Ahmet KARA
Tüm dünyanın gözleri önünde bir insanlık dramı yaşanıyor. İsrail saldırılarıyla yerle bir edilen Gazze’de yüzbinlerce insan evsiz-barksız kalırken, on binlercesi şehit oldu. Bugün çocuklar açlıktan ölüyor, fakat dünya seyirci kalıyor.
“İslam ülkesi” dediğimiz devletlerin liderlerinden ise hamaset dolu açıklamalar dışında etkili bir girişim göremiyoruz. Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslümanların, nüfuslarıyla orantılı bir “ağırlıkları” maalesef hissedilmiyor. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerini halklarının refahı için değil, emperyalist güçlerle işbirliği yapmak için kullanan bu ülkeler, Gazze’nin çığlıklarına da kulaklarını tıkıyor.
Sarı Öküz Hikâyesinden Ders Almalı
Gazze’de yaşananlar, meşhur “Sarı Öküz” hikâyesini hatırlatıyor.
Bir zamanlar otlakta yaşayan öküzler, aslan saldırılarına karşı birlik olduklarında yenilmezlerdi. Ancak aslanlar hileye başvurdu;
Topal Aslan, öküzlerin lideri olan Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Onu görünce dayanamıyoruz, kendimizden geçiyor ve saldırganlaşıyoruz. Sarı öküz olmasa sizinle aramızda hiç bir sorunumuz yok. Otlakta huzur içinde bizimle birlikte yaşamak istiyorsanız O’nu bize verin.
Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmışlar ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküzü aslanlara vermeye karar vermişler. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış. Neticede bütün öküzlerin önünde sarı öküz aslanlara kurban gitmiş. Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez de Uzun Kuyruk’u istemişler:
Gördünüz mü sarı öküzden sonra aramızda hiç bir kavga olmadı. Barış içinde birlikte yaşayıp gidiyoruz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, otlakta huzurumuzu kaçıran içinizde bir öküz daha var. Şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Uzun Kuyruklu olan öküzü de bize verin, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.
Benekli Öküz yine karşı çıkmış ama arkadaşlarını ikna edememiş. Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u da aslanlara teslim ederek, aslanların pençesi altında can vermesini seyretmişler. Bu olay her seferinde farklı bahanelerle sürekli devam etmiş. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeye gerek duymadan doğrudan müdahale ederek, “Verin bize şunu, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar.
Otlakta öküzler birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ile birkaç öküz kalmış geride. Yaptıkları işten pişman olmuşlar ama iş işten geçmiş. İçlerinden biri Boz Öküze, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.
Boz Öküz, Benekli Öküzün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli bir şekilde ‘Biz’ demiş, “Sarı Öküzü aslanlara vermeyecektik. O’nu verdiğimiz gün bu savaşı kaybetmişiz.”
Bugün Müslümanlar da aynı noktada. Gazze’de yaşanan mağlubiyet, aslında dün alınan yanlış kararların bugünkü sonucudur. Amerikan üslerine bölgede izin verildiği gün, BOP projelerine destek verildiği gün, İsrail ile “İbrahim Anlaşmaları” imzalandığı gün bu kaybın temelleri atılmıştı.
Müslümanlar Uyanık Olmalı
Düşman önce dost görünür. İtimat kazandıktan sonra planlarını uygular, uyananları ise itibarsızlaştırarak saf dışı bırakır.
Bu yüzden Müslümanlar daima uyanık olmalı; dost görünümlü düşmanların oyununa gelmemelidir. Aksi halde bir gün herkes, “Biz Sarı Öküzü verdiğimiz gün kaybettik” demek zorunda kalacaktır.
