Celal ÖZSOYLU
Her yıl olduğu gibi, yaz geldi yangınlar aldı başını gidiyor. Zannedersiniz ki bu ülke sahipsiz, bu ülke kaderine terk edilmiş. Yangınları engellemenin bir çözümü yok mu.? Çözümsüzlük çok, sorumsuzluk yok.
Peki ülkemizdeki yangınların sebebi nedir.? Bu soruya cevap bulmak için, yangın ilk defa yaşanmış olması gerekir. Kaldı ki bu yangınlar yıllardır yaşanıyor, peki ilk defa yaşanmıyorsa niçin yeterli tedbir alınmıyor.?
İlk defa yaşanmıyorsa, yangının sebep olan tüm unsurlar ve realiteler gözden geçirilerek, çözüm aranmalı ve üretmelidir. Orman yangınları kaderine terk edilmemelidir. Kaderimizdir başımıza geleni çekeriz, mantığı ile hareket edemeyiz.
Yangınların sebepleri neler olabilir.? Kanaatimiz odur ki, yangınların kaynağı beşeridir. Hastalık teşhis edilmişse, reçete yazmak kolaydır.
Yangınlar beşeri kaynaklı ise, beşeri sorunlar nelerdir, öncelenerek ortaya konmalı, köklü ve kalıcı çözümün yol haritası hazırlanmalıdır.
Yangınların Beşeri sebepleri nelerdir.?
Yazılı ve görsel basından, keza yakınlarımızın köyünde meydana gelen yangınlardan, sebepleri birinci ağızdan dinledik. İzmir, Ödemiş ilçesi Köseler, Suçıktı, Horzum v.b. köyünden, bir dostumuzun ifadesine göre yangın, şehirler arası enerji nakil hattındaki direklerde meydana gelen teknik arızalar nedeniyle meydana gelmiştir. Yine çıkan diğer yangınların bir çoğu da elektriksel kaynaklı. Ancak arzu edilmeyen bireysel hatalar nedeniyle çıkan yangınların yanında, dahili ve harici sabotajlarda göz ardı edilmemelidir. Birde doğal kabul edebileceğimiz, kuşların kanat çırpması ile, kanatların iki tele teması neticesinde çıkan şerareden kaynaklanan yangınlar.
Enerji nakil hatlarından çıkan yangınların yanında, bireysel kaynaklı yangınların sebebi yıllardır yüreğimizi yakıyor.
Peki aynı hatalar niçin yaşanıyor, gerekli ve yeterli tedbirler neden alınmıyor.? Kanaatimizce ülkemizde her konuda olduğu gibi, burada da adalet mekanizması yeterli işlemiyor gibi. Çok önemli nedenlerden birisi de eğitimsizlik.
Yangınları gerçekten önlemek istiyorsak, sağlık ve iş güvenliğinde de bir zaruret haline gelen eğitimin, ilk okullardan başlatılarak, müteakip eğitimlerle şuur altına yerleştirilmesi gerçek ve kalıcı çözümdür. Aksi taktirde yaşadığımız müddetçe ahlar ve vahlar devam edecektir. Bu olayları politize etmekte çözüm değildir.
Şuur altına yerleştirme, sadece devletten beklenmemeli. Ailelerde bu işin içinde olmalı.
Ancak ailelere de, gelecek nesillere aktarılması ve iletişimin sağlanması için, artık engel yok. Çözüm çok.
Devletin ve özel sektörün sayılamayacak kadar görsel ve yazılı iletişim kaynakları var.
Ülkemizde ahlaksızlığın yarıştığı TV kanallarında, her türlü diziler yayınlanırken, ormanların yok olmasına neden olan unsurları gösteren diziler neden hazırlanıp yayınlanmıyor.?
Orman yangınları sonunda yok olan köyler, ateş düşen ocaklar, telef olan hayvanlar ve doğanın dengesi canlılar, bozkıra dönmüş dağlar, gözü yaşlı analar, sel sularının getirdiği erozyonlar, ormanın getirdiği ve yok olan yağmurlar, kuruyan dereler, gönülleri fetheden nehirler, susuz kalan ovalar, bitkisiz kalan tarlalar, bütün bunlara bakıp yüreği yanan insanlara ve gelecek nesillere ne cevap verecek.
