Ev 27. Sayı Altı Can, Bir İhmal Zinciri ve Ülkemizin Bitmeyen Yarası

Altı Can, Bir İhmal Zinciri ve Ülkemizin Bitmeyen Yarası

Tarafından Uyanış

Celal ÖZSOYLU

Ne yazık ki ülkemizde ardı arkası kesilmeyen ve ocaklara ateş düşüren iş kazaları hız kesmeden devam ediyor. Daha dün (09.11.2025) Diyarbakır’da bir köprü inşaatında dört kardeşimiz, bir gün önce ise Kocaeli Dilovası’nda bir parfüm fabrikasında altı kardeşimiz hayatını kaybetti; yedi çalışanımız ise yaralandı. Peki, üst üste yaşanan bu olaylara kader diyebilir miyiz? Oysa Allah (C.C.) “Herkesin kaderini çabasına bağladık” buyuruyor. Lütfen düşünelim.

Bitmek bilmeyen iş kazaları karşısında, imza ve sorumluluk sahibi olan herkesin, biraz empati kurarak, başını yastığa koymadan derin derin düşünmesi gerekir.

Marmara’da, Dilovası’nda meydana gelen bu kazada, üçü 18 yaşından küçük olmak üzere altı kadın çalışanımız yanarak vefat etti; yedi çalışanımız ise yaralandı, biri ağır durumda. Yanarak hayatını kaybetmenin acısına ilaveten, geride kalan ailelerin yüreğine ömür boyu dinmeyecek bir ateş düşmüş durumda.

Şu soruyu sormak zorundayız: Bu işletmenin açılmasına onay veren yetkililerin ve gerekli yasal düzenlemeleri yapmadan (iddialara göre) üretime başlayan işverenin yüreğine de ateş düştü mü?

İddialara göre bahse konu işletme bir parfüm imalathanesi veya atölyesi. Kullanılan tüm kimyasallar –ister hammadde, ister mamul olsun– son derece tehlikeli, yanıcı, parlayıcı ve hatta patlayıcı maddelerden oluşmaktadır. Bu tür işyerleri yasal olarak “Çok Tehlikeli Sınıf”ta yer alır. Bu sınıftaki işyerlerinde tedbirler, işe başlanmadan önce alınır. Plan-proje aşamasında proses ve depolamaya ilişkin tüm risklerin belirlenmesi zorunludur.

“Çok tehlikeli” ifadesi, aynı zamanda “çok yanıcı, çok parlayıcı ve çok patlayıcı” anlamına gelir. Dolayısıyla alınması gereken tedbirlerin, yüksek risk seviyesine uygun şekilde, acil nitelikte olması gerekir.

Alınması gereken temel tedbirler nelerdir?

  • İşyerinin yangın ve patlamaya karşı uygun şekilde projelendirilmesi,
  • Yeterli yangın söndürme sistemlerinin kurulması,
  • Gaz ve duman algılama sistemlerinin devreye alınması,
  • Etkin havalandırma sağlanması,
  • Özel acil durum planlarının hazırlanması,
  • Çevredeki işyerlerinin riskler hakkında bilgilendirilmesi.

Asıl kritik nokta ise kullanılan kimyasalların güvenlik bilgi formlarının uzmanlar tarafından incelenmesi ve “Patlamadan Korunma Dokümanı”nın hazırlanmasıdır. Bu doküman ışığında ex-proof sistemler, güvenlik topraklamaları, statik elektrik önlemleri, özel havalandırmalar gibi işyeri özelinde teknik tedbirlerin uygulanması şarttır.

Bu tür işyerlerinde yangın ve patlamanın başlaması için açık alev (kibrit, çakmak, sigara vb.) şart değildir. Çalışanların üzerindeki sentetik kıyafetler, yün kazaklar veya statik elektrik yükü bile ortamı bir bomba hâline getirebilir. Böyle bir durumda yangını söndürmek çoğu kez mümkün olmaz; yalnızca çevreye yayılmasını engellemek amacıyla soğutma çalışması yapılabilir.

Çalışanlara yönelik tedbirler de hayati derecede önemlidir. Kullanılan kimyasalların malzeme güvenlik bilgi formları incelenmeli; risk-piktogram eğitimleri verilmeli; kimyasal güvenliği, bu tür işyerlerinin olmazsa olmazı olmalıdır.

Makine ve ekipmanlarda oluşabilecek elektrik kaçaklarının yangına neden olmaması için özel topraklama sistemleri yapılmalı; pano ve dağıtım kutularında kaçak akım röleleri, termik-manyetik şalterler gibi koruyucu sistemler kullanılmalıdır.

Basına yansıyan bilgilere ve iddialara bakıldığında, iş sağlığı ve güvenliği açısından yeterli tedbirlerin alınmadığı anlaşılmaktadır. Ancak tüm veriler ortaya konmadan, eksik bilgilerle yapılacak daha detaylı yorumların sakıncalı olacağını düşündüğüm için değerlendirmemi burada sınırlıyorum. Çünkü sonradan ortaya çıkacak deliller, haksız yere suçlanan insanlar için geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.

Son yıllarda Bolu Kartalkaya’da Otel yangını (78 vefat), Hendek un fabrikası patlaması (5 vefat) ve Hendek Havai Fişek Fabrikası (7 vefat) gibi toplu ölümlerin yaşandığı olayların tekrar etmesini istemiyorsak; sorumluluğun üçlü saç ayağı olan devlet, işveren ve çalışanların görevleri, bağımsız yargı ve ehil bilirkişiler tarafından objektif şekilde incelenmeli; kalıcı ve köklü çözümler üretilmelidir.

İş kazalarının önlenmesi için özetle önerilerimiz:

  1. İlkokuldan itibaren iş güvenliği eğitimi, öğrencilerin seviyesine uygun şekilde verilmelidir (örneğin kırmızı baret görselleri vb.).
  2. İlköğretim müfredatına empati dersi eklenmelidir.
  3. İlkokuldan itibaren uygulamalı sağlık ve güvenlik eğitimi verilmelidir.
  4. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, ülkemizin sosyal ve sosyolojik yapısı dikkate alınarak kademeli şekilde geliştirilmelidir.
  5. Devlet, özellikle iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda, ILO sözleşmeleri doğrultusunda mevzuatı güncellemelidir.

Bu proaktif yöntemler daha geniş şekilde ele alınabilir ve mevzuata dönüştürülebilir.

Alınmayan her bir tedbirfelaketlerin habercisidir

İş kazaları, sadece rakamlardan ve istatistiklerden ibaret değildir; her birinin arkasında dağılan aileler, yarım kalan hayatlar, sönen umutlar vardır. Bir iş kazası, yalnızca o an orada bulunanların değil, tüm toplumun ortak acısıdır. Çünkü alınmayan her bir tedbir, görmezden gelinen her bir uyarı, aslında gelecekte yaşanacak felaketlerin habercisidir. Bu nedenle, iş sağlığı ve güvenliği bir maliyet kalemi değil, hayatı korumanın ahlaki ve insani bir gereğidir. Eğer bu ülkenin geleceğine gerçekten sahip çıkmak istiyorsak, ihmali değil tedbiri, kaderciliği değil sorumluluğu, ertelemeyi değil önlemeyi esas almak zorundayız. Unutmayalım: Önlenebilir her iş kazası, önlenmediği takdirde bir vebal olarak hepimizin omzundadır.

 

 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00