daha rejim değişikliği ile sınırları yeniden çizilmeye başlandı. Bu değişim yüz binlerce canın ölümü, sakatlanması, acı ve gözyaşına mal olmaktadır. Ölenler de sakat kalanlar da evsiz barksız yetim kalanlar da o ülkenin insanlarıdır. Bu acı tabloyu yaşatan geri plandaki ülkelerin insanlarına bir zarar gelmemektedir. Kendi adına savaş meydanlarına gönderdiği, füze namlularına hedef yapılan insanlar kimin adına savaşıyorlar. Savaşı kazanç kapısı haline getiren zihniyet arka planda, planladığı hedefin nasıl gerçekleştiğinin gururunu(?) yaşıyor.
Muhalif gruplar kimdir?
Şam’a yürüyen, muhalif gruplar olarak adlandırılan örgüt, dört örgütün birleşmesi ile meydana gelen Suriye savunma örgütüdür. Hey’etuTahriri’ş-Şam (HTŞ), (Şam Kurtuluş Heyeti) adıyla ifade edilen örgüt, Rusya tarafından El Kaidenin uzantısı olarak görülmesi yanında, ABD tarafından destek gördüğü bilinmektedir. Türkiye’nin de arasında bulunduğuülkelerin çoğu HTŞ yi terör örgütü olarak tanımıştır.
Diğer bir muhalif gruplar örgütü de 2012 yılında Katar’ın Doha kentinde kurulmuş olan Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu’dur. Esedhükümetine karşı olanların ve çoğunun sürgünde yaşadıkları kişi ve gruplardan meydana gelen örgüt, kısaca muhalifler listesinde görünmektedir. Suriye Ulusal Konseyi örgütü ile birleşme planları yapılmış, ulusal devrimin lideri olmayı planlamışlardı, ama bunu gerçekleştiremediler.
Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK) olarak, Esed devletine karşı örgütlenmiş gruplardan olan örgütün elinde bazı topraklar bulunmaktadır. 2011 yılında kurulan ve merkezi İstanbul’da bulunan Suriye muhalefet koalisyonudur. Bu örgüt de Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonuna bağlılığını bir müddet devam ettirdi. 20 Ocak 2014’te koalisyondan ayrılıp, bağımsız hareket etmeye başladı.
1.Esed rejiminin yıkılmasını isteyen Suriye Devrimi Yüksek Konseyi örgütü, 2011 yılında Şam’da kuruldu.
Suriye Demokratik Halk Partisi, Suriye Ulusal Koalisyonunu destekleyen Hıristiyan George Saba’nın liderliğini yaptığı muhalefet partisidir. Suriye’de muhalefet partisi olarak faaliyet gösteren grup, daha önceleri Suriye Komünist Partisi adıyla kurulmuştu. 2005 yılında komünistlikten ayrılarak Sosyal Demokrasi felsefesini kabul ettiklerini açıklamışlardır.
Suriye Demokratik Türkmen Hareketi, muhalefet cephesinde yer almıştır. 21 Mart 2012 tarihinde İstanbul’da Suriye Türkmenleri tarafından kurulan örgütün başkanı Ziyad Hasan’dır. Önceleri Suriye Türkleri Derneği adıyla çalışmaya başlayan hareket, muhalefet partisi olarak görev yaptı. Suriye Ulusal Konseyinde on altı temsilci, Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonunda üç Türkmen temsilci bulundurmuştur. 2 Mart 2014 tarihinde Türkmen Milli Hareket Partisini kurarak Esed hükümetinin karşısında oldu.
Süryani Demokratik Örgütü, Hıristiyan etnik milliyetçi grubun muhalefet partisidir. Suriye Ulusal Konseyinde delegesi olan bir muhalif gruptur.
