Ev 36. Sayı Çerçevenin İçindeki Af Yasası

Çerçevenin İçindeki Af Yasası

Tarafından Hacı Ali ÖZDEMİR

Muhalefetin teröristleri serbest bırakacağı propagandasıyla vatanseverlerin oyunu alan iktidarın, teröristlerin affı için  yasa çıkarması milli iradenin gasbedilmesidir.

DEM’lilerin “Çerçeve Yasası”, birilerinin “bu bir af yasası değildir” dedikleri, resmi adıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” 10.08.2026 günü TBMM de oylanarak kabul edildi. Yasa 467 Kabul, 87 Ret oyu ile kanunlaştı.

       Birleşmiş Milletlerden yapılan açıklamada Türkiye hükümetinin PKK dâhil tüm Kürt kökenli gruplarla barış yönündeki tüm çalışmalarını desteklediklerini ifade etmişlerdir. Birleşmiş milletler sözcüsü yapılacak “barış”tan söz etmektedir. Barış için yapılacak müzakerelerde masada oturanların düşman cephelerin temsilcileri olması gerekir. Öncelikle Türkiye toprakları üzerinde yaşayan insanların arasında düşmanlığı gerektirecek, milli meselelerde inanç, fikir ve görüş ayrılığı oluşturacak bir düşmanlıktan bahsetmek mümkün değildir. Türkiye topraklarında yaşayan kavim ve kabileler arasında düşmanlık ve ayrılık tohumları saçan kötü niyetle söylenen bir davranışla barış ve dostluktan bahsetmek, düşmanlık ve ayrıcalığı çağrıştıran bir hezeyandır. Kim kiminle barışacak. Evvela bu görüşün hatalı ve yanlış olduğunu söylememiz gerekir.

Ortada, yanlışlığı düzeltmek(!) için bir kanun teklifi hazırlanıyor. Kanun teklifi üzerindeki sis perdesini kaldırmayı önlemek için de herkes oturduğu yerden buna bir isim koymaya çalışıyor. DEM’liler buna “Çerçeve Yasası” diyorlar. Yasa koyucuların bir bölümü “bu bir af yasası değildir” demişlerdir. TBMM’ne sunulan yasanın resmi adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirmesine Dair Kanun” diye adlandırılmıştır.

Çıkardığınız kanunun adında dayanışma ve bütünleştirme olduğu için yaptığınız bu kanun sihirli bir değnek gibi herkesi bütünleştirmez. Terörsüz Türkiye diye bir fikir ortaya attığınızda, bu konuda muhalif olanları Terörsüz Türkiye’ye karşıymış gibi gösterme algısında olduğu gibi, bütünleşme ve dayanışma diyerek, yaptığınız işe karşı çıkanları da bütünleşmeye ve dayanışmaya, birlikteliğe karşıymış gibi gösterme psikozu içinde olmak da yanlıştır.

       PKK ve KCK nın silahlarını bıraktığı tespit edildiğinde onların işlemiş oldukları suçların affedildiği anlamına gelen bu yasa ile PKK/KCK’nın bölücü amaçlarına siyasi ve hukuki zeminlerde devam etme imkânını bulması, devletin bekasını tehdit eden bir durum olduğundan bazılarına göre bu bir “ihanet” olarak karşılığını bulmaktadır.  “Milli Dayanışma” adı altında sunulan bu yasanın aslında bölünme faaliyetlerine yasal bir kılıf hazırladığı görüşü bunun “ihanet”le açıklanmasına izin vermektedir. PKK/KCK’nın, bu yasal düzenleme ile terör örgütünün silah zoru ile gerçekleştiremediği vatan bölme faaliyetinden vazgeçmesi anlamına gelmediği; aksine vatan bölme faaliyetini gerçekleştirmek için metot değişikliği yapacağı anlamına gelmektedir. Yasanın belirttiği bir barış ve teslim olma durumu olmayacak, bir tür savaşın devam ettiği arena değişikliği olacaktır. Tıpkı savaşı meydanlarda, sokaklarda bitirip, mahkeme salonlarına, meclise taşımak olayıdır. Silahı bırakma olayı, bu barış ve müzakere salonuna giriş bileti, takas aracı olacaktır. Mesele terör örgütünün silahı bırakması değil, ya da silahlı mücadele ile ulaşılmaya çalışılan vatan bölme çalışmasından vazgeçmek değildir. Konunun stratejisi silah bırakma karşılığında bilinen hedeflere siyaset ve hukuk yolu ile ulaşmanın önünü açmaktır. 

