Ev 16. Sayı Suriye Masasında Cevaplandırılacak Sorular ve Türkiye’nin Sorumluluğu

Suriye Masasında Cevaplandırılacak Sorular ve Türkiye’nin Sorumluluğu

Tarafından Dr. Kadir ÇETİN

Bilindiği üzere 2010 yılında Tunus’ta başlayan ve halklarından kopmuş, temel insan haklarının çiğnendiği, hanedan yönetimlerinin vatandaşlarına karşı keyfi uygulamalarından mustarip toplumların haklı protesto gösterileri, Orta-Doğuda hesapları olanların da kışkırtması ile bütün coğrafyayı saran halk hareketleri  “Arap Baharı” olarak adlandırılmıştı.

Bu sivil halk gösterilerinin Suriye versiyonu Nisan 2011’de başlamış ve bir anda ülke geneline yayılmıştı. Gösterilere devrik Esat hükümeti çok sert karşılık vermiş, gelişen olayların sonucu 500 binin üzerinde Suriyelinin hayatını kaybetmesine ve 6-7 milyon Suriyelinin de sığınmacı olarak komşu ülkelere göç etmesine sebep olmuştu…

Bu noktaya gelişte, Oded YİNON raporu üzerine Büyük Ortadoğu Projesi(BOP)’ni hazırlayıp 2004 yılında uygulamaya koyan ABD’nin, onunla birlik olup “Eğit/Donat” formülü ile BOP’un eş başkanı olarak projenin uygulanmasına yardımcı olan Sayın Erdoğan ve Hükümetlerinin yaptığı yanlışlıkları sayıp dökmenin anlamı yok artık. Bütün bunlar sevapları ve günahları ile geride kaldı.

Ancak, Hey’etu Tahrir eş Şam (HTŞ)’ninİdlip’ten çıkıp elini kolunu sallayarak dillere destan ŞAM’a giriş serüveni ile ilgili bir iki cümle kurmamız gerek.

Bu coğrafyanın insanı, İngiliz casusu T.E.Lawrence’lerin, Binbaşı Noel’lerin Müslüman kisvesine bürünüp neler yaptıklarını geç te olsa tarih okumalarından öğrenmişlerdir. Ve bir dostumuzun deyimi ile “18.yy.ın son çeyreğinden itibaren, İslâm dünyasındaki bütün -radikali, ılımlısı, filimlisidahil- dinî hareketlerin içinde veya çevresinde, Anglo-Saksonlar (İngilizler, Amerikalılar) hep yer almışlardır.”

Militanlar İDLİB’de Toplanıyor

Suriye olayları sürecinde İDLİP’e sürülen militanlar orada El-Kaide, El-Nusra vb. isimlerle örgüt kurdular… Daha sonra El-Nusra da hemen isim değiştirerek HTŞ oluverdi.

Bütün bunlar olurken Amerika’nın asla haberi olmamıştır(!), değil mi? Bu kadar saflık ta olmaz dediğinizi duyar gibiyim. ABD’nin terörist ilan ettiği HTŞ’nin başındaki Ahmed el-Şara, namı diğer Culani’nin başına 10 milyon $ ödül koymasını da hatırlatalım. Ancak ABD terörist ilan ettiği birisini yeri ve zamanı gelince kahraman da ilan edebiliyor. Yani ABD bu oyunları hep oynamaktadır malum.

İDLİP’te yuvalanan HTŞ ile Türkiye’nin destek olduğu Suriye Milli Ordusu (SMO) eş zamanlı olarak geçen ay Esat’a karşı saldırıya geçti. Bu süreçte HTŞ silâhları nereden, nasıl buldu ve nereden, nasıl aldı sorularını sormuyoruz.

HTŞ bir hafta içinde, sıfır km. pikaplarla yola çıkıp Şam’a girdi. Suriye ordusu ile ciddî değil, gayr-i ciddî bir çatışma da yaşamadı. Suriye ordusu neden, tankları, uçakları, helikopterleri ile sahaya inmedi? Bu durum da bir muamma şimdilik. Anlaşılan bir üst akıl her yönüyle HTŞ’ye gerekli istihbari ve askeri desteği sağlarken çok cömert davranmış… Niçin? Sorusunu sormaya gerek yok… Neyse…

Biz tekrar başa dönelim ve Türkiye’nin Suriye ile ortak bakanlar kurulu toplantısı yapacak kadar samimi işbirliğinin bir anda nasıl bozulduğunu ve ABD ile birlikte Suriye iç savaşında muhalefeti desteklemesini vatandaşın anlayacağı şekilde Sayın Erdoğan’ın anlatması gerekiyor…

Sonunda Türkiye, ABD ile iş tutmasının yanlışlığını büyük bedeller ödeyerek bir kez daha tecrübe etmiş oldu. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti olarak bu konuda da gerekli dersleri alarak önümüze bakmak zorundayız…

Gelinen noktada, Suriye’de yaşanan felaketin, insanlık dramının müsebbiplerinden biri olan Esat Rusya’ya kaçmak zorunda kalmış ve HTŞ’nin başını çektiği muhalefet, bileşenleri ile birlikte Şam’a girmiştir.