Bütün bu gelişmelere bakıldığı zaman, Suriye’nin Esed dikta rejiminden kurtulması hedefinde olan örgütlerin bir bütün olarak hareket edemedikleri ortaya çıkmıştır. Birliği sağlayacak olan haklı bir ideolojiden mahrum, inanç ve fikir birliği olmayan grupların ehil bir liderlik öncülüğünde kadroya dönüşmesi mümkün olamamaktadır. Zafere olan inanç birliği yok, zaferi kazanacak ehil bir lider ve komutan yok, fikirler ve görüşler farklı farklı, bütünlük yok. Bu durumda yapılacak iş, vatan savunmasında her şeyi göze alarak kararlı bir taarruz hareketini başlatmak gerekecektir. Bu öncülüğü Şam’ı fetheden HTŞ (Şam Kurtuluş Heyeti) yapmıştır. Bütün muhalif grupların HTŞ etrafında toplandıkları görülmüştür. Bu işi on üç yıl sonra yapabilme cesareti nereden gelmiştir? B. Esed’in hâkimiyetinin sonu geldiği kararı, basit bir iş olmasa gerekir. Bu savaş bir terör örgütünün gayri nizami, asimetrik bir çalışması ile değil profesyonel bir yönetimin eseri olmalıdır. Şam’ın işgali karşısında ne İran’dan ne Rusya’dan bir müdahale gelmemiştir. Olaylar göstermiştir ki bu işin sonuna gelinmiştir. Savaşın kaybedildiğini Rus komutanlar Esed’e anlatmışlar ve ikna etmişlerdir. Şam’ın işgalinin ABD kontrolünde gerçekleştiği aşikâr olmuştur. Böylece BOP’un bir hedefinin daha gerçekleştiği görülmüştür.
Şam nasıl işgal edildi?
7 Aralık günü Şam’a doğru ilerleyen muhalif grup askerleri, birçok yerleşim yerlerini işgal etti. Sabahın ilk saatlerinde on iç sene öncesinde Esed rejimine karşı ayaklanmaya başlamış olan Derada muhalif güçler tarafından teslim alındı. Kırsal bölgede çok sayıda askeri birlikleri ve yerleşim yerlerini ele geçiren muhalif güçler ilerlemeye devam etti.
Güney Suriye’deki daha çok Dürzilerin yaşadığı Suveyda şehri kısa sürede teslim olurken Esed askerleri kontrol ettikleri Kamışlı ve Haseke illerinden çekilerek buraları PKK/YPG güçlerine bıraktı. Fırat nehrinin doğusunu tamamen boşaltan rejim güçleri, Deyrizor il merkezini de terör örgütü PKK/YPG’ye teslim etti.
B.Esed güçleri Şam’a on km mesafede bulunan şehirleri terk etmeye başlamışlardı. Şam’ın kapısı niteliğindeki Humus’ta şiddetli çatışmalar başlamıştı. Esed güçlerinin yoğun hava saldırıları karşısında direnen ve çatışan HTŞ güçleri Humus’u ele geçirdiler.
Ülkenin güneybatısında bulunan Kuneyta il merkezini ele geçiren muhalif gruplar, Şam’a doğru ilerlemeye devam ettiler. Günün akşam saatlerine yakın Şam’ın güneyindeki Darayya bölgesini teslim aldıktan sonra Şam’ın merkezine doğru savaşarak ilerlediler.
Şam’a giren muhalif güçler, öncesinde Halep, İdlip, Hama, Humus, Tel Rıfat veSuveyda yönetimlerini ele geçirmişlerdir.
Komutan Hasan Abdulgani,Başkent Şam’ı kuşattıklarını ilan ediyordu. Kuşatmadan kaçan bin civarındaki Suriye askerleri El-kaim sınır kapısından Irak’a sığınmışlardı. Bu arada Suriye Devlet televizyonundan açıklama yapan rejimin İçişleri Bakanı Şam’ın etrafında çok güçlü güvenlik koridoruna sahip olduklarını(!) açıklıyordu. Başkan B. Esed’in Şamdan kaçtığı söylentilerine karşı “Devlet Başkanı Beşar Esed’inanayasal ve ulusal görevleri başında ve başkentten takip etmektedir” açıklamalarını yapıyordu.
Bir süre sonra B. Esed’in Rusya’da, Moskova’da olduğu haberi yayınlandı. Financial Times’ın haberine göre B. Esed ailesini yerleştirmek üzere, Moskova’da 2013’ten 2019’a kadar kırk milyon Dolara on dokuz apartman dairesi satın aldığı ortaya çıktı. B.Esed yakın akrabalarını bu dairlere yerleştirmek üzere hazırlık yapmış olduğu anlaşıldı.
B.Esed Suriye’nin BOP’a teslim edileceğini önceden görmüş olmalı ki, hazırlıklar buna göre yapılmış. Halep’in HTŞ tarafından işgal edilmesinden hemen sonra da Esed’in savaşı kaybedeceği anlaşılmıştır. Haber ajanslarının bildirdiklerine göre Rus yetkililerce üç elemanları B. Esed’e göndererek ülkeyi terk etmesi için ikna çalışmaları yapılmış. HTŞ akınlarını artık durdurma imkânının olmadığı, kendisinin Muammer Kaddafi gibi linç edilerek öldürülmemesi için Moskova’ya götürmek istedikleri anlatılmış. Bu suretle Esed askeri bir uçakla ülkeyi terk etmiş.
