Dimyata Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak

Evveet çok değerli okurlar,vatandaşa “Terörsüz Türkiye” olarak sunulan elma şekerinin şekeri yalanıp bittiğinde bütün ekşiliği ile altındaki çürük elma ortaya çıkacak, bu hareketin asıl amacı açıkça görülecektir.

 

Adım Adım Sevr’e!

10 Ağustos1920’de Sevr imzalanır. Ordu terhis edilir. İstanbul da dahil olmak üzere, Anadolu işgal edilir. Müstevlilerin bir amacı daha vardır. O da Kürtler için değil, kendi menfaatleri için, Anadolu’da Kürt Devleti kurmak. Bunun için Sevr’e şu maddeleri koyarlar.

Madde 62 ve 63:Fırat Nehri’nin doğusunda, Suriye, Irak ve Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca fazla bulunduğu bölgelerin bölgesel özerkliğini, bu Antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içerisinde İstanbul’da toplanan İngiliz, Fransız ve İtalyan hükümetlerinin atadığı üç üyeden oluşan bir komisyon hazırlayacaktır.

Madde 64:”Antlaşmanın yürürlüğe konmasından bir yıl sonra, Kürtler, Türkiye’den ayrılma isteklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti’ne başvururlarsa ve Cemiyet de bağımsızlığı tanımayı Türkiye’ye tavsiye ederse, Türkiye, bu tavsiyeye uymayı ve bu bölgeler üzerinde bütün haklardan ve sıfatlardan vazgeçmeyi şimdiden yükümlenir…

İşte PKK’nın, Barzani’nin ve Türkiye’yi parçalamak isteyenlerin, “100 yıldır devlet olmamız engellendi” demelerinin nedeni Sevr’in işte bu maddeleridir. Ve ikinci Cumhuriyetçilerin, “Cumhuriyet, 1923’te açılan bir parantezdir” söyleminin asıl nedeni de budur.

Türkiye’nin idam fermanı Sevr’i, Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’nın başkanı olduğu Yüce Meclis, 1920’nin 19 Ağustos’un dayırtıpçöpe atar.Sevr’i imzalayanları ve onaylayanları da vatan haini ilan eder.

Türk Milleti; “PKK silah bırakıyor, kendini lağvediyor” söylemleriyle oyalanırken, diğer taraftan daSuriye’de YPG/SDG, Şam ordusuna entegre edilecek hayallerine kapılırken…

Amerika, PKK’yı Suriye’de altı tümen (seksen beş bin silahlı terörist) ile düzenli bir orduya dönüştürerekIrak’tan sonra Suriye’de deikinci bir Kürt Devletine doğru yürümektedir.

Suriye’de PKK ve uzantılarına verilecek topraklarla “En Amerikan yanlısı bir ülke, yani Suriye Kürdistan’ı kurulacaktır.Amerika’nın hedefi budur…

Bugün yıllar öncesinin menfur yoluna girerekmilleti “Terörsüz Türkiye” yalanı ile aldatanlar,şurasını çok iyi bilmelidir ki, akıbetleri de Sevr’i imzalayanların malum akıbetinden pek farklı olmayacaktır!

Kürtler İçin Değil,İsrail İçin Kuruluyor Kürdistan

Irak’ta bir Kürt Devleti kuruldu ve başına da önceleri Sovyetlerin desteklediği, şimdi artıkbirer Amerikan kuklası olan Barzani nam zebaniler geçirildi. Kürtler, boşuna seviniyorlar. Şu Mahabat Kürt Cumhuriyeti’ne ve Muhammed Gazi’ye ne oldu, bir araştırsınlar.

Amerika ve Batının, Kürt ve Kürt devleti aşkı nereden geliyor? Zannetmeyin ki Kürtlerin kaşına ve gözüne hayran olduklarından. Dün Musul ve Kerkük petrolü idi bu aşkın sebebi, bugün de yine petrol.Ve ayrıca su kaynakları. Evet, yarın petrolden daha kıymetli olacak olan su. Her şey,Kürtleri öne sürüp, Fırat ve Dicle’nin sularına sahip olmak için.

20 Şubat 1922’de İstanbul’daki ABD Yüksek Komiseri Amiral Bristol, Washington’a şöyle bir rapor gönderir: Zengin petrol yataklarına sahip olan Mezopotamya, başlayan entrikalar sebebiyle ciddi sorunlara sebep olacaktır. İngilizler, Kürdistan’ı denetim altına almak için Kürtleri Türklere karşı kullanmak isteyeceklerdir. Zira İngilizler;

Doğu’da “Kürt Sorunu” ile uğraşmak zorunda kalacak olan Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedir. İşte bu nedenle Kürtçülük hareketini desteklemektedirler.Demek ki, Batının Kürt sevdası, Kürdün kara kaşı ve kara gözü için değilmiş.

İngilizlerin etkisiyle şimdi adına methiyeler dizilmeye başlanılan Şeyh Sait tarafından 13 Şubat 1925’te bir isyan çıkarılır. Vebu isyan sonunda Musul ve Kerkük tamamen kaybedilir.

İşte Batının Kürt dostluğunun nedenleri ve arka planı. Bugün de durum aynı. Dün İngilizlerin oynadığı bu melun oyunu, bugün Amerika oynuyor. Evet, oyunun sahipleri farklı, ama amaç aynı.

Bugünkü Kurt Sorunu, dünün Kürt Sorunundan farklı değil. Ama bugün bu sorun, dışarıdan değil, içeriden halledilmeye çalışılıyor, 2002’de iktidara getirilen malum bir parti eliyle…

2009 ve 2013’te başlatılan çözüm süreci denemeleri, bunun için olduğu gibi, bu yıl başlatılan çözüm süreci de bu oyunun birer parçasından başka bir şey değil.

Ey iktidar sahipleri ve yandaşları; altınıza sürülen iktidar koltuğunun bir bedeli olacağını ve bu bedelin bir şekilde tahsil edileceğini bilmiyor olamazsınız. İki kere aldandınız, gelin, bari şimdi aldanmayın!

Related posts

BAŞYAZI: Kanserli Hücre Yasasını Kabul Edenler Derhal İstifa Etmelidir! #36

Vekil Güçler Girdabında Türkiye

Çerçevenin İçindeki Af Yasası