HTŞ’nin Şam’a girmesini müteakip, Suriye Ordusunun dağılmasını da fırsat bilen İsrail, “Başhan Oku” (Tevrat Kavramı-Davut Koridoru) ismini verdikleri askeri harekatla Suriye’nin kara, deniz (gemileri) ve hava kuvvetlerine (uçak-helikopter) ait yüzlerce hedefi vurmuş ve Suriye’nin savunma sistemini çökertmiştir.

İsrail aynı zamanda Gazze’nin iki-üç misli büyüklüğünde Suriye toprağını (Golan Tepeleri mevkiinde) da işgal etmiştir.

Bölünmenin Eşiğindeki Suriye’de Cevap Bekleyen Sorular

 İsrail, Filistin-Gazze ile birlikte gasp ettiği toprakları sindirmeye dursun, kurulacak Suriye masasına oturanlar tarafından aşağıdaki soruların enine boyuna cevaplandırılması gerekir diye düşünüyorum.

 

  1. Bugün Suriye’de kim, niçin ve kime hizmet ediyor?
  2. HTŞ ve bileşenleri şiddet potansiyelinden çıkabilecek mi?
  3. HTŞ ve bileşenleri milis güçlerden çıkıp devletleşme sürecine evirilebilecek mi?
  4. Suriye Demokratik Güçleri(SDG)’nin = (YPG-PYD-PKK) yöneticisi Mazlum KOBANİ’nin “Fırat nehrinin HTŞ ile aramızda sınır olması için uzlaştık.” ifadesi ne anlama geliyor?
  5. SDG’nin kontrol ettiği bölgede bulunan Suriye’nin yeraltı zenginlikleri (Petrol, Doğal gaz vb.) nasıl işletilecek?
  6. Suriye din, dil, etnik yapı stresini aşıp Suriye vatandaşlığı boyutunda bir uluslaşma sürecine evirilecek mi?
  7. Suriye’nin toprak bütünlüğü korunup hukukun hakim olduğu bir sistemin kuruluş süreci başlatılabilecek mi?
  8. Suriye vatandaşlığı sürecinde buluşulamaması durumunda Suriye’nin bölünmesi bölgesel ve küresel bağlamda hangi ülke/ülkelerin işine yarayacak?
  9. Suriye’nin topraklarını işgal eden İsrail derhal bu topraklardan çıkartılacak mı?
  10. Bu süreçte Suriye’den İsrail’e hiçbir saldırı olmamasına rağmen Suriye’nin savunma kapasitesini yok eden İsrail verdiği bu zararı tazmin edecek mi?
  11.  

Bu ve benzeri soruların; açık, net ve Suriye vatandaşlarının menfaatlerinin korunacağı ve Türkiye’nin de zarar görmeyeceği şekilde cevaplandırılması gerekir.

Türkiye’ye Düşen Görev

 Suriye’de her ne kadar düşman gibi görülen (ABD/İngiltere-Rusya) ancak birbirlerinin ayağına basmayan emperyalist güçler, perde gerisinde anlaşmış olsalar da,  İsrail’in saldırıları sonucu, savunma kapasitesi sıfırlanmış, sosyal yapıda ayrımcılığın zirvede olduğu Suriye’nin karşı karşıya kaldığı bu durumda, Türkiye’yi zor fakat şerefli bir görev beklemektedir.

Hiçbir bedel ödemeden Suriye’de ağırlığını hissettiren ABD ile saldırgan İsrail’e karşı, her yönüyle büyük bedel ödemiş olan Türkiye masaya ağırlığını koymak durumundadır. Bunun yolunun da, Suriye’de bütün farklı din ve mezhepleri, farklı etnisiteleriSuriye Vatandaşlığında buluşturabilecek ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyacak bir üst akıldan ve kapsayıcı projenin uygulanmasından geçeceği bilinmelidir…

Bu bağlamda, hazırlanacak anayasa ile insan hak ve hürriyetlerinin güvence altına alınacağı, hukuk devletinin alt yapısının kurulacağı bir anayasal sistemin güvencesi önemlidir. Bunun da yolunun, temelde kuvvetler ayrılığına dayanan yasama, yürütme ve bağımsız yargıdan geçtiği bilinmektedir.

Bugün yönetimde insanlığın akl-ı seliminin geldiği yer, İnsan Haklarına Dayalı Hukuk Devleti olma nosyonudur. Bu gerçekten hareketle kendi ülkemizi de bu noktaya taşımanın gayretinden milim sapmadan, Suriye’de kurulan yeni hükümete yardımcı olmak Türkiye’nin boynunun borcudur.

Bu süreçte büyük bedel ödemiş olan Türkiye’nin, Suriye’de ağır, ancak tarihi sorumluluğu var ve bu konuda görevinin gereğini yapmak durumundadır. Türkiye akıllı davranmalı ve İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği vb. uluslararası kuruluşları arkasına alarak Suriye’ye yardıma gitmelidir. Özellikle Anayasa hazırlığı ve kurumsallaşma boyutlarında gerekli destek verilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti için bu zor fakat şerefli bir görevdir ve hem Suriye hem de Türkiye için bir beka meselesidir.

YİNON Raporunun ve BOP’un çöpe atılması için yukarıda geçen cümleyi tekrar etmek durumundayım. Suriye’de bütün farklı dil, din ve mezhepleri, farklı etnisiteleri Suriye Vatandaşlığında buluşturabilecek ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyacak bir üst akla ve kapsayıcı projeye ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

 

                                                                                             

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00