Elektrikli otomobillerin sürüş konforu ve sürüş dinamikleri her ne kadar başarılı olsa da 7-8 yıllık bir kullanımdan sonra gelecek olan batarya, bakım masrafları oldukça fazladır
Elektrikli Otomobil Nedir?
Elektrikli otomobil bir veya daha fazla elektrik motoru kullanarak, bataryalardan ve diğer enerji depolama cihazlarında depoladığı elektriği kullanarak sürülen otomobildir.
Elektrikli otomobiller 19. yüzyılın sonlarında ve 20.yy’ın başlarında oldukça revaçtaydı, fakat içten yanmalı motor teknolojisindeki ilerlemeler ve petrol kullanan araçların ucuz olarak toplu üretimi elektrikli araçların sonunu getirdi. 1970 ve 1980’lerdeki enerji krizleri elektrikli otomobillere kısa süreli bir ilgi oluşturdu, fakat günümüzdeki gibi büyük kitlesel bir pazara ulaşılamamıştı. 2000’li yılların ortalarından beri batarya ve güç yönetimi teknolojilerindeki ilerlemeler, değişken petrol fiyatlarının sebep olduğu endişeler ve sera gazı azaltma gereksinimi elektrikli otomobilleri yeniden gündeme getirdi. Özellikle Avrupa Birliğinin 2035 yılında sıfır emisyon hedefi; büyük çaptaki otomobil üreticilerini elektrikli otomobil üretimine zorlamıştır.
Elektrikli Otomobillerin Genel Özellikleri
İçten yanmalı motorların aksine elektrik motorunda rölanti hızı vs. yoktur ve geniş hız aralığında yüksek tork sağlar. Bu nedenle elektrikli otomobillerde şanzıman, debriyaj ve tork dönüştürücü gerekli değildir. Benzer şekilde onarım veya bakım gerektiren birçok bileşen de yoktur.
Elektrikli motorlar, benzinli veya dizel motorlardan daha sessizdir, neredeyse titreşimsizdir ve zararlı egzoz gazı yaymaz. Genelde daha az parçadan oluşurlar ve aynı performans için daha küçüktürler, %85-95’lik verimlilikleri ortalama %25′ verimli modern bir içten yanmalı motordan daha fazladır. Depolardaki fosil yakıtlara kıyasla akülerin enerji yoğunluğu daha az olduğundan elektrikli arabaların kütlesi geleneksel otomobillerin kütlesinden daha çok, menzilleri ise daha azdır.
Mekan kullanım kavramı denilen bileşenlerin düzeni de değişti. İçten yanmalı motorlu aracın yapımında, birçok bileşen ana tahrik etrafında düzenlenirken, elektrikli otomobilde bileşenler merkezi olmayan şekilde yerleştirilebilir. Daha dengeli bir kütle dağılımının yanı sıra bazı avantajları da sağlar:
- Soğutucular için daha küçük hava girişleri sayesinde daha akıcı bir ön bölüm mümkündür.
- Ön tarafın çarpışmayauygun tasarımı için destekler ve temas plakalarına daha çok yer vardır.
- Daha az alan gereksinimi aynı zamanda daha büyük direksiyon açısına ve dolayısıyla daha küçük dönüş yarıçapına imkan verir.
- Kütle merkezi, zeminin altındaki ağır aküler nedeniyle yere daha yakındır; böylece devrilmeye karşı daha iyi sürüş ve daha çok güvenlik sağlar.
- Frenve direksiyon sistemi için servo sistemlerinin elektrifikasyonu, otomatik çalıştırma veya yardım sistemlerinin uygulanmasını kolaylaştırır.
- Dingil mesafesiaynı toplam uzunlukta daha uzun olabilir; bu ise yolculara daha çok alan ve sürüş konforu verir.
Elektrikli Otomobillerin Dezavantajları
Potansiyel faydalarına rağmen, elektrikli otomobillerin geniş ölçüde benimsenmemesinin bazı sebepleri engel ve sınırlamalar ile karşılaşmalarıdır.
2010 itibarıyla elektrikli arabalar lityum-iyon bataryaların ek masrafları sebebiyle, sıradan bir içten yanmalı motorlu araca ve hibrit elektrikli araçlara göre önemli ölçüde daha pahalıdır. Bununla birlikte batarya bataryaların ömrü dolduğunda bertarafı veya geri dönüşümü için çok ciddi bir maliyet gerekmektedir ve bazı ülkelerde bu ücret araç sahiplerine yansıtılmaktadır.
Elektrikli arabaların yaygınlaşmasını engelleyen diğer faktörler; özel veya kamuya ait bir girişim olarak şarj istasyonlarının eksikliği ve kısıtlı menzil sebebiyle sürücülerin hedeflerine varamadan bataryalarının tükenip yolda kalacakları şeklindeki endişeleridir.
Elektrikli Otomobiller Gerçekten Çevreyi Kirletmez mi?
Elektrikli otomobiller şehirlerde temiz havaya katkıda bulunur çünkü; is, uçucu organik bileşikler, hidrokarbonlar, karbon monoksit, ozon, kurşun ve çeşitli nitrojen oksitleri gibi zararlı bir atık üretmezler. Ancak burada ülkelerin elektriği üretirken ne kadar çevreci oldukları önemli bir detay haline gelmektedir.
Evet; otomobil elektrikle çalıştığı için bir salınım yapmıyor fakat o elektrik üretilirken çevreye zarar vermeden üretiliyor mu? Burada verilere baktığımızda durum pek iç açıcı değil maalesef. Türkiye’nin kaynaklara göre ortalama birim elektriği emisyonu 420 gCO2/kWh ile Avrupa ortalamasının üstündedir. Bu değer Avrupa’da ise 170 gCO2/kWh dir. Bu ortalamayı aşağı çekmenin yolu ise yenilenebilir ve çevreci yöntemler ile elektrik üretimini gerçekleştirmektir.
Tüm bunlarla beraber düşündüğümüzde, elektrikli otomobillerin sürüş konforu ve sürüş dinamikleri her ne kadar başarılı olsa da 7-8 yıllık bir kullanımdan sonra gelecek olan batarya, bakım masrafları oldukça fazla olduğunu ve gerçekten çok da çevreci olmadığı görmekteyiz. Bu sebeple ülkemizde elektrikli otomobil satın almak için henüz erken olduğu kanaatindeyim. Tabi ki bu sahip olduğunuz imkanlar doğrultusunda ve bir araçtan ne beklediğinize göre değişebilir.