Evveet çok değerli okurlar, yeni bir sayıda yine birlikteyiz. Başlığa bakıp da “sen de mi enaniyete kapıldın sayın Çuvaldız” diye düşünmeyin. Bizi bilen bilir, biz asla “biz” demeyenlerdeniz. Ama hem ülkemizde hem de dünyada yaşanan vahim olaylar ve gelişmeler bize bunu dedirtiyor maalesef…
Kurulmak İstenen?
1970’lerde “Milletim Uyan!” diyerek başlattığımız Yeniden Millî Mücadele hareketiyle, seksenli yıllarda önceleri Islahatçı Demokrasi Partisi, peşinden Millet Partisi çatıları altında milletine hizmeti gaye edinen biz Mücadeleciler yani milletçe karşılaşılan her meseleyi “İlmi Sağ” ile irdeleyerek bir profesör bilgeliğiyle tahlil edip çözüm önerileri sunan rahmetli Bilge Lider Edibali ve öğrencileri olarak bizler, evet bizler; bakın daha o yıllarda, ortada sadece Ortak Pazar adıyla Avrupa ülkelerini ekonomik yönden bir araya getirmek için kurulmuş bir birlik varken, yani daha Avrupa Birliği bile söz konusu değilken ve İsrail, Filistin’de sadece el kadar bir toprağa sahip iken ‘Ortak Pazar’ ile ilgili bir yazıda ne demişiz:
“… Zira iyice bilindiği gibi, Avrupa’da bir siyasi birliğin kurulmasını en çok isteyen ve teşvik eden Amerika’dır.”
Daha ötedekibir gerçek;söz konusu bu menfaat, beynelmilel politikanın menfaati olduğuna göre, dünya siyasi sahnesinde şaşırtıcı da olsa görülen değişiklikler, yakın bir zamanda Ortak Pazar’ın Avrupa Devletine dönüşmesiile çok yakından ilgilidir.
Hatta;‘Avrupa Devleti’nin ardından tek bir ‘Dünya Devleti’ kurulması için projelerin hazırlandığı da bilinen bir hakikattir.”
Yeniden Millî Mücadele Dergisi, Sayı 132, 8 Ağustos 1972, Sayfa: 12
Ne demişiz; Ortak Pazar diye bilinen ortaklık, sadece ekonomik bir ortaklık değildir, siyasi bir ortaklıktır da aynı zamanda. Yeri ve zamanı gelince bu ortaklık “Avrupa Devleti” olacak.
Peki, o gün dediklerimiz bugün gerçek oldu mu?
Evet, oldu. Lakin bu, biz dediğimiz için değil, isteyenler istediği için oldu. Biz sadece bir olacakları gördük, o kadar.
Evet, “Avrupa Ekonomik Topluluğu” ile başlayarak “Ortak Pazar” ile devam eden o süreçte bugün “Avrupa Birliği” adıyla oluşturulan bir Avrupa Birleşik Devletleri var. Evet, o gün yaptığımız değerlendirme doğruydu. Çünkü biz, dünyanın ideolojilerin savaş sahnesi olduğunu biliyorduk…
Avrupa Birliği’nden Sonra
Ve bu savaş sahnesinde, hak ideoloji ile batıl ideolojiler, Habil ve Kabil’den bu yana savaş hâlindedir. Ve bu savaş kıyamete kadar da devam edecektir. İşte dünyada devam eden bu savaşta, şuurlu hareket eden batıl ideolojiler hedeflerini tek tek gerçekleştirirken, şuurdan ve de birlikten yoksun İslam dünyası ise; çoğu gafil, bir o kadarı ise iradesini Batıya teslim etmiş “vekil” idareciler elinde, rüzgarla sürüklenen bir yaprak gibi oradan oraya savrulup duruyor. Ve korkarız ki bu savrulma; milletlerin kendine gelip, ideolojisini hayat haline getirinceye kadar da bu şekilde devam edip gidecek. Hem de bizlerin yıllardır “Milletim uyan!” diye diye sürekli olarak milleti uyandırma gayretlerimize rağmen.
