Siyaset o kadar kirlendi ki kire siyaset dense kire hakaret olur
Tek başına şu diploma skandalı bile ülkemizin içine düştüğü kirliliği, kirliliğe taraf olmayan her dürüst insanın midesini ters döndürür!
“İnsan hak ve hürriyetlerinin üstünlüğüne dayalı hukuk devleti”ni yaşamak ve yaşatmaya çalışmak yerine; şantajla, rüşvetle, baskıyla, tehditle, borsayla, zulümle insanların üzerine gidilen yerde çürümüşlükten ve kokuşmuşluktan insanın burnunun direği kırılır!
Bir İnsanın sadakatı, yaptığı yağcılığının, yalakalığının, dalkavukluğunun, kişiliksizliğinin ve kölecesineitaatın derecesinin zirve yüksekliği ile ölçülmeye başlandığında dürüstlük, samimiyet ve ahlak ölür!
Zenginliği, gücü, kudreti ve iktidarı ele geçiren hiçbir ilke-yasa tanımadan “dediğim dedik, çaldığım zilli düdük” derse oradan akıl, ilim, hikmet, erdem, hak, hukuk, adalet, istişare, ehliyet, liyakat, emanet buharlaşıp kaçar!
Yolsuz siyasetçileri yargıyla baş başa bırakmak yerine transfer ederek ödüllendirmek yolsuzlara yardım, dürüstlere ve hakka cezadır!
Yolsuzluk dosyaları kabarık, kirlilikten dokunulacak hiçbir dokusu-hücresi kalmamış kokuşmuş insanları bile bile aday yapmak bir partiye nasıl hiç yakışmazsa, aynı siyasetçiyi yolsuzluğunu bile bile transfer etmek de hiç yakışmaz!
Bunların bilinçli yapılması, yolsuzluk yapanların yaptıklarının yanlarına kâr kalması anlamında yolsuzluk yapanlara yardım olduğu gibi yolsuzluğa ve kirlenmeye de yardım olur.
Bunlar aynı zamanda kamuoyunun siyasete, siyasi partilere, iktidara ve devlete olan güvenini dinamitler!
En kötüsü de millet devletten kopar, devlet milletsiz kalır! Oysa milletsiz devlet olmayacağı gibi devletsiz millet de olmaz!
Siyaset kapısı çıkarcılara ve yolsuzlara kapatılmalıdır!
Siyaseti insana ve millete hizmet etmek amacı dışında; herhangi bir çıkar için yapmak isteyen insanlara karşı bütün partiler kapılarını kapatmalıdır!
Yolsuzluk, hukuksuzluk yapanların yaptıkları yanlarına kâr kalmamalıdır; yakalarına tarafsız ve adil yargının yapışmasının yolu açılmalıdır!
Dönek, yolsuz veya kişiliksiz insanlar yaptıkları kirli işlerin hesabını vermelidir!
Yeni bir hürriyet çağı!
Bu DNA’ları bozulmuş- pestisitli-naylon-dijital dünyada, bir konuya ortalama odaklanma süresinin sekiz saniyeye düştüğü; dolayısıyla okuma özgürlüğünün, düşünme hürriyetinin ve sorunlara çözüm üretme hakkının insanların yüzde 99,99’u için neredeyse sıfırlandığı (*) bugün, bu yazının çok uzun bir yazı olduğunun bilincindeyim ve okuyabilenlere teşekkür ederim; ancak meramımı bir iki paragrafta anlatmak için de Nasreddin Hoca gibi üstat olmak gerektiğinin acziyeti içindeyim, iki nokta:
Ey insanın, milletin, vatanın, egemenliğin ve devletin geleceğinden endişe duyan temiz yürekliler, özgür düşünebilenler, hür olanlar!
Gelin el ele verelim! Temiz insan ve temiz toplumla; ‘insan hak ve hürriyetlerine saygılı’, erdemli, ilkeli ve temiz siyasetle yeni bir hürriyet çağını, Muhteşem Türkiye çağını başlatalım!
***
(*) Siz siz olun ve bu yüzde 99,99’un içinde yer almamak için çalışın! Okuyun, dinleyin, düşünün, yazın, çizin, akıllı itiraz edin, akıllı aykırılıklar yapın!
Aklınızı esirleştirmeyin! Teslim olmayın! Siz siz olun, insan kalın!
İnsan kalın ki, Nobel almasanız da kendinize, insana, millete ve insanlığa pozitif katkınız olsun!
