Ev 29. Sayı BAŞYAZI: Millet Partisi ve Hedefleri Bir Umuttur! #29

BAŞYAZI: Millet Partisi ve Hedefleri Bir Umuttur! #29

Tarafından Cuma NACAR

MODERN SÖMÜRGECİLİK ALENİ HÂLE GELMİŞTİR.

Uyanış Dergimizin son sayılarında ‘Modern Sömürgeciliğin’, dünya için ama özellikle coğrafyamız için günümüzde ne gibi tehlikeler barındırdığını anlatıyoruz. Meydana gelen son gelişmeler, başta milletimiz olmak üzere dünyanın büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Vefatının 4. Yıldönümünde özlemle yad ettiğimiz Rahmetli Bilge Lider Aykut Edibali’nin eserleri sadece Türk Milleti, İslam Dünyası için değil, tüm insanlığın bu kaostan çıkışı için bir kurtuluş reçetesi olmak vasfını korumaktadır.

Sömürgeciliğin her zaman şiddet yoluyla olmadığını; ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlaki alanlarda bugün de devam ettiğini akıldan çıkarmamak gerekir. Tarihe yüz karası, utanç verici olaylar olarak geçen sömürgecilik günümüzde değişik formlarda devam etmektedir.

Trump yönetiminin Venezuela’ya saldırısı ve egemenliğin sembolü devlet başkanını ve eşini kaçırması, Maduro’yu küçük düşürecek ne kadar iş varsa dünyanın gözü önünde, canlı yayında bunu yapması, ABD mahkemelerinde yargılamaya başlaması ve bunu yaparken de bir bakıma dünya liderlerine mesaj vermesi dünyanın yeni alt üst oluşlara gebe olduğuna delalet ediyor. Ardından Meksika, Küba ve Kolombiya ile ilgili taleplerini açıkça tehditle sıralıyor. Diğer yandanGrönland’ı ele geçirme girişimleri, İran’daki iç karışıklıklar ve müdahale sinyalleri, BOP’un adım adım uygulanışı; Monreo Doktrini’ne göre “Amerika kıtası sadece ABD’nindir” anlayışı ile izah edilemez. Modern sömürgecilik dünyanın yeraltı, yer üstü ve insan kaynakları dahil tüm zenginliklerini ele geçirme hesapları yapmaktadır. Nitekim Trump yönetiminin ortaya koyduğu “Güç Yoluyla Barış” doktrini dünyayı, bahaneye dahi ihtiyaç duymayan ve barış adına alenen yeni sömürge dalgası ile karşı karşıya bırakmıştır. Dünya, sadece İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki paylaşım antlaşmalarının belirlediği politikalardan sonra yeni paylaşım anlaşmalarına sahne olmamaktadır. Anlaşılan, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra elde edilen kazanımlar kendileri için yeterli olmamış. Birinci Dünya Savaşı sonucundaki statünün de değiştirilmesi onlar için olmazsa olmaz. Özellikle ülkemiz ve bölgemizdeki üniter devlet yapılarını, önlerinde bir engel olarak gördüklerini açıkça ifade ediyorlar. İnsan hak ve özgürlükleri bahanesi ile eyalet sistemi dayatılıyor.

Hazır söz, paylaşımlara gelmişken; Trump yayılmacılığı karşısında Rus ve Çin devletlerinin dengeleyici bir unsur olarak görülmesi hiç de ciddi ve samimi gelmemektedir. İster istemez Rusya’nın Ukrayna ile savaşı, Avrupa’nın yola getirilmesi için ABD ile yapılan anlaşmasının sonucu mudur sorusunu akla getiriyor. Veya Doğu Türkistan’daki soykırım, onlar için Çin ile pazarlık aracı olmaktan başka bir anlam ifade etmekte midir?

Meydana gelen gelişmeler konunun önemini, olası sonuçlarını ve önümüzdeki yıllarda insanların/ülkelerin/devletlerin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğunu dramatik bir şekilde gözler önüne sermiştir. İzlenen saldırgan politikalarla; Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, insan hak ve özgürlükleri, ulusal egemenlik hakları ve uluslararası hukukun temel ilkeleri günümüzde de ayaklar altına alınmaktadır. Yeni dünya düzeninin adının “Güç Yoluyla Barış” değil de alenen “Yeni Sömürü Düzeni” olduğunu göstermektedir. Artık sadece tarihî sömürge bölgeleri tehdit altında değildir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kendini ABD’nin şefkatli kanatları altında güvende hisseden Avrupa da yeni güvenlik arayışlarına girmek zorunda kalmıştır. Nasıl ki tarihte sömürgeler yüzünden Portekiz ve İspanya arasındaki ihtilaf, papanın da aracılığıyla Tordesillas Antlaşması ile giderilmiş; Arjantin ve İngiltere arasındaki Falkland savaşında yine Papa’nın araya girmesi ile anlaşmazlıklar çözülmüşse, bugün de aralarında ciddi bir savaş durumunda yine Papa’nın aracılık edeceği anlaşılmaktadır.Yeri gelmişken, siyasi iktidara bugüne kadar yapmış olduğu dış politika hatalarını tekrar etmemesi gerektiğini önemle hatırlatıyoruz. Zira Gümrük Birliği Anlaşması, Türkiye’yi sığınmacı deposu hâline getiren Geri Kabul Anlaşması gibi; şimdi de kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Avrupa’nın güvenlik ordusu hâline getirmekten şiddetle kaçınmak gerekir. Hak ve barış esaslı bir doktrine sahip olmayan devlet ve yönetimlerin, insanlığa huzur ve mutluluk getirmeyeceği bu zamana kadar yaşanan olaylarla ispatlanmış durumdadır. Emperyalist ideolojiler, farklı kalıplarla ortaya çıksalar da malum güç merkezlerinin emrinde hareket ettikleri ve edecekleri aşikardır.

