Ev 22. Sayı BOP Uygulama Sürecinin Hedefi Bugün İran, Peki Yarın?

BOP Uygulama Sürecinin Hedefi Bugün İran, Peki Yarın?

Tarafından Dr. Kadir ÇETİN

Uyanış Dergisinin 18. Sayısındaki yazımızda, “Büyük Ortadoğu Projesi” Hala Yürürlüktedir…” başlıklı yazımızın ilk paragrafında; “Kim ne derse desin, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım uygulanmaktadır. Bunu kimse gizleyemez, ört bas edemez. Hem de ABD Başkanlarından Bush’un bize verdiği “Eş Başkanlık” da dahil…” cümlelerini kurmuşuz…

 

Bunun anlamı açıktır ve Ortadoğuda meydana gelen olayları doğru okumak ve değerlendirmek için Arz-ı Mevud (Vaad Edilmiş Topraklar) kavramının anlamının yanında BOP gerçeğinin de bilinmesi gerekmektedir.

 

Uyanış Dergimizin Değerli okurları BOP’un arka planındaki amacının yanında, İsrail’in ”Vaad Edilmiş Topraklar”a(1) (Nil’den Fırat’a; yani Filistin, Ürdün, Lübnan, Suriye, Mısır, Türkiye, Irak ve İran topraklarını ilgilendiriyor) sahip olmak için işgal hareketine devam etmek ve bu süreçte İsrail’in güvenliğini sağlamak olduğunu bilirler…

 

BOP bağlamında İsrail’in güvenliğini garanti etmek için bölge ülkelerinin İsrail’den daha güçlü olmaması gerekir. Bunun için de BOP kapsamına giren 22 ülkenin etnik, dini ve mezhepsel vb. farklılıklar temelinde bölünerek küçük devletçiklere dönüştürülmesi gerekmektedir…

 

1980’li yıllarda Oded YİNON imzalı “İsrail için Bir Strateji” belgesinin güncellenmiş hali olan BOP’un, 2004 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan Sayın R.TayyipERDOĞAN’a “BOP Eş Başkanlık” görevinin verildiği o tarihten bugüne bu kapsamda neler olmuş bölgemizde bir bakalım.

 

BOP Kapsamında Yapılanlar

Kurulduğu 1948 yılından beri “Haganah”, “Irgun” vb. çeteleri ve sonrasında MOSSAD(2) ile BOP bağlamında, bölgesel istikrarsızlığın temel dinamiği, kaynağı ve teo politiğin peşinde olan İsrail, kendi güvenliğinin sağlanması bahanesiyle sebep olduğu bölge gerçeklerini görelim… 

Ø  Tunus, Mısır, Lübnan’da iç karışıklıklar yaşanmıştır.

Ø  Sudan ve Yemen bölünmüştür.

Ø  Filistin’in haklı davasını destekleyen Kaddafi’nin Libya’sı, binlerce insanın hayatına mal olmuş ve ülke ikiye, aynı şekilde 1 milyon insanın hayatına mal olan Saddam’ın Irak’ı fiilen üçe bölünmüştür. (İsrail’in Savunma Bakanı Katz’ınHamaney’i; “Sonun Saddam Hüseyin gibi olur…” tehdidi, Irak’ın işgalindeki gerçek faili ele veriyor… Yani Irak’ın bölünmesinin arka planında İsrail’in olduğunun açık itirafıdır.)

Ø  “Arap Baharı” olarak adlandırılan ve Suriye’de yaşanan iç savaşta 600 bin insan hayatını kaybetmiş, 10 milyona yakın Suriyeli yerinden yurdundan edilmiş ve bunların yarısı mülteci olarak Türkiye’ye sığınmıştır.

Ø  7 Ekim 2023 Hamas’ın başlattığı Gazze harekatını (Tuzak olduğu ayan beyan ortadadır) bahane eden İsrail, Gazze’yi yerle bir etmiş, 55 binin üzerinde Filistinliyi katletmiş, yüz binin üzerinde Filistinliyi yaralamıştır.