       Devlet ile yasadışı terör örgütü arasındaki mücadele silahlı çatışmalarla devam ederken, kalıcı bir barış müzakerelerine başlanıyor. Yapılan komisyon çalışmaları olurken, teröristin pişman olup, silahını bırakarak bütün ideallerinden ve isteklerinden vazgeçtiğini gösteren bir ize rastlanmamaktadır. Teröristin niyet ve hedefini değiştiremediğiniz halde, metodunun yasal güvenceye alınması, devleti daha güvenli hale getirmez, aksine daha savunmasız hale getirir. Denebilir ki “neden savunmasız olunur ki, ortada silah yok?” silahlı bir düşmanla savaşırken kurallar net olarak bellidir. Devletin ordusu, askeri gücü ve istihbaratı vardır. Bu mücadele devletin çok iyi bildiği konvansiyonel mücadeledir. Yani terörist dağda iken, onu bir askeri hedef olarak vurabilirsiniz. Şayet rakibinizi hukuki bir zemine oturtursanız, kendi yerini sağlamlaştırıp sizi içten yok etmeye çalışacaktır.

Ticari bir rekabetten örnek vermek istiyoruz. Piyasada rakibiniz olan bir şirketi batırmak istiyorsunuz. Bunun için şirkettin kapısını, camlarını kırarak zarar vermeye çalışmak sureti ile işlerini kötüleştirmek isterken; bunun yerine, elinizdeki silahı bırakıyor, parayı bastırarak şirketin hisselerini satın alıyorsunuz. Şirketin genel kurulunda içeriden fetih edip, yönetimi ele geçiriyorsunuz. Terör örgütüne karşı oynadığınız oyunda asimetrik savaşın boyut değiştirmesinden başka bir şey değildir. Şirketi ele geçiren, artık takım elbise giyen ve meclise, yerel yönetimlere ve sivil toplum örgütlerine giren bu iradeye artık devletin askeri olarak müdahale edemeyeceği çok farklı bir zemine girilmiştir. Teröristlerin artık milletvekili dokunulmazlıkları var, avukatları var. İnsan hakları çerçevesinde uluslararası korumaları var. Mecliste yasa iptal ettirme güçleri var. Devletin hukuk sisteminin, anayasal kurumlarının, yine devleti tökezletmek veya dönüştürmek için kullanılacak bir silaha dönüştürmek… Yani düşman sizin ortaya koyduğunuz kuralları kullanıyor olacaktır. Karşınızda duran düşmanı yenmek kolaydır. Ama düşman kendi kurallarınızı size karşı kullandığı zaman sistemin güveni çöker.

Bütün bu yapılanlar yıllar boyu süregelen ve söylediğiniz kuralı çiğniyorsunuz. “Terör örgütü ile devlet müzakere etmez” diyorsunuz. Ama terör örgütü ile müzakereyi devletin en üst makamında yapıyorsunuz. Yapılan yasal düzenleme ile terör örgütü fiilen muhatap alınmış olduğundan, konunun tarafı olarak bunların tüzel kişiliği kabul edilmiş olmaktadır. Hukuk zeminine oturtulan bu tüzel kişilik ile bir yığın hakları da vermiş olursunuz. Tüzel kişilik kazanmak demek, artık ulusal ve uluslararası arenada hak iddia edebilen, dava açabilen, birleşmiş milletler veya Avrupa konseyi gibi uluslararası kurumlarda resmi olarak taraf statüsüne yükselmek demektir. Yapılan bu yasa ile illegal yasa dışı bir oluşumun, illegal bir yapıdan çıkıp, hakları, statüsü, talepleri olan hukuki bir dönüşüm sağlanmış olacaktır. Hukukun şöyle acımasız bir kuralı vardır. Bir kere bir yapıya hukuki bir meşruiyet ve tüzel kişilik verirseniz, bunu bir daha kolaylıkla geri almanız mümkün değildir. Statü her zaman kazanılmış bir hak olarak karşınıza çıkar.

