Ev 28. Sayı Din, Dünya ve Ahiret Dengesi Üzerine

Din, Dünya ve Ahiret Dengesi Üzerine

Tarafından Uyanış

insanların yararına ve Allah rızası gözetilerek yapılan her iş sıradan bir dünyevi fiiller olmaktan çıkar, ibadete dönüşür ve sevap kazandırır.  

Ali RIZA

Yüce dinimiz İslam’ın en temel hedeflerinden birisi, insana hem bu dünya hem de ahiret mutluluğunu kazandırmaktır. İnsanın bu dünyada yaşadığı hayat, onun kalıcı ahiret yurdundaki durumunu belirlemesi açısından son derece önemlidir.  Hem dünya hem de ahirette mutlu olabilmenin en önemli yolu, dünya ve ahiret dengesinin iyi kurulmasına bağlıdır. Bu sebeple dini kurallar, özünde dünyaya dönük kurallardır. Ahiret ise bu dünyanın sonunda elde edilecek bir sonuç, bir karşılıktır. Dünya ve ahiret dengesini kurmak her müminin başlıca görevidir. Yani bu dünyanın önemi, yine ahiretten kaynaklanıyor. Çünkü Allah’ın ahiret hayatı için bize yüklediği görevleri yerine getirme alanı yaşadığımız bu dünyadır.

Dünya-Ahiret Bütünlüğü

İslam, hayatın her anına anlam katan bir yol göstericidir. Ahiret ise bu yolda attığımız adımların bir sonucudur.  Bu yaklaşım, hayatımıza sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda derin bir anlam ve amaç katar. Dolayısıyla mümin kişinin dünya ve ahiret bilinci, tam bir bütünlük arz etmesi gerekir. Bu bilinç ile hareket eden kişi, her davranışıyla hem dünyasını inşa etmekte hem de ahiretine yönelik büyük bir yatırımda bulunmaktadır.

İslam, dünya hayatını da düzenlemek için gönderilmiş bir rehberdir. Evlilikten ticarete, siyasetten toplumsal ilişkilere kadar pek çok alanda din, insana yol gösterici ilkeler sunar. Bu açıdan bakıldığında dini kurallar aslında dünyaya dönük, yani insanın günlük hayatını düzenleyen ve ahlakla şekillendiren kurallardır. Ahiret ise bu dünya sınavının bir sonucu, yaşananların nihai karşılığıdır.

İslam dini, dünya ve ahiret hayatını bir bütün olarak değerlendirir. Ahiret hayatını ihmal etmeyi kabul etmediği gibi, dünya hayatından kopuk ve dünyanın ahiretle ilgili belirleyici niteliğini göz ardı eden bir ruhaniliği de tasvip etmez.

Din Dünya İçindir: Günlük İşlerimizi İbadete Dönüştürmek

İnsan, dünya ile ahiret arasında sürekli bir yolculuk halindedir. Din, bize sadece namaz kılmayı, oruç tutmayı değil; aynı zamanda günlük hayatımızın her alanına anlam yüklemeyi öğretir. Dünya işleri, doğru niyet ve güzel ahlak ile yapıldığında ibadet niteliği kazanır. İbadetler, ahlaki prensipler ve dini değerler dünyada yaşanır; fakat karşılığı hem bu dünyada hem de ahirette alınır. Bu yüzden;

Besmele çekerek yemek yemek, Allah’ın verdiği rızka şükretme niyetini taşır. Bu, eylemin dünyevi doğasını değiştirmez ancak ona manevi bir değer katar.  Böylece yemek Allah’ın nimetlerini şükürle karşılamak niyetiyle olursa ibadet olur.

Evlilik, temelde dünyaya ait bir kurumdur. Ancak bu birliktelik, dünyevi bir amaç taşımakla beraber haramdan korunmak, neslin devamını sağlamak ve sağlıklı bir aile kurmak gibi dini amaçlarla da birleştiğinde ibadet olur.

Çalışmak, helal bir şekilde rızık kazanmak, aileyi geçindirmek ve muhtaçlara el uzatmak niyetiyle yapılan her iş, Allah katında değerlidir. İşe başlarken helal kazanç elde etmeyi amaçlamak ve kul hakkına dikkat ederek alın teri dökmek de aynı şekilde ibadet sayılır. Sadece kendimiz için değil, ailemiz ve tüm toplum için faydalı olmayı düşünerek işimizi en iyi şekilde yapmak ibadet niteliğindedir. 

Siyaset, adaletle hükmetmek, halkın hakkını korumak, zulme engel olmak niyetiyle yapılırsa ibadettir.

Yardım kuruluşlarında çalışmak, fakir, yetim ve mazlumların derdiyle ilgilenmek ibadettir.

Sanat ve edebiyat, insanlara hakikati, güzelliği ve hikmeti göstermek için yapılırsa ibadettir.

