ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi, İsrail’in Büyük İsrail Projesi; Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine gözyaşı, zulüm, yıkım, kıtlık, açlık, kan ve ölüm getirdi. Zulüm durmadı, devam ediyor.
7 Ekim 2023’te İran destekli Hamas İsrail’i bombaladı. Önü sonu hesap edilmeyen bu stratejik hata, Hamas ve Hizbullah’ın intiharı oldu. İsrail ve Amerika tarafından yok edildiler. Ancak olanlar Filistin ve Gazze’ye oldu! Bu insanlık dışı katliamlara ve soy kırıma sessiz kalan en başta 57 Müslüman ülke ve tüm dünya insanlığı sorumludur
Kendi Adlarına Savaşacak Terör Örgütlerini Kuranlar
İŞİD Lideri ve HTŞ Lideri Golani Aynı Tezgâhtan Geçmiş!
İŞİD veya DEAŞ lideri Ebu Bekir El Bağdadi ve HTŞ lideri Ebu Muhammed El Golani’ye ABD’nin çizdiği rota hemen hemen aynı. Öyle anlaşılıyor ki her ikisi de hapiste eğitilmiş, yetiştirilmiş, görev verilerek Suriye’ye gönderilmişlerdir.
“Ebubekir el-Bağdadi: Bağdadi Irak direnişine destek verdiği için2004’te tutuklanıp Amerikan askeri cezaevi Buka kampında 2009’a kadar gözetim altında tutulur. ABD’li yetkililer bir süre sonra Bağdadi’yi serbest bırakır.
HTŞ Lideri Golani: Golani de aynı Bağdadi gibi Irak’ta ABD güçlerine karşı savaşa katılmaya gitti. Zerkavi’nin liderliğindeki Irak el-Kaidesi’ne katıldı. Golani, 2006’da Amerikan güçleri tarafından tutuklandı. Ebu Gureyb, Taci ve Bucca hapishanelerinde beş sene tutuklu kaldı. Mart 2011’de Taci Hapishanesi’nden altı adamıyla serbest bırakılan Golani, yanında 50 bin dolarla Suriye’ye geri döner.
Hiç yoktan ortaya bir terör örgütü çıkartıldı. Adını bütün dünya Suriye’deki etkili bir güç haline getirilen Heyet Tahrir Şam’a (HTŞ) lideri ve asıl adı Ahmed Hüseyin el Şara, takma adının okunuşu ise Ebu Muhammed El Golani’dir. HTŞ 2011 yılında El Kaide’ye doğrudan bağlı olarak Nusra Cephesi adı altında kuruldu. IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi de kuruluşunda yer aldı. Golani, 2012’nin ilk aylarında Suriye’de Nusra Cephesi’ni kurdu. DAEŞ lideri Bağdadi’ye biat etti. Suriye’deki el-Kaide kolu olduklarını tasdik etti. 2017’de ise nihai olarak Heyet Tahrir Şam’ı kurdu.
“HTŞ, İdlib’de Türkiye’nin oluşturduğu güvenlik şeridinin arkasında örgütlenmesini tamamladı. Bu arada ABD ve İsrail, her ne kadar HTŞ’yi terör örgütleri listesine alsa da HTŞ’ye rakip veya engel olabilecek bütün güçleri hava saldırılarıyla etkisiz hâle getirdi, meydan HTŞ’ye bırakıldı.
“Sonunda HTŞ, ABD, İngiltere, İsrail ve Türkiye’nin bilgisi dâhilinde, ciddi, bir direnişle karşılaşmadan İdlib’den yola çıkarak, Halep, Hama, Humus üzerinden Şam’a ulaştı ve yönetime el koydu.”(Aslan Bulut, Yeniçağ, 09 Aralık 2024)
HTŞ’ye uzmanlık düzeyinde uzun süre eğitim verildiğini, HTŞ’nin yayımladığı bildirilerin bile, uzman kalemlerin eseri olduğunu, modern silahları nereden bulduğunu, istihbarat desteğini kimlerin sağladığını, yaklaşık 30 bin HTŞ ve onu destekleyen 20 bin kişilik radikal grupların parasını kimlerin verdiğini, ABD isteseydi eğerHTŞ’nin lider kadrosunu kısa sürede yok edebileceğini söylemiyor.”(Naim Babüroğlu, Sözcü, 04 Aralık 2024) ABD, başına 10 milyon dolar ödül koymuş… Ama ABD TV kanalı CNN’de canlı yayına çıkartılıyor. İmaj çalışması yaptırılıyor. Ilımlı ve demokratik mesajlar verdiriliyor.” (Naim Babüroğlu, 08 Aralık 2024, Sözcü)
ABD ve İsrail, Suriye’de hedeflerine ulaştılar. Rusya ve İran kendi çıkarlarını korudu. Suriye Devlet Başkanı Esad, ailesi ve 135 milyar dolarla Rusya’ya kaçtı. İsrail için artık bir tehdit kalmadı. Suriye toprakları ve halkı, HTŞ ve PKK terör örgütüne teslim edildi. Hatta İsrail, Türkiye sınırındaki Kamışlı Havalimanı’nı da vurdu. BOP ve BİP tıkır tıkır işliyor.
