Ev 36. Sayı Tarih Tekerrür Edermiş, Tabii İbret Almayana

Tarih Tekerrür Edermiş, Tabii İbret Almayana

Tarafından Ahmet ÇUVALDIZ

Bugüne kadar aziz milletimizin başına gelmeyen kalmadı. Yıllar boyu ehil olmayan kadroların ellerinde idare edile edile buhranlara sürüklendi. Ancak, bu böyle gitmeyecek, milletimiz er-geç uyanacak!

Yunanistan Niçin PKK’nın Arkasındaymış?

Bilindiği gibi Apo denilen Agop Artinyan, Türkiye’nin baskılarıyla üs kurduğu Suriye’den çıkarıldığında ilk önce Yunanistan’a, oradan da Kenya’ya gitmişti.

Agop’un Yunanistan’da kalması büyük sorun olmuş, Yunan Adaleti, aracı olanlar hakkında dava açmış ve yargılamıştı.

İşte bu konu ile ilgili olarak, Yeniden Millî Mücadele Gazetesi’nin 6 Kasım 2017 tarihli nüshasında yer alan “PKK Anadolu’daki Son Yunan Ordusudur” başlıklı yazıdan kısa bir pasaj:

“On dört yıl önce, 12 Haziran 2003 tarihli duruşmada, Yunanistan’ın yıllarca PKK’ya verdiği destek açık bir şekilde kanıtlandı.

Duruşmada, Em. General Rihardos Kapellos; “Emekli Amiral Andonis Naksakis ve çok sayıda yüksek rütbeli subayımız Türkiye’deki Kürt silahlı mücadelesinin ikinci bir orduyu teşkil ettiğini düşünüyordu” diyerek Yunan ordusunun PKK’ya duyduğu büyük sempatiyi ilk kez açıkladı.

Aynı duruşmada, Yeni Demokrasi Partisi Milletvekili Panos Kamenos da “Yunan Dışişleri Bakanlığı ve EYIP, Naksakis’in bütün girişimlerini biliyordu. Naksakis devlet makamlarını da bilgilendiriyordu.

Burada sanık sandalyesinde, aslında siyasi liderlik ve EYİP başkanı olmalıydı. Andonis Naksakis, Öcalan’a zarar geleceğini düşünse kafasına bir kurşun sıkar, intihar ederdi” demişti.

Eski EYIP başkanı ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Leonidas Vasilikopulos ise, “Andonis Naksakis, PKK liderinin hayatı ve onuru için çabaladı. Naksakis bütün Yunan halkının ve parlamentonun duygularına uygun hareket etti. Bu arada, Dayanışma mitingini unutmayalım” sözleriyle de meşhur oldu.

Eski Kamu Düzeni (EYİP) Bakanı Stelyos Papatemelis; “Naksakis, Kürt halkı için hareket etti. Zaten Yunan halkı da Kürtlerle dayanışma içerisindeydi.

Öcalan ve Kürtlerin zaferi, Türkiye’nin bölünmesine yol açacaktı. Şimdi ise kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devleti Türkiye’nin bölünmesi sürecini başlatacak.”

Demek ki Batının Kürt hayranlığı, Kürtlerin kara gözü ve kara kaşı için değil, Türkiye’yi bölmek içinmiş…

Millî Dayanışıp, Toplumsal Bütünleşeceğiz Artık

2002’den beri tek başına iktidarda olan ve devletin bütün kurumlarını emrine amade kılan R. T. Erdoğan, Başbakanken de Cumhurbaşkanıyken de…

… milli dayanışmayı ve bütünleşmeyi sağlama yerine, toplumu kutuplaştırmayı, kimlikleri de alt-üst etmeyi tercih etti, bilerek ve isteyerek.

Türkiye’de yaşayan bizler kendimizi Türk biliyorduk, ta ki Erdoğan kimliklerimizin üzerini çizinceye kadar. Meğerse hiçbirimiz Türk değilmişiz. Olduk mu size, bir mozaik içinde yer alan kim olduğu belirsiz birileri.

“Bir Hıristiyan Kulübüdür” dediği AB’ye gireceğiz diye uyum üzerine uyum yasası çıkaran, Amerika’nın her istediğini yerine getiren Tayyip Erdoğan;

Baktı ki milli dayanışma yok olmuş, toplum olarak bir türlü bütünleşemiyoruz, klasik çözüm bulma yolunu tercih etti, ‘işleri hal yoluna koyayım, şu ümmeti bir barıştırıp kaynaştırayım, görsün yedi düvel Erdoğan “sorunu” nasıl çözüyor’ dedi ve bu sefer de kendimiz için bir yasa çıkardı, siparişe istinaden.

Eyy vekiller, Meclisten ayrılmayın, gönderdim teklifi oyalanmadan hemen oylayın, sonra istediğiniz yere yollanın. Vekiller oyalanmadı, sipariş yasayı aynı gün gündüz görüşüp gecenin bir yarısında şipşak oyladı.

Aslında, yasayı çıkarması gereken kurum, yani Meclis, AKP+MHP’nin tasarısını tıpkı bir gazetenin “Çerçeve Yasa Meclis’te Onaylandı” manşetinde belirttiği gibi kaşla göz arasında onaylamış oldu! 

Şimdi, Meclisin kabul ettiği ve adına “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” denilen yasayla, suça karışmayan PKK’lılar affedilip topluma kazandırılacak. Yani “Anadolu’daki Son Yunan Ordusu PKK” dağdan indirilip toplumun içine sokulacak.

Yüzyıl önce Kurtuluş Savaşı ile Sevr’i yırtıp attık. Peki Batı, bizim artık devran değişti, bir daha düşünmezler diye boş verdiğimiz Sevr hedefinden vazgeçti mi?

Asla. Emperyalist Batı ile Müslüman Türk’ün bin yıllık mücadelesinde dün biz Sevr’e tam olmasa da Lozan’la cevap verdik. Onlar da bugün bize cevap veriyorlar.

Son cevapları ise bu yasadır. Uyuma, çok geç olmadan uyan milletim artık şu ölüm uykusundan!

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00