Şark Meselesinin BOP Versiyonu Tıkır Tıkır İşliyor

Meselenin özü yukarıdaki ifadedir. Her millet evladının yaşadığımız sürecin kendi irademiz dışında geliştiğini bilmesi gerekir.

Türk milletinin; III. Selim, II. Mahmut ile başlayıp Cumhuriyetle devam eden batılılaşma macerası sebebiyle başına gelen kazalar, kaderi olup çıkıverdi karşısına. Bu sebeple mücadeleye devam etmek farz-ı ayındır.

“Yeniden Milli Mücadele” deyişimiz de bundandır.

Milletimizi geldiği bu mübarek topraklardan sürmek isteyen emperyalist projenin Türkiye ayağı yıllar öncesinde kurulmuştu fakat bu bunu anlatmak pek kolay olmadı.

Biz Mücadelecilerin,  dolayısıyla Millet Partisi’nin ezbere bildiği bu meselelerin milletin lehine çözülemeyişinin arkasındaki sebep;  daha çok milletten görünüp de milletin arkasında durmayan sorunlulardır.

Maalesef Türkiye, icazetli politikacılar parkı…(cenneti demiyorum) Seçimler göstermelik, demokrasi göstermelik, muhalefet göstermelik… Batının siyasi mühendisliği hepimizin gözünü boyuyor. Cilala, parlat ve pazarla…

Bunun böyle olduğunu ne akrabana, ne komşuna ne esnafa anlatabilirsin. Çünkü güdümlü medya en yetkin akıl hocası. O ne derse doğrudur. Biz de kim oluyoruz?

Yoksa terörist karşıtlığından beslenen bir siyasi yapı nasıl olur da kendini inkar ederek yüz seksen derece dönüş yapsın. Çünkü elinde değil. Kim bu duruma düşmek ister ki? Karanlık bir ilişki olmadan böyle bir çelişki olabilir mi?

BOP’un Türkiye ayağı, malum baş ağrısı örgüt üzerinden yürütülüyor. Suriye’deki malum oluşumların muhatap alınması ve elli bin şehidin katili örgütle masaya oturulması bizim devletimizin işi olamaz. Bizim devletimiz, bu kirli projenin efendileriyle  diplomatik imkanları kullanarak “derdiniz nedir, beyler?” Diye sorar. Ona yakışan da budur. Çünkü Türkiye müstemleke değildir. Fakat işlerin öyle olmadığı, projenin mimarı ve dünyanın jandarması emlakçı başkanın bizimkilere yaptığı şirinlikten belli değil mi? Tilkinin, kargaya dil dökme hikayesini hatırlayın.

Kuzey Irak’ın Süleymaniye kırsalında  olup bitenlerin özeti bu: Göstermelik bir miktar silah yakılacak ve yeniden dağa çıkılacak. Örgütün tabelası inse bile ihanet başka örgütte devam edecek.

Orada ocağımıza ateş atmaya devam edecekler. Yanı başımızda İsrail işbirlikçisi uydu bir devlet kurularak bizim rüzgarımız kesilecek. İsrail’in tarihi emellerine gidecek yolun önündeki engel dizayn edilecek.

Peki bu ihanet hiç bitmeyecek mi? Bitecek Türk milleti egemen millet olduğu ve “Barış Medeniyeti” kurulduğu gün bütün emperyalist oyunlar bitecek. Müjdeler olsun!

Özet olarak; Amerika-İsrail ortak yapımı olan Büyük Ortadoğu Projesinin Türkiye ayağında CHP kendi derdine düşürülerek, meseleye muhalefetin müdahalesi (gerçi böyle bir niyeti de yoktu ama) engellendi. Bu hamlenin sonunda yeni bir ittifak( Akp-MHP-Dem) oluşturularak; yeni bir anayasa yapma imkanı oluşturuldu. Örgütün satır aralarında ifade ettiği demokratik düzenlemeler ve anayasal haklar konusu( bölünmeye açılan kapı) çözüme kavuşturulacak. Büyük ortağın da CB’lığı meselesinin önündeki engel de anayasal düzenlemeyle bertaraf edilecek.

Demek ki neymiş? Vatan, millet hamasetinin hepsi bir koltuk içinmiş.

Bunu hür ve bağımsız hiçbir Türk aydını, yöneticisi ve devlet adamı;  başından beri olaya “terör meselesi” olarak bakan her bölgedeki aziz millet evlatları buna asla ve kat’a razı olmaz.

Peki, öyleyse bu durumun tercümesi nedir? Çünkü Türkiye’nin kendi kendini özgürce yönetme imkanı elinden alınıyor. Bu operasyonda seçimler ve demokratik imkanlar sonuna kadar kullanılıyor. Esas illüzyon da burada yaşanıyor.

Milletim Uyan!

Yaşasın büyük Türk milleti!

Yaşasın hak ve millet davası

 

Yaşasın Millet Partisi

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?