Besle Kargayı, Oysun Gözünü. Türkiye İçin Asıl Tehlike
Türkiye, SDG’nin omurgasını oluşturan Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG) PKK’nın uzantısı olarak görüyor ve “terör örgütü” olarak nitelendiriyor. SDG içinde YPG ile birlikte Arap unsurlar da yer alıyor. Türkiye, güneyde uzun bir sınırla PKK ile sınır komşusu oldu. Ancak, Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin silahlandırdığı, eğitip donattığı PYD (Demokratik Birlik Partisi) Askerî kolu YPG’nin yaklaşık 85 binden fazla militanı var. ABD, YPG’ye yüzbinlerce TIR dolusu yardım yapmış, hala da bu yardımlara devam ediyor.
Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) eski eş genel başkanı, bir zamanlar kırmızı halı ile karşılanan Salih Müslim, Telefon yoluyla BBC Türkçe’nin sorularını cevaplayarak Suriye’deki yeni süreçte “Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütüyle diyaloga açık olduklarını söyledi. HTŞ bize bir adım atarsa biz iki adım atarız” diyor. ‘YPG Halep’ten, HTŞ’den gelen mesaj üzerine çekildi’. Salih Müslim, “HTŞ Suriye’nin bir parçasıdır, bir arada yaşamak istiyoruz” diyor. Salih Müslim, Türkiye’nin YPG ve PYD teröristlerine yaptığı yok etme operasyonlarına karşı çıkıyor.
Ayrıca ABD’nin YPG’ye desteği devam ediyor. Trump’ın 20 Ocak’taki başkanlık devir teslim törenine YPG’nin başındaki Mazlum Kobani’yi davet etmesi, Örgütün siyasi gücünü artıracak, yeni Suriye için uzlaşmayı zorlaştıracaktır. Bu davet PYD, YPG yani PKK’ya “Sizi devlet olarak tanıyoruz” anlamına gelmiyor mu?
Senato’da da Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerden Senatör Lindsey Graham, “Türkiye’nin YPG’yi tehdit etmesine izin vermemeliyiz.” diye konuştu. Beyaz Saray, yıllardır olduğu gibi “IŞİD’le mücadele için”, YPG’ye desteklerinin devam edeceğini resmen açıkladı. PYD Demokratik Birlik Partisi Askerî kolu YPG yaklaşık 85 binden fazla militana sahiptir. ABD, YPG’ye yüzbinlerce TIR dolusu yardım yapmış, hala da bu yardımlara devam ediyor.
ABD, El-Kaide’nin kurucularından olan Usame bin Ladin’i ve Ebu Bekir Bağdadi’yi sözde öldürdü, bunları kullandı sora da sıkılmış limon gibi çöp sepetine attı!
Şimdi sıra binlerce Mehmetçiğimizin, binlerce Türk-Kürt vatandaşımızın katili terörist başı Abdullah Öcalan’da (ArtinAgopyan)! ”DEM’le tokalaştı, yok gülümsedi!” Ondan sonra da ” Öcalan gelsin TBMM’de konuşsun!” yok olmadı “DEM Parti grubunda konuşsun! ”PKK’yı bitirsin, lağvetsin!” Ülkemiz için en büyük tehlikelerden biride bu mantıktır. Gaflettir, cehalettir! PKK’lılar nereye gidecek? PYD, YPG ve PEJAK Suriye’nin kuzeyine Amerikan kamplarına, ülkemizin güneyinde bir terör devleti kurmaya! Böyle olacağı kesin, ondan sonra kendim ettim kendim buldum; yan ağla, dön ağla! Türkiye buna asla fırsat vermemelidir.
Rusya deniz üssünü ve diğer üslerini, İran, Suriye’deki Şii’leri garantiye aldı, zalim Esad’ı bırakıp gittiler. Türkiye, Suriye ve Irak’taki Türkmen kardeşlerimize sahip çıkmalı ve acil olarak Türkmeneli Cumhuriyeti’niilan etmelidir.