Ø  Ardından Lübnan’ın güneyini, Suriye’nin Golan Tepelerinin tamamını ve Şam’a 20 Km. mesafeye kadar Suriye topraklarını işgal etmiştir.

Ø  Esat’ın Suriye’yi terketmesinin ardından, ülkede yaşanan kargaşadan istifade ile Suriye’nin kara, deniz ve hava kuvvetlerine ait yüzlerce hedefi vurmuş ve Suriye’nin savunma sistemini tamamen çökertmiştir.

 

Bütün bunların sebebi; Siyonizmin hedefindeki Arz-ı Mevud için İsrail’in genişleme ve işgal politikaları olduğu halde, İsrail medya dünyasındaki hakimiyetini de kullanarak dünyaya varsa yoksa “İsrail’in güvenliği” konusunu haykırıyor. Ve başta ABD olmak üzere batılı liderler de ne yazık ki bu yangının sebebini görmek yerine İsrail’in sahte feveranına kulak veriyor ve ona göre davranmaya devam ediyorlar…

 

İsrail’in İran’a Saldırısı ve Akla Gelen Sorular

Sürekli kendi güvenliğinin sağlanmasını dillendiren İsrail’in başında bir Gazze-Filistin sorunu varken, 13 Haziran’da İran’ın komuta kademesini, bilim insanlarını ve Askeri tesislerini bombalayarak niçin hedef büyüttüğü merak konusudur? Yani 90 milyonluk İran’a, nükleer silah bahanesi ile saldırmayı nasıl göze almıştır İsrail, sorusunu sormamız gerekmiyor mu?…

 

Elbette bu sorunun cevabı açıktır. Başta ABD olmak üzere İngiltere, Almanya vb. batılı ülkeler İsrail’e kalkan olmaktadırlar.

 

İsrail’e kalkan olan bu ülkelere kim soracak şu iki soruyu:

Ø  Bugün 90 civarında nükleer silaha sahip olduğu söylenen İsrail, niçin İran’ın bu amaca yönelik faaliyetlerini bahane ederek uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak İran’a saldırıyor?

Ø  İsrail, dünyanın bildiği nükleer silahlarına ilişkin tesislerini, BM Uluslararası Nükleer Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimine niçin açmıyor?

Ø  İsrail, uluslararası hangi kurala dayanarak İran’a saldırıyor?

 

Başta ABD olmak üzere İngiltere, Almanya vb. batılı ülkelerin desteğini arkasına alan İsrail, 13 Haziran’da ikinci kez İran’a saldırarak bölgede gerilimin pik yapmasına sebep olmuştur. Hemen ardından İran’dan atılan balistik füzelerin Tel Aviv’e düşmesini, “İran sivillere saldırıyor” diyen İsrail bu durumu kendi lehine değerlendirmeye çalışmaktadır. Yani İsrail’in Gazze’de işlemekte olduğu soy kırım haberlerini gölgede bırakmaktadır.

 

İran İçin Mıntıka Temizliği

Irak’tan sonra, Sayın R.TayyipERDOĞAN’ın BOP Eş Başkanlığında Suriye’de yaşanan iç savaş sonucu Esat yönetimi devrilmiş, sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan İsrail’in yayılmacı politikasının önü açılmış ve bölgede İran’a hava saldırısı için adeta mıntıka temizliği yapılmıştır.

 

Bugün gerek Suriye gerekse Irak hava sahasını rahatlıkla kullanmakta olan İsrail, 1600 km mesafeden gelip 200 uçakla havada yakıt ikmali yaparak İran’ı havadan bombalamaktadır…

 

İsrail’in İran’a Saldırısının Sonuçları:

Amerika ve İngiltere tarafından “Korumaya Alınan” İsrail’in, seçilmiş/üstün ırk kibri ile Filistinlilere uyguladığı soykırım politikası ve Gazze Krizinden sonra, uluslararası hukuku hiçe sayarak ikinci kez İran’a saldırması  orta-doğu milletlerini büyük acılara sürüklemeye devam etmektedir.