Dünyada barış süreci örnekleri

Konumuzu daha anlaşılır hale getirmek için dünyada gerçekleşmiş benzer olaylara bakmak gerekiyor. 1998 yılında Kuzey İrlanda’da binlerce insanın hayatını kaybettiği silahlı terör örgütü IRA ile İngiltere devleti arasındaki anlaşmadan bahsetmek istiyoruz. Kuzey İrlanda’nın Birleşik Krallıktan ayrılarak bağımsız bir cumhuriyet olmasını savunan terörist IRA yıllarca silahlı mücadeleye girişmiştir. Birleşik krallıktan yana olanlar Protestanlar olup, Bağımsız İrlanda Cumhuriyeti isteyenler (IRA) de Katolik kilisesine bağlı gruplardan oluşmaktaydı. 30 yılı aşkın mücadele sonunda savaşmaktan yorulan bir grup terörist siyasete girmenin ve sistem içinde çalışarak hedeflerine ulaşmanın bir yolunu aramaya başladılar.

       Çatışmalar çok yönlü olarak tırmanmaya devam etmiş, nihayet 10 Nisan 1998 de ABD’nin de müdahale ettiği, “iyi Cuma”  barış anlaşması yapılmıştır. Bu anlaşmadan 7 yıl sonra IRA’nın tüm silahlarını imha ederek silahsız hale geldikleri heyet tarafından onaylandı. Uzun yıllar geçmesine rağmen Kuzey İrlanda’da Katolikler ile Protestanlar birleşip, bütünleşmemişlerdir. Gruplar arasında siyasi ve kültürel çatışmalar devam etmektedir. Ayrılıkçı gruplar siyasi partiler içinde hareket ederek, oy almak için bağlı bulundukları grup fikirlerini kullanırlar. Anlaşma gereği “güç paylaşımı” temelinde Kuzey İrlanda’ya özerklik kazandırdı. Yapılan çalışmalar birleştirmeyi değil, ayrı güç olmayı ve bölünmeyi sağlayan siyasi çalışmalar olarak sonuçlanmıştır. Birleşik Krallık Kuzey İrlanda üzerindeki doğrudan yönetiminden vazgeçerek yeni anlaşmalar yaparak devletlerini tanımış oldular. 

       1960 lı yıllarında Kolombiya Komünist Partisi’nin askeri kanadı olarak kurulan FARC teşkilatı terör örgütü olarak silahlı faaliyet yapmıştır. Eylül 2015 yılına gelindiğinde barış görüşmelerine başlanarak, 24 Ağustos 2016 da 52 yıllık silahlı mücadele, mangalda silah yakma töreni olmasa da Kolombiya hükümeti ile yapılan anlaşma ile son bulmuştur. FARC Terör örgütünün 6 ay içinde silahı bırakma şartı ile anlaşma sağlanmıştı. Farc terör örgütünün silahı bırakarak siyasi bir hareket haline dönüşmesi kararlaştırılmıştı. Farc ile barış anlaşmaları muhtelif zamanlarda dört defa yapılmış ama örgütün silahlı eylemleri ile tekrar bozulmuştu. 2016 yılında siyasal mücadeleye başlayan FARC teröristleri 2018 deki Kolombiya seçimlerini kazanmayanca silahlı mücadeleye geri döndüler. Çatışmalarda 300 civarında Farc militanı öldürüldü. Ülkede ne silahlar susturuldu ne de, toplumsal kaynaşma sağlanmadı. FARC yönetimi özgürlüğüne kavuştu.

Milli irade gasp edilmiştir

Olaylar ve PKK yandaşlarının yaptıkları açıklamalar gösteriyor ki terör örgütünün silah zoru ile gerçekleştiremediği vatan bölme faaliyeti, yasal bir düzenleme ile metod değişikliğine gidildiğini göstermektedir. DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan yaptığı açıklamada birinci aşamada 3.900 kişinin serbest kalacağını ikinci aşamada ise 2005 öncesi ceza alan örgüt yöneticilerinden 900 kişi için çalışma yapılacağını söylemesi endişelerimizde haklı olduğumuzu göstermektedir. Muhalefetin teröristleri serbest bırakacağı propagandasıyla vatanseverlerin oyunu alan iktidarın, teröristlerin affı için  yasa çıkarması milli iradenin gasbedilmesidir.

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00