Emperyalizm, tanımı itibariyle bir devletin veya bir yapılanmanın başka devletler üzerinde illegal şekilde söz hakkına sahip olması, kaynaklarını kullanmasıdır.Emperyalist kelimesi hem ülkeler ve devletler, hem de insanlar için kullanılır.
Bugün maden ocaklarımızda çıkan madenin yalnızca %2’sini kendimiz kullanmamız, kalan %98’ini ise dış güçlere adeta hibe etmemiz emperyalizmin en göze çarpan örneklerindendir..
Ancak işin çok daha tehlikeli olan, çok daha sinsice uygulanan boyutu şudur ki,
emperyalizm, günümüzde maalesef devletlerin devletler üzerindeki etkisi olmanın çok daha ötesine geçmiş, milletin birbirlerine olan tavrına ve tutumuna kadar yansımıştır..
Demem odur ki, her ne kadar “kahrolsun emperyalizm” sloganları atsak da, günlük hayatımızda her birimiz birer emperyalist durumuna gelmiş bulunmaktayız..
Düşünün ki,
Bir ailenin reisi, çocuklarına benim istediğim şekilde yetişeceksin, benim istediğim mesleği icra edeceksin, benim onay verdiğim kişi ile evleneceksin baskısını uygulayabiliyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir.?
Düşünün ki,
Bir eğitim kurumu ve temsilcileri, bir çocuğun yetişme şeklini, yeteneklerini göz ardı ederek belirlenen kısır bir müfredatı uyguluyorsa ve bunun sonucunda da nice gencin geleceği heba oluyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir.?
Düşünün ki,
Yıl boyunca gece gündüz demeden çalışmış bir genç KPSS’den 90 puan alıp atanamazken, bir diğer genç 72 puanla araya torpil koyarak atanabiliyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir..?
Düşünün ki,
Bir kurumda ya da işletmede üretkenlikten uzak, gün doldurmaya yönelik bir düzen hakimken, bu düzenin dışında davrananlar fişleniyorsa, ötekileştiriliyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir..?
Düşünün ki,
Bir hastanede, postanede, bankada veya herhangi başka bir kurumda biri sabahın köründe sıraya girerken, diğeri adamını bulup kapıdan girer girmez işini gördürebiliyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir..?
Düşünün ki,
Sosyal medya ve televizyonlar, toplumun ahlaki yapısını bozacak, bu ülkenin geleceğini zehirleyecek her türlü yayını çekinmeden yapabiliyorsa, en büyük güç olması gereken devlet bile bu durumun önüne geçemiyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir..?
Düşünün ki,
Uyku haline bürünmüş bir toplumda, uyananlar ve uyandırmaya çalışanlar düzen bozucu ilan ediliyorsa, bir şekilde sindiriliyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir..?
Düşünün ki,
Aynı toplumda herkes kendi kanunu uygulamaya çalışıyorsa, haksız olsa dahi “ağa benim, paşa benim, güçlü benim, yaparım, karışamazsın” tavrını sergileyebiliyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir..?
Düşünün ki,
Bu ülkeyi yönetenler, kendilerini padişah ilan ederek, istedikleri kanunu istedikleri şekilde meclisten geçirebiliyorsa, istedikleri adamı al aşağı edip, yerine istedikleri adamı getirebiliyorsa, liyakatin l’si bile dikkate alınmıyorsa, bunun adı emperyalizm değil de nedir.?
Tüm bunları topladığımızda emperyalizmin toplumumuz üzerindeki vahim etkilerini görmek mümkündür..
Demem odur ki,
Emperyalizm ile mücadele, öncelikle kendimizle mücadeleden başlar..
Değiştirmek için değişmek zorundayız..!