Salim Demirezen
Yazıya bir hatırlatma ile başlayalım. Eskiler: “Galatı meşhur lügati fasihten evlâdır” (yaygın bir yanlış sözlükteki doğrudan daha iyidir) demişlerdir. Bu durum müspet İlimler için de söz konusudur. Mesela analitik geometri, cebirin metotlarını kullandığı halde; cebirî ya da cebirsel geometri yerine analitik geometri olarak kullanılmaktadır.
Bunun gibi “Mücadele Birliği” hareketi de “Yeniden Millî Mücadele” hareketi olarak galatı meşhur oldu. Biz kullanmayınca maalesef sol bir fraksiyon, yayınladığı dergiye “Mücadele Birliği” ismini vermiştir.
Gerçek Emperyalizm
1960’lı yılların sonu 1970’li yılların başı Yeniden Millî Mücadele Hareketi’nin hem kuruluş hem de çığ gibi büyüdüğü yıllardır. O günler, aynı zamanda sol ve Marksist hareketlerin gemi azıya aldığı yıllardı. Buna karşılık sağcı, milliyetçi, vatansever aydınların neredeyse tamamı Amerika’yı ve kapitalizmi savunuyordu. Bir iki istisna dışında bu vahim durum hakimdi.
Bu kültür ortamında, Mücadele Birliği İstanbul Sancağı bir kitap yayınladı: “Türkiye’de Altıncı Filo Hadiseleri ve Gerçek Emperyalizm” (1) Sözün burasında tarihe not düşmek adına bir düzeltme daha yapmamız gerekiyor. Kitabın yazarı merhum Necmeddin Erişen gözüküyor. Ancak kitap merhum Aykut Edibali tarafından yazılmıştır. Bu bilgi malumun ilamı olsa da özellikle gençler için belirtmekte fayda gördüm.
İsrail’in kuduz köpek gibi Gazze’ye ve önüne gelen ülkeye saldırdığı; Amerika’nın gaddar bir korsan gibi devlet başkanı kaçırdığı günümüzde herkes “emperyalizmi” görerek anladı. Ancak yarım asır öncesinde “Emperyalizmin Beyni Siyonizmdir”, “Amerika Rusya Yahudi’ye Kukla” tespitlerini yapıp, kapitalizmin de materyalizme dayanan sol bir sistem olduğunu izah etmek Edibali gibi bir bilge tarafından yapılabilirdi. Yazarıyla, çizeriyle, sözde sağcı siyaset erbabıyla herkesin merhum Aykut Edibali ve arkadaşlarına kısaca Yeniden Millî Mücadele Hareketi’ne minnet ve teşekkür borcu vardır. Şu kadarını söylemek de yanlış olmaz. Eğer o gün bu izahat yapılmamış olsaydı; Marksist solun güçlenip, ihtilal yapmasına maniolunamaya bilinirdi…
Doğru, gerçekçi, mantıklı izah ve fikirleri, dinamik yapısı ile Mücadele Birliği; güçlü bir mıknatısın demir tozlarını çektiği gibi her gruptan genci bünyesine katıyordu.
İslam Rönesansı
Yeniden Millî Mücadele Hareketi’nin başlangıcından vefatına kadar Aykut Edibali, pek çok ilke imza attı. Bütün sağ gruplar içerisinde sadece Mücadele Birliği mensuplarına eğitim verdi. “… De ki: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz ancak temiz akıl sahipleri düşünüp öğüt alır’ (2)” ilahi ikazı gereği… Bu eğitimin sonunda ehil kadrolar yetişti ki bu da ilk uygulamalardandır.
Günlük Bayrak gazetesinde (yayın yılları 1976 – 1980) Türk basınında ilk defa tam sayfa “üniversiteye hazırlık testi” yayımlandı.
Diğer gazeteler taklit ettiler. Aynı şekilde yine bir ilk yayın olan “Bayrak’la İngilizce” sayfası, hemen bütün gazeteler tarafından örnek alındı.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak bunlardan birisi hayati önemde: İslam Rönesansı! Bugün Türkiye’de 167 siyasi parti var. Bunlardan 38 tanesi son yapılan seçime katıldı. Seçimlere katılsın katılamasın hiç birisinde “İslam Rönesansı” diye bir hedef yoktur!
Millet Partisi, İslam Rönesansı prensibinin gerektirdiği çalışmaları yapar, arkasından halkımıza anlatırsa; yeniden cazibe merkezi haline gelir. Ülkemizin, Türk dünyasının ve İslam aleminin kendine gelip, yükselişini sağlayabilir.
Edibali: “İslam rönesansı, insanın kendini, düşüncesini yeniden tanımlaması, bilimi ve sanatı; insanî ve estetik değerlerin yeniden ortaya çıkarılması ve bunların geliştirilmesi çabasıdır.” Ya da: “İslam’ın temel kaynakları olan Kur’an ve sahih sünnetten, selefin akide ve uygulamalarından yararlanarak; bu kaynaklara dayanan topyekûn tarihi mirası, ilmî ve rasyonel bir süzgeçten geçirdikten sonra günümüz hayat şartlarına göre yeniden yorumlayarak izah etmek ve uyarlamaktır.” şeklinde tanımlamıştır.
Özellikle ikinci tarif, İslam tarihinde pek çok uygulaması olan “tecdid” ve “ihya” hareketlerini ifade etmektedir. Böylece bidat ve hurafelerden arındırılmış, arı duru İslam inancı hayata geçirilecek ve özlenen İslam kardeşliği gerçekleşecektir. Komşularımız Irak, Suriye ve İran’ın iç savaş ve bölünme tehlikesi ile boğuştuğu günümüzde; İslam Rönesans’ının acilen hayata geçirilmesi bir zarurettir.
Siyonizm’in gerçek mahiyetinin, ABD, Batı ve İsrail’in çirkef yüzünün yarım asır sonra anlaşılması gibi; İslam Rönesans’ının zaruretinin anlaşılması için bir yarım asır daha geçmesini beklemeyelim. Vebali büyüktür…
Yazıyı merhum Aykut Edibali’ye sormak isteyip de fırsat bulamadığım bir hatıra ile bitirelim. 1970 – 71 yıllarında rahmetli Necip Fazıl Kısakürek ile görüşmeler olmuştu. Bir gece yapılan ilk görüşmede Necip Fazıl’ın: “Aykut bey, Necip Fazıl hayatında kimseyi dinlememiştir. Ancak sabaha kadar konuş dinlemeye hazırım…” dediğini görüşmede bulunan arkadaşlar nakletmişti. Söylediği doğruydu, Necip Fazıl gerçekten kimseyi dinlemez, sadece kendisi konuşurdu. Keşke O’na prensibini bozduran konuşmanın mahiyetini sorma fırsatım olsaydı!
Merhum bilge lider Aykut Edibali’ye cenabı Hak’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun inşallah.
————
(1) Türkiye’de Altıncı Filo Hadiseleri ve Gerçek Emperyalizm, Necmeddin Erişen, İstanbul, 1969
Pdf: (https://www.scribd.com/document/934258753/Gercek-Emperyalizm-231218-191558)
(2) Zümer suresi ayet 9