Bu, ne zaman gerçekleşir? derseniz; biz Müslümanlar, Allah’ın bizlere lütfu akıllarımızı kullanıncaya kadar derim.
Hıristiyan aklını kullanıyor, Yahudi aklını ve parasını kullanıyor, kendileri için gelecek inşa eder ve bizler için de zindan hazırlarken, biz ne yapıyoruz, birbirimize engel olmak ve kuyumuzu kazmaktan başka. Hayır, bilesiniz ki, o akıllar bize bunun için verilmedi.
Ey Müslümanlar, birlik olun, yoksa gücünüz kaybolur ve zaafa düşersiniz denilmişken biz neyi paylaşamıyoruz acaba?
Bakın yıllar önceki bir başyazısında rahmetli Aykut Edibali ne söylüyor:
Bazı insanlar sanıyorlar ki Siyonizm,on dokuzuncu asırda ortaya çıkan vede dünya üzerinde dolaşan vatansız Yahudi sürülerine Filistin’de bir vatan ve devlet kurma cereyanıdır.
Bu inanç hem hatalı hem de eksiktir. Hatalıdır; ziraSiyonizm, asırlarca önce Yahudi sürgünlerinin kalplerinde yanmaya başlayan bir ateştir.
Kudüs’e dönme, Kudüs’ü unutmama Yahudi ilmihal kitaplarına, dualarına girmiştir. Ve bu, milattan tam yedi asır öncegerçekleşmiştir.Odua; EyKudüs, seni unutursam ellerim kurusun’dur.
Babil esareti devresinde ve ondan çok kısa bir süre sonra, Yahudiliğin hayal kurduğuo dünya,bütün ayrıntıları ile çizilmiştir. O dünya, bütün milletlerin Yahova ruhu ile dolduğu, Yahudiliğin milletlerden intikamını aldığı, bütün dünyanın Kudüs’ü merkez kabul ettiği bir cihan devletidir…”
Demek Ki Neymiş?
İyi bilinmelidir ki Siyonizm, vatansız Yahudi’yevatan bulma hareketi değil, istikbalin cihan diktasına merkezlik yapacak olan ‘Cihan Devleti’ne atılmış ilk adımdır. Bu konudaki yanılgı, İsrail devleti ile beynelmilel Yahudiliğin aynı sanılması, hatta İsrail devletinin beynelmilel Yahudilikten daha önemlibir güç zannedilmesidir. Kesin olarak ortayakoymalıyız ki, İsrail devletçiği, cihan Yahudiliğinin Filistin toprakları üzerinde, Cihan Yahudi Devletinin bir maketinden ibarettir. Önemidesiyasi olmaktan da ziyade dini ve tarihidir.Nasıl ki Filistin’deki İsrail devletçiği, cihan Yahudiliğinin harekete geçirdiği süperdevletlerinyardımıylakurulmuş isesadece yine bu güçlerin yardımıyla varlığını devam ettirebilecektir.
Burasıunutulmamalıdır. Aksi hâlde mesele, sadece birArap-İsrail ihtilafı şeklindeadeta mahalli bir kavgagörünümünü muhafaza edecek ve bu durum, diğer dünya milletleri için müsbetyöndeherhangibirmanaifade etmeyecektir. Zira vatanın (Filistin’in) kurtarılması için girişilecek olan bir mücadelede;önce düşmanı, imkân ve kabiliyetleri ile tanımak ve müttefiklerini teşhis etmek, zaferin baş şartıdır. Cihankuvvet dengesinde,Yahudilik, bütün gücü ve zaafları ile bilinmediği gibi onakarşı reaksiyonlarve milletlerin hissiyatı da incelenmiş değildir.
Bu nedenledir ki,Filistin gerillaları (o yıllarda El Fetih),beynelmilel bir düşmana karşı Filistin topraklarının istirdadı gibi mevzii bir harple cevapvermektedir. (Tıpkı bugünkü gibi…)
Yeniden Millî Mücadele Dergisi, Sayı 137, 12 Eylül 1972, Sayfa:3
Demek ki;“Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” söyleminin aslı ne imiş? Siyonizmin Dünya Devleti!