Başkent Şam’ın işgal edilmesi, Halep, Münbiç gibi önemli şehirlerin Esed rejiminden alınması on iki günlük bir süre içerisinde gerçekleşti. Altmış bir yıllık Sosyalist Baas rejimi yıkıldı. Suriye’nin tarihi yeniden yazılmaya başladı. Suriye bayrağı da değiştirildi. Bundan sonra her şey güllük gülistanlık olmayacak. ABD’nin BOP planı gereği düzenlenecek yığınla sosyal işler var. Yıkılan şehirler, yakılan eserler yeniden tamir edilecek, her şeye yeniden şekil verilecek. Ülkenin rejimi değişecek. PKK/YPG terör örgütü yeni rejim içinde nasıl bir çalışma alanına kavuşacak? Bu işin bir bedeli olacaktır. Suriye bu yükün altından çıkmak için kaç sene çabalayacak? Bütün bunları zaman gösterecek.
On üç yıl boyunca Rusya ve İran, Esed rejiminin destekçisi idiler. Muhalif güçlere karşı silah ve mühimmat yardımı yapıyorlardı. Muhalif güçlerin ilerlemeleri karşısında İran bütün güçlerini geri çektiğini ilan ederken Rusya kısıtlı yardımını sürdüreceğini açıklıyor ve vatandaşlarının ülkeyi terk etmelerini söylüyordu. Suriye’de BOP kapsamında belirlenen yeni bir rejimin kurulması aşamasına geliniyordu. Bu bağlamda komşu Irak’tan Şii liderin fetvası ile Suriye’nin iç işlerine karışma yasağı getirildi.
Türkiye ne yapacak?
Esed sülalesinin altmış bir yıllık adaletsiz saltanatı çöktü. Suriye’nin rejimi ve sınırları yeniden yazılmaya başladı. On beş milyon Suriyeli yerlerinden ve yurtlarından uzaklaştı. Evsiz barksız kaldılar. Yabancı diyarlara göç eden çaresiz insanlar hayatları pahasına sonu bilinmez yollara düştüler. Aç kaldılar, ağladılar. Yollarda ölenler oldu. Ailelerin ocakları söndü. Yetim kalanlar, dul kalanlar, sahipsizler kendilerine yardım edecek yardımsever bir Allah’ın kulunu aradılar. Hiçbir olumsuz şartları düşünmeden, kendi sıkıntısını unutan Türk Milleti bu insanlara kucak açtı. İnançları, fikirleri ne olursa olsun bunlara bakmadan komşuluğu kabul ettiler, yanlarında misafir ettiler, ekmeklerini paylaştılar. Şimdi ise bu mağdur insanlar, vatanlarının bir diktatörün hâkimiyetinden temizlenmesi ile evlerine, vatanlarına geri dönmeye başladılar.
Suriye’de altmış bir yıllık adaletsiz Esed saltanatı çökerken gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler bol bol nutuk atarak sonuçtan memnun olduklarını belli ediyorlardı. Ne Suriye haritasının yeniden çizilmesi ne Şam’ın düşmesi ne de Esed’in Rusya’ya kaçması birçoklarını ilgilendirmiyordu.
Bu yeni oluşumda Türkiye’nin terör ile mücadelesinde belki de yeni kapılar aralanacaktır. Suriye’nin başına kim geçecek? El Kaide mi, İŞİD mi komşu olacak? Kuzey Suriye’de kurulan kantonların federasyon devleti PKK/YPG devleti mi komşu olacak? Bu kanton federasyonuna BOP nasıl bir harita çizdi beklenip, görülecek.
IŞİD tehdidi karşısında Caber Kalesinde bulunan ata yadigârı Süleyman Şah türbesi ve saygı karakolu terk edilerek taşınmıştı. 20 Mart 2014 tarihinde IŞİD terör örgütünün tehdidi ile vatan toprağı terk edilmiş, dalgalanan bayrak indirilmişti. Şimdi Süleyman Şah Türbesi’nin tekrar eski yerine taşınması gerekir. Orası Türk Milletinin vatan parçasıdır. Bu vatan parçasında yeniden Türk Silahlı Kuvvetleri konuşlandırılmalı ve görev yapmalıdır.