Evveet çok değerli okurlar,yeni yılda yeni olaylarla Uyanışın yeni bir sayısında tekrar birlikteyiz.
Bu yazımda dasizler için Çuvaldızca bir şeyler döktürdüm. Bakalım okuyacak mısınız?
Haydi Beyler,Gazze’nin İmarı İçin Eller Cebe!
Hamas; “ben İsrail’e saldırıp, birkaç kişiyi öldüreyim, birazını da bizim oralara kaldırayım. Bu bahane ile siz de Gazze’yesaldırın. İşte size kaçırılmayacak fırsat” dercesine altın bir fırsat sundu Siyonist Yahudilere.
İsrail’in saldırmak için herhangi bir bahaneye ihtiyacı yoktu, ammabu fırsatı da elinin tersiyle itecek değildi. Zira İsrail, aradığını yerde değil, Hamas’ta bulmuştu. Ölüm olup bütün gücüyle havadan, yerden, denizden, çullandıGazze’ye.
Sonuç; ölen, yaralanan, sakat kalan binlerce Filistinli veatom bombası atılmış gibi yerle bir edilen Gazze. Ölen ölmüş, kalanlar enkazlar arasında hayattakalma savaşına terk edilmiş, kimin umurunda?
Gazze’de binlerce Filistinli öldürülüp, binlercesi de aç ve susuz bırakıldıktan sonra birilerince“eh, bu kadar yeter”denilerek İsrail ile Hamas ateşkes masasına oturtuldu.
Gazze’yi ateşe atan Hamasateşi kesti, amaİsrail ateşi hiç kesmeden,Filistinlileri öldürmeye, ayakta kalmış binaları da enkaza çevirmeye devam etti.
Soykırımabiraz araverilmiş, sıra Gazze’ninayağa kaldırılmasına gelmişti.Peki Gazze kimler için ayağa kaldırılacaktı?Hayatta kalmış bir avuç Filistinli için mi?
Olur mu, hiç Gazze, yaşayan ölüFilistinlilere bırakılır mı?Peki o halde kimler için? Sadece Batı için. Çünkü Trump böyle istiyor.
Ben, dünyanın yeni tiranı Donald Trump Gazze’yi yeni Rivyera yapmak istiyorum. Gelin, oturun şöyle sağıma ve soluma, poz verin gazetecilere ve televizyonculara.
Ehh, benim gibi birinin yanına oturup poz vermek çok büyük şeref. Görüntüleri eşe, dosta ve millete gösterir hava basarsınız. Eee, hadi bakalım, hava parası olarak toka edin bakalım bencileyin Donald Amcanıza birer milyarDollarcık.
Ne garip ki, adına “Gazze Barış Kurulu” denilen kurula katılan ve imza atanlardan biriside Gazze’de barışa(!) en çok katkı sağlayan R. Tayyip Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dı.
Sorarım; Gazze’yiBatılılara sayfiyeyapacak böyle bir çabaya ortak olma şerefi nasıl bir şereftir?
Perde Arkasından Emir Alanlar!
Perde arkasından verilen bir sufle ile harekete geçen AKP ve ortağı MHP’nin başlattıkları Terörsüz Türkiye sürecinde partiler, raporlarını Türkiye’nin kurtuluşu için komisyon başkanı Numan Kurtulmuş’a sundular.
Bu raporlar, arkadaşlarımızca değerlendirildi. Ben de AKP raporunu okuyup, değerlendirdim. Burada AKP raporundan yaptığım alıntıları sizlerle paylaşacağım: Bakın, bugün tekrar masaya oturdukları PKK önceki süreçlerde neler yapmış neler?
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız liderliğinde başlayan 2005 Diyarbakır Süreci, 2009 Demokratik Çözüm Süreci ve 2013 Çözüm Sürecinde her daim teröre başvuran PKK olmuştur…
Suriye sahasında vekalet güçlerin hayalci vaatlerini önceleyen PKK her defasında tekrar şiddete müracaat etmiştir.” Yani, biz onları adam yerine koyduk, onlarsa her defasında cibilliyetlerine göre hareket ettiler.
Bakın daha sonra neler denilmiş: “Terör örgütü, 2009 Demokratik Çözüm Sürecinde Arap Baharını yanlış yorumlayarak…
… emperyalist güçlerin kapalı kapılar ardında verdiği vaatlere kulak vererek süreci sonlandırmıştır.”Yani AKP, PKK emperyalist güçlerin kapalı kapılar ardında verdiği vaatlerle hareket ediyor, diyor.
Günaydın beyler! Peki, şimdi tekrar muhatap kabul ettiğiniz PKK, kimlerin vaatleriyle hareket ediyor? Ve asıl siz, kime ve neye göre hareket ediyorsunuz?
Devamında; “Örgüt, Arap Baharını kendi talepleri için araçsallaştırmıştır. Aynı tarihsel yanılsama 2013’te de yaşanmıştır…
… Suriye sahasında kendine fırsat gören örgüt, süreci sonlandırıp çukur ve hendek eylemlerini başlatmıştır. 2013 Mayıs’ında başlayan Gezi Parkı sürecini bozucu bir unsur olarak okumuş ve tarihin yanlış tarafında yer almıştır.”
AKP’ye göre, binlerce güvenlik görevlisi ve vatandaşı şehit eden PKK, Arap Baharını yanlış okuyarak bu süreçten yararlanma yolunu seçmiş, böylece tarihin yanlış tarafında yer almışmış.
Şimdi sormak gerek:Siz Arap Baharını nasıl anladınız ve tarihin hangi tarafında yer aldınız?