Evveet çok değerli okurlar, yeni bir sayıda tekrar karşınızdayım. Karşınızda olduğum için sevinçliyim. Lakin ortam hiç de sevinilecek gibi değil. Neden derseniz? Adeta kendimizden geçerek kutladığımız bu yeni yıl da eskilerinden pek farklı olmayacağını gösterdi, bizlere. Biz kendimizi değiştiremezsek başka ne olmasını bekleyebiliriz ki!
Ortadoğu’yu Değiştirmek
ABD-Rusya; önce Tahran’da, sonra Yalta’da, son olarak da Potsdam’da dünyayı üleşmişlerdi, kendilerince bir güzel.
Gerçi Ortadoğu paylaşılamamış ve kapanın elinde kalmıştıbir yerde. Ve artık bıçak vurulmalı, Ortadoğu da şekillendirilmeliydi.
Yıl 1983. Ne diyordu Kader Üçgeni adlı kitabında A. Noam Chomsky: Ortadoğu’da ulusalcılık ve ulusal kimlikler yok edilmelidir ve bunu sağlamak için de Ortadoğu tekrar Osmanlılaştırılmalıdır!
Sonra sözü Graham Fuller almış ve bize “Kemalizm bitti! Bu nedenle, kendine güven duyan bir Türkiye, İslam’ın günlük yaşamda yerini almasını yeniden düşünmelidir!” diyerek İslam’ı hayata geçirmeyi tavsiye etmişti.
Ne güzel, Ortadoğu’ya sahip olmak için sen çık Osmanlıyı yık, sonra da baktın olmuyor, Ortadoğu yeniden Osmanlılaştırılmalıdır de.
Peki, Osmanlı olur da İslam olmaz mı? Olmaz olur mu? Utanmadan adeta boğmaya çalıştıkları İslam’ı günlük yaşama geçirmeye davet ederler bizi.
Yani Türkiye İslam’ı hayata geçirir, Ortadoğu yine Osmanlılaştırılırsa, kan ağlayan Ortadoğu düzelir. Peki kazın ayağı öyle mi?
Yıl 2024. Çözüm sürecinin yeniden başlatılması, önce ArtinAgopyan’ı, Apo’yu, Meclis’e çağırma ve sonra kapısını aşındırma, yetmedi bir de milletin çeşitliliğine dayalı yepyeni bir Anayasa yapmak için adımlar atılır, birbiri peşi sıra…
Haritayı Yeniden Çizmek
Yıl 2025. Savaş suçlusu ve Filistin kasabı B. Netenyahu, AKD’ye, yani AmerikanyaKirleşik Devletleri’ne uğrar,çok mühim bir iş için
Trump tarafından Beyaz Saray’da bir güzel ağırlanır. Öyle ki, hazretin oturması için bizzat sandalyesini Trump tutar.
Mevcut Ortadoğu haritası, yıllar önce emperyalistlerce çizilmiş bir harita. Eskidiği veya iyi çizilmediği ya da beğenilmediğinden olacak ki Binyamin, artık yenisinin çizilmesi gerektiğinden bahseder.
Netanyahu, Donald Trump’la yakın çalışarak Ortadoğu’nun haritasını yeniden çizeceklerine inandığını söyler. Yıllar önce çizilen o haritayı hayata geçirmeye başladıklarını sanki kimseler bilmiyor ya da bir yutan olur zannediyorlar.
Ortadoğu’da ilk değişen sınırlar, şu an eskisi görünmekle beraber Irak sınırları olmuştur. İkincisi ise çok yakında Suriye sınırları olacaktır.
Evet, hani bizim her türlü desteği verdiğimiz ve Esed’den kurtardık diye çok sevindiğimiz Suriye. Üçe ya da dörde bölünüp yeni sınırlara kavuşturulacak Suriye.
El Golani, ya da yeni adıyla El Şara tarafından kurulan yeni hükümet, Türkiye’nin ithal ürünlerine %300 gümrük vergisi koyar.
Evet, tam bir “besle kargayı, oysun gözünü” durumuyla karşı karşıya Türkiye. Bu bilinmeyen bir durum muydu? Kesinlikle hayır! Erdoğan dahil, bunun böyle olacağı hem de ta başından biliniyordu. Hamallığı bize, nimetleri ise birilerine…
Büyük Kürdistan
Yıl 2015. Suudi Arabistan ve İsrail yetkilileri, bir açıklama yaparlar ve bizler Büyük Kürdistan projesini destekliyoruz derler.
İsrail’i anladık da Suudi Arabistan ne oluyor? Kürdistan’la ne ilgileri ola ki diye soracaksınız. Buyurun sorun, bana değil, tabii Suudilere.
Kurulacak bu Büyük Kürdistan’da hangi Kürtler yer alacak, onu da Türk soyadlı Ahmet Kürt söylüyor ve “Irak ve Suriye Kürtleri, tıpkı Osmanlıdaki gibi Türklerle birlikte yaşamak istiyor” diyor.
Şimdi bulmaca tamamlandı ve her şey artık ayan oldu mu? Osmanlıyı tekrar kuracağız ve Ortadoğu’yu huzura kavuşturacağız. Peki, bu iş nasıl olacak derseniz, o çok kolay. Kurarız bir federasyon ve toplarız bütün Kürtleri, olur biter.
Adamlar nadim olmuş, Osmanlıyı yıktıklarına hayıflanır, suçlarının diyetini ödemek için bize tavsiye üzerine tavsiyede bulunurlar.
Bunun için yapılacak işleri bir bir söyleyip dururlar. Ulus devletlerin modası geçti. Milletin çeşitliliğine dayanan yeni bir Anayasa yapın ve bir federatif bir yapı kurun.
Kuracağınız federasyona Irak ve Suriye Kürtlerini alın, sınırlarınızı genişletin ve Osmanlı’yı ihya edin! Bizden bu kadar, daha ne yapalım.
Evet, adamlar daha ne yapsınlar. Dün yapmışlar, bugün yapıyorlar ve yarın da yapacaklar, emellerini gerçekleştirmek için ne yapmaları gerekmişse. Şimdi Gazze’yi ayağa kaldıracaklar. Eee, senin ve benim için değil, tabii ki kendileri için…
