Yeremya’nın Fareleri

Aslı değiştirilmiş, içi Yahudi tarih ve mitolojisiyle doldurulmuş Tevrat’ın Yeremya Bölümü’nde farelerle ilgili ibretlik bir hikaye vardır.

 

Evini, bahçesini, tarlasını fareler istila edince Yeremya, küçük bir delikte sekiz yavru fare yakalar. Onları özel bir kafeste besleyip büyütür. Yetişkin oldukları zaman onları dörderli iki ayrı kafese koyar. Zamanla her grup kendi aralarında üreyip çoğalır; birer koloni haline gelir.

 

Yeremya grubun birini çok iyi beslerken diğer grubu aç bırakır. Tam açlıktan ölecekleri sırada besili farelerden birini alır, öldürür ve cesedini aç farelere bırakır. Açlıktan ölmek üzere olan fareler kendi ırkına ait bu cesedi yer, karın doyurur. Bu yemleme haftalarca devam eder. Aç bırak ve ölme noktasında kendilerinden bir cesetle besle…

 

Haftalar sonra bu kez ceset değil, yarı canlı fare yedirir ve ardından tam canlısını önlerine atar. Sonunda fareler kendilerinden başka tüm fareleri yemek olarak görür. Artık her bir fare kendi akrabasını yemeğe hazır birer katildir. Bir gün Yeremya bu katil farelerin kapısını açar. Ortalığa dağılan fareler girdikleri her delikte kendilerinden olmayan fareyi yakalayıp yer. Ortalıkta yiyecek fare kalmayınca bu kez biri birlerini yiyip yok eder. Sonuçta Yaremya fare istilasından kurtulur.

 

Tevrat’ta adı geçen ve Yaremya tarafından icad edilen bu yöntem, Siyon Çocukları, Hiram Usta Yolcuları ve onlara badigart olmuş Evangelist hayalciler başta olmak üzere bütün emperyalist devletler tarafından uygulandı. Çünkü Tevrat’tan esinlenen Siyonist Yahudiler, bütün dünyanın kendi mülkü, bütün milletlerin kendi kölesi olduğuna inanır:

“Ey İsrail! Sen benim oğlumsun. Sana miras olarak milletleri, mülk olarak yeryüzünün her bölgesini vereceğim. Sana boyun eğmeyen milletleri demir çubukla (Silah) kıracaksın. Onları bir çömlekçi kabı gibi param parça edeceksin.” (Tevrat, Mezmurlar, 1.Bab, Ayet 6-10)

 

Siyonist Yahudiler sömürecekleri coğrafyaları, yıkacakları devletleri ele geçirmek için oralarda binlerce yıldır kardeşçe yaşayan insanları birbirine düşman farelere dönüştürdü. Özellikle halkı Müslüman olan Pakistan, Afganistan, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Yemen, Libya, Mısır ve Türkiye… gibi devletlerde bu vahşi yöntemi son yüzyıl içinde en acımasızca uyguladı. Yeremya’nın farelerine benzetmek için o bölgenin insanlarını sağ-sol, laik – anti laik, ilerici – gerici, çağdaş – yobaz, aydın – kara cahil… türü bir takım aptal kitlelere böldü. Bunlardan birini silah ve parayla besleyip diğerinin üzerine saldırtmak dahil her türlü Makyavelist yöntemi uygulamaktan asla çekinmedi.

 

Bölünmüş, birbirine düşman kesilmiş kitleler Yaremya’nın Fareleri gibi biri birini yerken ülkeler içinden çürüdü. İhtilal üstüne ihtilal, devrim üstüne devrim yaşandı. Bu arada sömürü çarkları, dünya para trafiğini elinde tutan Siyonist sömürgeci baronların cebine akmaya başladı. Günümüz Ortadoğu coğrafyasında yaşanan tüm savaşların, zulümlerin, soykırımların arkasında bu Yaremya yöntemi vardır.

 

Bölge insanı emperyal, siyonist ve evangelist efendilerin faresi olduğu sürece bu çöküş devam edecektir.

 

Kendimizi ve insanlık camiasını bu bu lanet sarmaldan korumak için;

“Ey iman edenler, iman ediniz.” (Nisa 4/136) ayetine, “Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.” (Buhârî, Edeb, 62) nebevî uyarısına kulak vermemiz ve Muhteşem bir Türkiye ideali için emek vermemiz elzemdir. Allah bu gayrete zeval vermesin.

 

Related posts

BAŞYAZI: Yargı sopasıyla toplumsal muhalefet yok ediliyor #34

Avrupa Birliği Ordu Kurabilecek Mi?

Siyasette Arınma: Kirlenen Siyaset Mi, İnsan Mı?