Pısa Sonuçları ve Eğitimdeki Çıkmazımız

Eğitim sistemimizin, kabiliyeti olanları teşvik etmek, problem çözme becerisi kazanmış, erdemli, ahlaklı, şahsiyetli ve de idealist insanı inşa etmek gibi bir sorumluluğu, bir mecburiyeti var. Bunu gerçekleştiremezsek dünya ekonomi liginde hedef olarak belirlenen, önümüzdeki yıllarda değil ilk 10’a girmek, ilk 20’de kalmak bile mümkün olmayabilir.

 

Bilindiği üzere kısaltılmış ismi PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), 15 yaşındaki öğrencilerin karmaşık problemleri ne kadar iyi çözebildiğini, ne kadar eleştirel düşünebildiğini ve etkili iletişim kurabildiğini ölçen bir araştırma. Öğrencilerin matematik, okuma/anlama ve fen alanlarındaki kazanımlarını değerlendirmektedir. Doğal olarak öğrencilerin bu kazanımlarını gerçek hayatta karşılaştıkları zorluklarla baş etme ve başarılı olma konusunda eğitim sistemlerinin onları ne kadar iyi hazırladığına dair bir fikir vermektedir.

Üç yıl ara ile OECD uzmanlarınca yapılan PISA değerlendirmelerine Türkiye 2003 yılından beri katılmaktadır. Her geçen yıl katılımcı ülke sayısının arttığı PISA sonuçları, eğitimde karar alıcılara uluslararası düzeyde karşılaştırma yapma imkanının yanında, eğitim uygulamalarını gözden geçirmelerine de fırsat vermektedir.

Türkiye olarak PISA’ya katılan OECD ülkeleri ile kendimizi karşılaştırırsak daha anlamlı bir değerlendirme olur bizim açımızdan. Bu konuda yapılan son üç PISA değerlendirme sonuçları, Türkiye olarak yerimizin hiç te iç açıcı olmadığını ve eğitimimizin bir çıkmazda olduğunu göstermektedir.

En son yapılan PISA 2022 uygulamasında Tablo 1’de görüldüğü üzere 37 OECD ülkesi içerisinde Türkiye matematikte 32. Fen alanında 29. ve okuma anlama becerilerinde ise 30. Sırada yer bulabilmiştir. (*)

Tablo 1- PISA 2022 sonuçlarına göre OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin yeri.

Ülke

2022

Alanlar

Matematik

Fen

Okuma/Anlama

OECD Ortalaması

472

485

476

Türkiye

453

476

456

Türkiye/OECD

32/37

29/37

30/37

Tablo 2- PISA (2015, 2018)  sonuçlarına göre OECD ülkeleri sıralamasında Türkiye’nin yeri.

Alanlar

Matematik

Fen

Okuma/Anlama

Türkiye/OECD  (2015)

34/35

34/35

34/35

Türkiye/OECD  (2018)

33/37

30/37

31/37

 

Tabloda da görüldüğü üzere 2015 PISA sonuçlarına göre Türkiye matematik, fen ve okuma/anlama becerileri konusunda 35 OECD ülkesi arasında (her üç alanda) 34. sırada yer alırken, PISA 2018’de 37 OECD ülkesi arasında matematikte 33. Fen alanında 30. sırada, okuma anlama becerisinde ise 31. sırada yer almıştı.

Türkiye açısından 2022 PISA araştırmasının daha vahim bulgusu ise; ölçüm yapılan alanlarda alt ve üst performans düzeylerinde OECD ülkeleri ortalamasındaki öğrenci sayılarımızın durumu daha manidardır…

Tablo 3- Alt performans düzeyinde (2.düzeyin altında)  olan öğrencilerin oranı.

Alanlar

Mat. (%)

Fen (%)

Okuma/Anlama (%)

OECD Ortalaması

31

24

26

Türkiye

39

25

29

Bu tabloyu doğru okumak ve değerlendirmek gerekir. 2. Düzeyin altında (zayıf) performans gösteren öğrenci oranı OECD ülkelerine göre Türkiye olarak öğrenci sayımızın daha çok (sırası ile %39, %25, %29) olması eğitimdeki başarısızlığımızın göstergesidir. Yani alt düzeyde performans gösteren Türkiye’deki öğrenci sayısı OECD ortalamasına göre daha çoktur…

Tablo 4- Üst performans düzeyindeki OECD öğrencilerinin oranı.

Alanlar

Mat. (%)

Fen (%)

Okuma/Anlama (%)

OECD Ortalaması

9

7

7

Türkiye

5

4

2

 

Üst performans düzeyindeki (5. Düzey veya üstü- en başarılı)  öğrencilerin oranı da manidardır. Burada yukarıdaki Tablo 3’e göre tersine bir durum sözkonusudur… OECD ülke ortalamasına göre Türkiye olarak üst düzeyde performans gösteren öğrenci sayımız daha azdır… Örneğin, Matematikte üst düzey performans gösteren Türkiye’deki öğrenci sayısı % 5 iken, OECD ülke ortalaması  % 9’dur. Aynı şekilde okuma/anlamada üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı Türkiye’de % 2 iken OECD ülke ortalaması % 7’dir.

Yukarıdaki Tablolar; eğitimde kalite adına geldiğimiz ya da çakıldığımız noktayı gösteriyor. Bir başka ifade ile bu sonuçlar bize masallardaki tekerlemeyi hatırlatıyor. “Az gittik, uz gittik dere tepe düz gittik, bir yaz bir güz gittik…” ve bir arpa boyu yol alamadığımızın göstergesidir bu sonuçlar.

Sonuç olarak;

Eğitim sistemimizin, kabiliyeti olanları teşvik etmek, problem çözme becerisi kazanmış, erdemli, ahlaklı, şahsiyetli ve de idealist insanı inşa etmek gibi bir sorumluluğu, bir mecburiyeti var. Bunu gerçekleştiremezsek dünya ekonomi liginde hedef olarak belirlenen, önümüzdeki yıllarda değil ilk 10’a girmek, ilk 20’de kalmak bile mümkün olmayabilir.

Zira “Dünya Eğitim Ligi” diyebileceğimiz 81 ülkenin katıldığı 2022 yılı PISA sonuçlarına göre Türkiye olarak 40’lı sıralarda,  ağırlıklı gelişmiş ülkelerin yer aldığı 37 OECD ülkesinin içinde ise 30’lu sıralarda ancak yer bulabilen nesil ile “Dünya Ekonomik Liginde” kalkınmış ilk 10 ülke içine yükselmek pek akla uygun düşmüyor.

                                                                                              

______________

(*) PISA Araştırma Sonuçları Türkiye Raporu, http://www. meb.gov.tr  

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?

0 Yorum

Zafer Kodal 25/11/2025 - 16:55
Aykut Edibali "Siyaset, ibadet temizliğinde yapılmalıdır." derken; ne kadar haklıymış. Şimdi daha iyi anlaşılır herhalde... Allah rahmet eylesin.
Add Comment