Ev 38. Sayı Durum Gerçekten İyi Mi?

Durum Gerçekten İyi Mi?

Tarafından Uyanış

DURUM GERÇEKTEN İYİ Mİ?

Ahmet KARA

Kralın biri, sarayında otururken pencereden bir ses duymuş:

— Güzel elmalarım vaaaar!

Pencereden bakmış; yaşlı bir adamın at arabasında elma sattığını, etrafında da müşterilerin toplandığını görmüş. Kralın canı elma istemiş. Hemen başvezirini çağırmış:

— Al sana beş altın! Git, bana elma al!

Başvezir, hemen vezirlerden birini çağırmış:

— Al sana dört altın! Git, elma al!

Vezir, saray görevlilerinden birini çağırmış:

— Al sana üç altın! Git, elma al!

Saray görevlisi, muhafız komutanını çağırmış:

— Al sana iki altın! Git, elma al!

Komutan da nöbetçiyi çağırmış:

— Al sana bir altın! Git, elma al!

Nöbetçi dışarı çıkmış, yaşlı elmacının yakasına yapışmış:

— Hey sen! Ne bağırıyorsun burada? Burası han mı, saray mı? Defol buradan!

Ardından elma arabasına ve elmalara da el koymuş.

Nöbetçi, komutanın yanına dönerek gururla konuşmuş:

— Komutanım, iyi bir iş yaptım! İşte, bir altına yarım araba elma!

Komutan, saray görevlisine dönmüş:

— İşte, iki altına bir çuval elma!

Saray görevlisi, vezire dönmüş:

— İşte, üç altına bir torba elma!

Vezir, başvezire dönmüş:

— İşte, dört altına yarım torba elma!

Başvezir de kralın huzuruna çıkmış:

— İşte, beş altına beş elma aldım kralım! Emrinizi aynen yerine getirdim!

Kral, önündeki elmalara bakıp düşünmüş:

“Beş elma, beş altın! Demek ki bir elma bir altın ediyor. Üstelik halk da elmalara hücum ediyor. Anlaşılan vatandaşın durumu gayet iyi! Öyleyse vergileri hemen artırmak lazım!”

KISSADAN HİSSE

Bu kıssadan çıkarılacak pek çok ders var. Bunlardan biri de görünenle gerçeğin her zaman aynı olmadığıdır. Olayları yalnızca dışarıdan görünenlere bakarak değerlendirmek, insanı kolayca yanıltabilir.

Bugün de ekonomide yaşanan sıkıntıları görmek istemeyenler; konut ve otomobil satışlarını, beş yıldızlı otellerdeki tatilleri, beyaz eşya ve cep telefonu satışlarını örnek göstererek şöyle diyorlar:

“Ekonomide sıkıntı olsa bu kadar hareketlilik yaşanır mı?”

Oysa ekonominin anlatıldığı kadar toz pembe olmadığını düşünenler; kapanan iş yerlerini, artan iflasları, işsizliği ve vatandaşın gelirinin giderlerini karşılayamadığını dile getirerek gerçek tabloyu ortaya koymaya çalışıyorlar.

Elbette ekonomik hayatı değerlendirirken tek bir göstergeye bakmak yeterli değildir. Satışların artması, alışveriş merkezlerinin kalabalık olması veya otellerin dolması, toplumun bütün kesimlerinin refah içinde yaşadığını tek başına göstermez. Önemli olan, ekonomik göstergelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve vatandaşın günlük hayatında yaşadığı gerçek sıkıntıların göz ardı edilmemesidir.

Çünkü aynı tabloya bakan insanlar, kendi düşüncelerine uygun sonuçlar çıkarabilirler. Kimileri olumlu göstergeleri öne çıkarırken kimileri olumsuz gelişmelere dikkat çeker. Sevgi, öfke, önyargı veya siyasi bağlılık, insanın gerçekleri görmesini zorlaştırabilir.

Asıl mesele, vatandaşın ne gördüğünden önce, ülkeyi yönetme sorumluluğunu taşıyanların neyi görmek istediğidir.

Yöneticiler, yalnızca kendi politikalarını doğrulayan göstergelere bakar, eleştirileri görmezden gelir ve sorunları dile getirenleri dinlemezlerse yanlış kararlar almaları kaçınılmaz hâle gelir. Ekonomik politikalar, temennilere ve iyimser söylemlere göre değil; güvenilir verilere, gerçek ihtiyaçlara ve vatandaşın yaşadığı şartlara göre belirlenmelidir.

Unutulmamalıdır ki bir ülkede alışveriş yapanların bulunması, herkesin alım gücünün iyi olduğu anlamına gelmez. Bir yerde zenginliğin görünmesi, toplumun tamamının refah içinde yaşadığını göstermez.

Gerçekleri görmek istemeyenler, en parlak göstergelerin arkasındaki karanlığı fark edemezler.

Devleti ve toplumu yönetenlerin görevi, kendi başarı hikâyelerine alkış toplamak değil; milletin sesini duymak, sorunları doğru teşhis etmek ve çözüm üretmektir.

Çünkü ekonominin gerçek ölçüsü, vitrinlerin ne kadar parlak olduğu değil, vatandaşın sofrasının ne kadar dolu olduğudur.

 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00