Çuvaldız

Evveet değerli okurlar, bu sayıda da siz değerli okurlarıma konuk olayım istedim. Ve üşenmeyip sizler için bir şeyler döktürdüm. Yazması benden, okumak, bir de başkalarına okutmak sizlerden. Eeeee, daha ne durursunuz, başlayın bakayım hemen okumaya ve bitirince de sarılın cep telefonlarına. Arama kayıtlarının resimlerini çekip bana gönderenlere bir sonraki yazım bedava…

Hadi Yapalım Bana Bir Anayasa

Tayyip Erdoğan’ın anayasa ile derdi bitmedi gitti. “Bu anayasa var ya, o bir darbe anayasasıdır. Bu nedenle de tez değiştirilmesi gerekir” diye anayasayı hep hor gördü, bunun için de ikide bir maddelerini değiştirip durdu.

Toplam 177 maddeden oluşan 1982 Anayasası’nın 1987 yılından 2017’ye kadar tam 51 maddesi değiştirildi, 23 maddesi ise yürürlükten kaldırıldı ve madde sayısı 154’e düşürüldü.

Anayasa değişikliklerinin çoğu AKP iktidarı döneminde yapıldı. Üçte biri kısmen veya tamamen değiştirilmiş, beşte biri de yürürlükten kaldırılmış bir anayasa nasıl oluyor da hâlâ darbe yasası oluyor?

Hem de D. Bahçeli’nin ya anayasayı Erdoğan’a uyduracağız ya Erdoğan’ı anayasaya uyduracağız sözüne karşın Erdoğan’ın anayasaya uydurulmasına değil de anayasanın Tayyip Erdoğan’a uydurulmasına karşın.

Devlet Bahçeli, Erdoğan’ı anayasaya uydurmayıp tutup bir de Anayasayı Erdoğan’a uydurunca 2018’de ucube tek adam rejimimiz olmadı mı?

1982 Anayasası, her ne kadar darbe sonrası hazırlanmış olsa da tek adamı değil parlamenter sistemi, yürütme, yasama ve yargıyı tek adama bağlama yerine kuvvetler ayrılığını ve özellikle de tek adamın değil sadece hukukun üstünlüğünü öngörüyordu.

Bütün bu değişiklikler T. Erdoğan’ı neredeyse devlet yapmış ve kendisi de adeta devlet gibi hareket eder hale gelmişken ve dedikleri kanun olmuş, hatta atadığı bakanlar R. T. Erdoğan’ın talimatı olmadan afetlere müdahale bile edemezlerken Erdoğan hâlâ niçin yeni anayasa der ve Numan Abisini bu işler için koşuşturur?

Yeni anayasa, öyle üfürüldüğü gibi bize yarayacak bir anayasa falan değil. “Anayasa isterük” talepleri da iç değil, tamamen dış kaynaklı. Yoksa, o kadar yol almışken BOP yarım kalır!

Evet, yine uyulmayacak bir anayasa, başka bir şey için değil, BOP yarım kalmasın, tamamlansın diye yapılır. Yılardır Türklük boşuna mı tu kaka yapıldı, Kürtçülükse baş tacı. Boşuna mı dolduruldu milyonlarca Suriyeli ve boşuna mı getirildi ta Afganistan’dan savaşçılar. Üniter devlet de ne ola, çok uluslu ve çok kimlikli bir devlete yol almak varken. Eyyy millet evladı, yeni anayasa işte bunlar için isteniyor!

Global Dünya

İsrail, kadın, çoluk-çocuk demeden Gazze’de Filistinlileri vahşice katledip dururken bir gün Türkiye’nin İsrail ile ticarete devam ettiği duyulur. Hem de devletin bilgileriyle ortaya konulur bu iddia.

Hatırlarsanız işte o günlerde ben de İsrail’e bu ticaretin durdurulmasına yönelik bir videoyu bütün tanıdıklarla paylaşıp Filistinlilerin kanı üzerinden yapılan bu ticareti kınamıştım.

Bir tanıdık beni cahil yerine koyup, “senin global dünya gerçeklerinden haberin yok galiba Ahmet Bey” diye global dünya gereği hükümetin İsrail ile ticaret yaptığından dem vurmuştu. Global dünya gereği bir ticaret ha!