1. Bu olay ABD ve Batı ülkelerinin desteğini arkasına alan İsrail’in elini daha da güçlendirmiştir.

2. Aynı şekilde İsrail’in silah, teknoloji ve finans konusunda ABD’den sınırsız yardım almasının yolunu açmıştır. 

3. İsrail’de Netenyahu hükümetinin iç siyasette elini güçlendirmiştir.

4. İsrail bu saldırısı ile “İslam Dünyası” diye bir dünyanın olup olmadığını test etmiş ve olmadığını ispat etmiştir.

5. Tabii ki 7 Ekim 2023 tarihinden beri Filistin-Gazze’de soykırım uygulayan ve 55 binin üzerinde Filistinliyi katleden soykırımcı İsrail’in bu zulmü ikinci plana itilmiştir.

6. İran-İsrail karşılıklı silah kapasitelerini ve alınması gereken önlemleri test etmişlerdir.

 

Bölgemizde olan bitenleri ekranlarda film seyreder gibi izleyen bölge ülkeleri (Türkiye,                                      Suriye, İran, Irak, S. Arabistan, Lübnan, Mısır, Körfez Ülkeleri, K.Afrika Ülkeleri vb.) bu gelişmeleri doğru okumalıdır.

Bu bağlamda bölge ülkeleri, İsrail gerçeğini ve Amerika’nın öncülüğünde BOP uygulama sürecini doğru tahlil etmeli ve gerek iç gerekse dış ilişkilerde aralarındaki ayrılıkları değil, birliktelikleri öne çıkarmaları gerekir. Zaman bölgesel işbirliklerine gitme ve savunma dahil bölgesel işbirliklerini güçlendirme zamanıdır…

Böylece hem silah sanayinin baronları olan emperyalist güçlerin iştahlarını kursaklarında bırakmış olurlar hem de İsrail’in genişleme politikasından başka bir şey olmayan BOP’un uygulama sürecini durdurmuş olurlar. 

Yazımızı şu soruları sorarak bitirelim.

1-      Sayın Erdoğan BOP’un Eş Başkanlığını ne zaman bırakacak?

2-      Eş Başkan olarak bugüne kadar yürütülen BOP uygulama sürecinin sonuçlarından pişmanlık duyuyor mu?

3-      “Terörsüz Türkiye” sloganı ile PKK, Suriye’de M.ColaniBOP’un neresinde yer alıyor?

4-      Milyonlarca mültecinin (Suriyeli, Iraklı, Afganlı vb.) Türkiye’ye kabulü de BOP’un uygulama sürecinin bir sonucu mu?

5-      ABD desteğinde İran’ın çökertilmesinin ardından sıra Türkiye’ye mi geliyor?

Bu sorunun cevabını zaman zaman İsrail’li yetkililer ima yollu vermekteler. Ancak İsrail’li bir Tv. sunucusu sorunun cevabını spor kavramları ile açık açık veriyor.

 

Televizyonda İsrailli bir sunucu (eski sporcu) aynen şu ifadeyi kullanmaktadır… Hamas’ı çeyrek finalde, İran’ı yarı finalde yendik… Finalde Türkiye ile karşılaşacağız… Bu sıradan bir İsrailli değil, televizyon sunucusudur…

 

Dolayısıyla BOP’um uygulama sürecinde bugün İran, peki yarın dilim varmıyor ama…

İlgililerin ve yetkililerin dikkatine…

 

Kaynakça:

(1)O günde Rab Abram’la ahdedip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa (Fırat) kadar, bu diyarı… senin zürriyetine verdim.”  Tevrat tekvin kitabı 15. Fasıl

(2) İsrail’in Ulusul İstihbarat Teşkilatı

 

 

 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00