Ev 34. Sayı Aslan, Kurt ve Tilkiden Siyasete Dersler

Aslan, Kurt ve Tilkiden Siyasete Dersler

Tarafından Uyanış

Ahmet KARA

Allah (cc) buyuruyor:

“Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisâ,4/58)

Partilerimizde teoride demokrasinin kuralları işlense de uygulamada çoğu zaman parti içi demokrasiden ziyade lider iradesinin hâkim olduğu görülmektedir. Liderin otoritesine karşı çıkanlar veya ona yönelik eleştirilerde bulunanlar, kısa süre içerisinde siyasetin dışına itilerek adeta “siyasi mevta” hâline gelmektedir. Çok partili hayata geçtiğimiz günden bugüne siyasi hafızamızı yokladığımızda bunun sayısız örneğiyle karşılaşırız.

Oysa siyaset; şahısların egemenlik alanı değil, millete hizmet etme sorumluluğunun taşıyıcısı olması gereken bir zemindir. Ancak güç merkezli anlayışın hâkim olduğu yerlerde sadakat çoğu zaman liyakatin önüne geçmektedir.

Mevlânâ’nın Mesnevi’de anlattığı şu kıssa, siyasiler için ibretlerle doludur:

Günün birinde kral aslan avlanmak için ininden çıkar. Yolda önce bir kurda, ardından bir tilkiye rastlar. Kurt ve tilki de aslanın peşine takılır. Birlikte ilerlerken aslan önce bir öküz, sonra bir koyun, ardından da bir tavşan avlar.

Aslan, kurda dönerek:

— “Bu avları adaletli bir şekilde paylaştır!” der.

Kurt, hırs ve kibirle şöyle cevap verir:

— “Efendim, öküz senin olsun, koyun benim, tavşan da tilkinin.”

Aslan bu paylaşıma öfkelenir ve:

— “Sen ne zamandan beri benim bulunduğum yerde ‘ben’ diyebiliyorsun?” der ve bir pençe darbesiyle kurdu öldürür.

Sonra tilkiye dönüp:

— “Bu paylaşım olmadı. Şimdi sen paylaştır bakalım.” der.

Tilki ise büyük bir dikkat ve kurnazlıkla:

— “Efendim, öküz kralımızın sabah kahvaltısı, koyun öğle yemeği, tavşan da akşam yemeği olsun.” der.

Aslan bu cevaptan memnun olur ve sorar:

— “Bu kadar ince bir paylaşımı nereden öğrendin?”

Tilki mahcup bir şekilde cevap verir:

— “Biraz önce öldürülen kurttan öğrendim efendim.”

Aslan bu cevap karşısında memnuniyetle:

— “Benim kudretim oldukça daha çok av bulurum. Bunların hepsini sana hediye ettim.” der.

Bu kıssa, güç karşısında insanların nasıl tavır aldığını çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Kurt; dostluğa, samimiyete ve kendi hakkına güvenerek hareket etmiş, fakat güç sahibinin sınırlarını hesaba katmadığı için yok olup gitmiştir. Tilki ise olup bitenden ders çıkararak güce mutlak teslimiyet göstermiş, bunun karşılığında ödüllendirilmiştir.

Bugünün siyasetinde de benzer manzaraları görmek mümkündür. Bazıları, makam ve mevki uğruna “tilki” olmayı tercih ederek lidere kayıtsız şartsız bağlılık göstermekte; bazıları ise “kurt” gibi düşüncelerini açıkça ifade ettikleri için sistem dışına itilmektedir.

Oysa üçüncü bir yol daha vardır:

Siyaseti; şahıslara bağlılık yarışı değil, millete ve insanlığa hizmet aracı olarak görmek…

Doğruyu, iyiyi ve güzeli savunmak…

Her türlü ayak oyunundan, menfaat hesabından ve kör taassuptan uzak durmak…

Ahlâkı siyasetin baş tacı yapmak…

Siyasi birikim ve tecrübeyi halkın hizmetine sunmak…

Gerçek siyaset; korkuya dayalı itaati değil, adaleti ve emaneti esas alan siyasettir. Çünkü güce göre şekillenen siyasetler uzun ömürlü olsa bile kalıcı iz bırakmaz; fakat ahlâk ve adalet üzerine kurulan siyaset anlayışı, milletin vicdanında yaşamaya devam eder.

Siyaseti güçlüye yaranma sanatı değil, hakka hizmet sorumluluğu olarak görenler; günü değil geleceği inşa ederler.

 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00