İçeride tepkiler artmaya başlayıp da İsrail ile ticaret nedeniyle iyiden iyiye köşeye sıkışan inkârcı AKP hükümeti, aradan çok geçmeden global dünya gerçeklerinden isteme istemeye ülke gerçeklerine doğru evrildi.

Önce 54 kalem malın İsrail’e ihracı için kısıtlama getirildiği duyuruldu, “dünyada bizden başka ülke kısıtlama getirmedi” böbürlenmesi ile birlikte.

Çok geçmeden de İsrail ile ticaretin tamamen durdurulduğu müjdesi. Geç de olsa doğru bir hamleydi bu hamle. Evet, bu kararla dış ticaret açığımız belki biraz daha da artacak, dengeler aleyhimize iyice bozulacak, ama akan kan yine durmayacak.

  1. Afrika Cumhuriyeti Uluslararası Ceza Mahkemesinde İsrail aleyhine dava açmış ve Nikaragua, önce İsrail’e silah yardımı nedeniyle Almanya’nın da UCM’de yargılanmasını talep etmiş sonrada siyasi ve ekonomik ilişkileri durdurmuşken bizim İsrail ile ticareti durdurmamız bunlara göre o kadar da önemli bir adım değil.

Gemileri gıda ve giyecekle doldurup Filistin’e gönderiyoruz ve utanmadan tutup Filistin’e bir yardım gemisi daha yola çıktı diyerek televizyonlarda günlerce reklamını yapıyoruz.

Bizim vakit geçirmeden bir an önce yapmamız gereken şey, İsrail’e fiilen dur demek ve soykırımı durdurmak. Bunu Filistinliler için olduğu kadar Kudüs için, Mescidi Aksa için ve hatta Yahudiler için bile yapmamız gerek. Zira, Ortadoğu dün olduğu gibi bugün de emperyalizmin kanlı emelleri için ateşe veriliyor. BOP’a eş başkan olan Tayyip Erdoğan bugün artık bu oyunu görmek ve bitirmek zorunda!

Ya İtibardan Tasarruf?

Yaklaşık on bir ay arayla yapılan iki seçimi kazanmak için bütün devlet imkanlarını adeta sebil edip hazineyi tam takır bırakan iktidar, Araplardan ve de Batılılardan kredi bulamayınca tasarruf önlemlerine mecbur kaldı.

Ve alınacak tasarruf önlemlerini bir vaveylayla açıkladı. İşte size o tasarruf önlemleri. Biirrr: Tam üç boyunca yıl taşıt alınmayacak ve kiralanmayacak, haşmetliler olanlarla idare edecek!

İkiii: Yine tam üç yıl boyunca ne yeni bina alınacak ne de kiralanacak! Vee ayrıca, kamuya ait sosyal tesislerse ekonomiye kazandırılacak. Bu şekilde ekonomimiz şahlanamasa da bir sürü sosyal tesis kazanmış olacak.

Üç: Kamu çalışanları servislere veda edecek, ya otobüse, dolmuşa binecek ya da tabanvayla işe gidip gelecek. Ne güzel bir önlem! Mevcutlarla da olsa bürokratlar makam araçlarına, kamu çalışanlarıysa yollara. Ne ala!

Dörtt: Yeni memur alımı yok, tabi üç yıl için. Emekli olan olursa KPSS puanı göstermelik, mülakat puanı asıl olmak üzere torpillilere memuriyetler hazır.

Beeş: Yönetim kurulu ödeneklerine üst sınır gelecek. Artık ödeneklerin alt tarafı ödenecek üstü devlete kalacak. Yani devlet parasını önce bir cebinden çıkarıp son diğer cebine sokacak. Peki, birden fazla yerden ödenek alanlara bir sınır var mı? Olur mu, tabii ki yok!

Vee altı: Kamu kurumlarının ajanda, takvim, plaket, eşantiyon vb. vermesi yasak! Peki, hediye almak serbest mi? Orasını hiç karıştırma sayın Çuvaldız dediğinizi duyuyor, hemen başka bir soruya geçiyorum. Peki ya, nerede itibardan tasarruf? Nerede saraylar ve de uçaklar? Sahi, unuttum. İtibardan tasarruf olmazdı değil mi?

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?