Sebep belli ise çözümde mevcuttur. Sn Rahmetli Bilge lider derdi ki, “Çalışkan, samimi ve dürüst” olun yeter.
Mevcut kaynaklara göre yangının birinci sebebi, elektriksel ihmaller. Yıllarca bu konularda bilirkişilik yapmış bir kişi olarak kanaatimi arz ediyorum. Enerji nakil hatlarında, özellikle yaz aylarında gerilim hatlarının sıcaklık nedeniyle salınım yapması, ısınması neticesinde, özellikle trafolardaki fincanlarda (izolatörler) aşırı ısınma ile çatlama ve patlamalar meydana gelebilir.
Patlayan fincanlar kor alev gibi olur ve düştüğü yerde yanıcı maddeler ve malzemeler varsa anında alevlenmeye neden olabilir. Bu da yangın başlangıcıdır.
Peki bu risk ve tehlike önlenebilir mi.? Önlenmesi için enerji nakil hatlarının geçiş güzergahları her ne kadar yangından korunaklı da olsa, özellikle direkler etrafında daha geniş alanlar bırakılarak, riskler minimize edilmelidir.
Keza özellikle bahar yağmurlarında, toprağın coşması ile kükreyen yeşillikler, tekrar kuruyarak, elektriksel yangınların alt yapısını oluşturabilir. O nedenle gerilim hatları güzergahları daima kontrol ve gözetim altında tutularak, risk ve tehlikeler minimize edilmelidir.
Diğer en önemli beşeri kaynaklı unsurlar. Yoldan geçenlerin cam şişeleri pencereden atmaları, piknik yapanların bıraktığı cam ekipmanları, hayvan otlatmaya giden çobanların kibrit ve çakmakları, tarlada çalışanların ateş yakmaları, tarlalarda hasat yapan ekipmanların çıkardığı kıvılcımlar ve güya tarla temizliği için anız ve otları yakmalar, yangınların en önemli kaynakları.
Yukarıda açıkladığımız risk unsurları yanında, dahili ve harici hainlerin varlığı da gözden kaçırılmamalı. Ülkemizin birliğini, dirliğini bozmak isteyen hain güçlerde dikkate alınarak, gerekli önlemler alınmalıdır.
“Yangın Topu Tahsisi Projesi”
Yangınları önlemek istiyorsak, kök neden ve çözüm olarak ifade edeceğimiz, ilk okuldan itibaren yangın eğitimleri verilmesi, ailelerin bilinçlendirilmesi, özel veya devlet TV’lerin gerek dizi gerek spotlarla bilgilendirme yapılması, özel yangın söndürme tim ve tekniklerinin geliştirilmesi, istihbaratın güçlendirilmesi, yangından korunmak için daha fazla ödeneklerin ayrılması v.b. bilinen çözüm yollarına hız kazandırılabilir.
Ancak taklidi tedbirlerin yanında, yeni veya bugüne kadar hiç gündeme gelmemiş bir öneri. Son zamanlarda sanayi sektöründe, yaygınlaşan yangın söndürme topları.
Ülkemizde yangın çıkabilecek yerler ve sebepleri yukarıda açıkladığımız üzere somut olarak ortada. Teknolojik çözüm ve destek olarak, hazırlanacak bir proje ile yangın söndürme ekiplerine, yangın riski yaşayan köylülere, yangına neden olma yüzdesi yüksek olan elektrik ekipmanlarına (enerji nakil hatlarına), “Yangın Topu Tahsisi Projesi” ile, yangınları daha başlangıcında söndürecek yangın topları tahsis edilmeli ve en kısa zamanda hayata geçirilerek yangınların büyümeden, söndürülmeli. Yanan yüreğimiz, kül olan ormanlarımız ve zenginlikleri sayamayacağımız ülkemiz yokluklar diyarı olmaktan kurtarılmalıdır.