Ticaret, aldatmadan, kul hakkı yemeden, helal kazanç gözeterek yapılırsa ibadet niteliği taşır.

Bilim ve teknoloji üretmek, insanlığa faydalı olmak, adaleti ve huzuru desteklemek için olursa ibadettir.

Devlet yönetiminde görev almak, adaleti sağlamak, halka hizmet etmek niyetiyle yapılırsa ibadettir.

İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak, toplumsal düzen için çalışmak, adalet, merhamet ve hakkaniyet gözetildiğinde yapılırsa ibadettir.

Uyumak, vücuda dinçlik kazandırıp daha iyi çalışmak ve ibadet edebilmek için olursa ibadet olur.

İlim öğrenmek, sadece kariyer için değil, Allah’ın rızasını ve insanlığa faydayı gözeterek yapılırsa ibadet olur. Öğrencinin derslerine çalışarak kendini geliştirmesi ve bu bilgiyi insanlığa faydalı olmak niyetiyle edinmesi, onun gayretini ibadete çevirir. Aynı şekilde, bir öğretmenin öğrencilerine faydalı bilgiler aktarması öğretmenin bilgiyi adaletle öğretmesi ve her öğrencisine hak ettiği değeri vermesi de bir ibadet niteliği taşır.

Misafir ağırlamak, Allah rızası için ikram etmek ve gönül almak ibadete dönüşür.

Spor yapmak, sağlığı koruyup Allah’a daha güçlü bir kul olmak niyetiyle yapılırsa ibadet olur.

Komşuya selam vermek, ihtiyacı olana yardım etmek ve bir çocuğun başını okşamak bile sadakadır. Komşuya yardım etmek, yalnızca Allah rızası için yapıldığında hem dünyada huzur hem de ahirette sevap kazandırır.

Yaptığınız işin insanlara ve topluma faydası dokunuyorsa, bu durum işinize manevi bir değer katar. Örneğin, bir doktorun hastalarına şifa vesilesi olması veya bir mühendisin güvenli yapılar inşa etmesi gibi hizmetler, Allah rızası için yapıldığında birer ibadete dönüşür.

Sağlığa önem vermek, kendimize iyi bakmak, ruh ve beden sağlığımızı korumak da birer ibadettir. Bedenimiz bize Allah’ın emanetidir. Dengeli beslenmek, spor yapmak, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak ve uyku düzenine dikkat etmek. Tüm bunlar, ibadetlerimizi daha zinde ve dinç yapabilmemiz için gereklidir. Bu çaba, aynı zamanda emanete sahip çıkma bilincini gösterir.

Zaman, en değerli sermayemizdir. Zamana değer vermek, planlı ve verimli kullanmak vaktimizi boş ve faydasız işlerde harcamak yerine, kendimizi geliştirecek, yeni şeyler öğrenecek veya insanlara fayda sağlayacak şekilde kullanmak ibadet niteliğindedir. 

Çevreyi korumak, Allah’ın bize emanet ettiği tabiatı ve evrendeki mükemmel dengeyi muhafaza etmek bir ibadettir. Yaşadığımız çevreyi temiz tutmak, yere çöp atmamak ve kirletenleri uyarmak da bu ibadettir. Bir müminin, içinde yaşadığı çevreyi temizlemesi ve güzelleştirmesi, aynı zamanda imanının da bir gereğidir.

Ağaç dikmek ve hayvanlara merhamet, bir fidan dikmek, susuz kalmış bir hayvana su vermek veya yaralı bir hayvanı tedavi ettirmek. Bu davranışlar hem yeryüzünün imarı hem de canlılara merhamet göstermek ibadetleridir.

Kısaca insanların yararına ve Allah rızası gözetilerek yapılan her iş sıradan bir dünyevi fiiller olmaktan çıkar, ibadete dönüşür ve sevap kazandırır.  

Unutmayın, niyetimiz ne kadar sağlam olursa, yaptığımız her hareket o kadar anlam kazanır. Bu bilinçle yaşamak, dünyayı ahiretin tarlası haline getirmenin en güzel yoludur.

 

İslam, dünyayı düzenlemek için gönderilmiş; ahireti ise bu düzenin sonucu kılmıştır. İslam, bizden dünyadan el etek çekmemizi değil, tam tersine bu dünyayı daha bilinçli, ahlaklı ve sorumlu bir şekilde yaşamamızı ister. Ahiret, bu dünyadaki niyetlerimizin, eylemlerimizin ve çabalarımızın bir sonucudur. Sorumluluklardan kaçan birinin ahirette iyi bir karşılık beklemesi, dinin temel mantığına ters düşer.  İnsana düşen, dini samimiyetle yaşamak, ahlakı hayatına taşımak ve onu hiçbir alanda istismar etmemek ve ettirmemektir. 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00