Elbette ki dünyada olup bitenler, devletimizi ve milletimizi yakından ilgilendirmektedir. Ancak Türkiye ve tarihî nüfuz alanları üzerindeki projeler ve yaşananlar, komşu toprakların ateş çemberine dönmesi ve bekleyen yakın tehditler; tarih boyunca varlık ve beka tehlikesi yaşayan Türkiye’nin, müteyakkız olmasını zaruret hâline getirmektedir. Bunun için de Türkiye özelinde bütün ülkelerin yaşananlardan çıkarması gereken dersler bulunmaktadır. Modern sömürgecilik dünyanın tüm zenginliklerini ele geçirme hesapları yapmaktadır. ABDyeni yönetiminin ortaya koyduğu “Güç Yoluyla Barış” (Peace Through Strength)doktrini, dünyayı yeni sömürge dalgası ile karşı karşıya bırakmıştır. Bir yanda Ortadoğu’nun zenginliklerinin masada olduğu görüşmeler, “Doğu ile Batı’yı tarih boyunca birbirine bağlayan hatların —Baharat Yolu, İpek Yolu, Hazar–Akdeniz enerji koridoru” üç veya dört farklı rota üzerinden yeniden canlanabileceğini, ancak bunun önündeki asıl engelin “1919’dan beri ulus devletlerin kurduğu bariyerler” olduğu, bölgeyi yeniden dizayn etmenin ön koşulunun siyasi sınırların ve eski alışkanlıkların aşılması” ,Kıbrıs  sorununu ‘sağlıklı bir vücudun ortasında apse olamaz’ açıklamaları,  Ukrayna’daki nadir elementlerin açıkça pazarlık konusu yapıldığı, Eskişehir Beylikova’daki nadir elementlerin işletme teknolojisine sahip olmadığımız için işbirliği çağrıları yapan bir bakanımızın olduğu bir zamanda; dünyanın en büyük petrol rezervine sahip, nadir elementler yönünden son derece zengin Venezuela’ya yapılan saldırı aslında bu doktrinin “Güç Yoluyla Barış” değil de alenen “sömürü” olduğunu göstermektedir.

MUHTEŞEM TÜRKİYE HEDEFİ TÜM İNSANLIK İÇİN KURTULUŞTUR!

Vefatının 4. Yıldönümünde Rahmetli Bilge Lider Aykut Edibali’yi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Hayatı boyunca derin bir zekâ, deha, ilim, hikmet ve muhakeme ile insanların, toplumların ve devletlerin sorunları ve çözüm yollarını ortaya koyduğu ‘Muhteşem Türkiye’ hedefi ve aşağıda kısaca temas ettiğimiz görüşleri, Millet Partisi’nin yılmaz savunucusu olduğu kabuller ve hedeflerdir:

Her şeyden önce milli iradenin önündeki engellerin kaldırıldığı gerçek demokrasi ile millete dayanan milli bir iktidarın bulunması zarurettir. Milletin büyük çoğunluğunun desteğini alamayan, milli ve manevi değerlere sırtını dönen, toplumu parçalara ayırarak iktidar hesabı yapan, ülkede tam bir adalet sağlayarak hukuk devletini yerleştiremeyen, milli birlik ve kardeşliği tesis edemeyen, vatandaşını yokluğa ve yoksulluğa mahkûm eden yönetimlerin,Venezuela benzeri bir saldırı karşısında başarılı olması mümkün değildir. Türkiye’nin bu konulardaki zafiyetlerini en kısa zamanda gidermesi hayatidir. Türkiye’nin varlığı, bekası, vatanı ve milletiyle bölünmez bütünlüğüadına; Rahmetli Edibali’nin sistemleştirdiği “Muhteşem Türkiye” hedefini devlet politikası hâline getirmesi tarihi bir önem arz etmektedir. Ayrıca siyasi görüş, etnik veya mezhep farklılığı gözetilerek toplumsal bir barış sözleşmesi yapmak tarihî bir görevdir.

Millet Partisi’nin özlemini duyduğu yönetim; farklı kitlelerin grupların birbirini düşman gibi görmediği, ortak temel hedefler etrafında toplandığı, birbirine ihtiyacı olan insanlar olarak görüldüğü, birbirini tamamlayan bütünleyen gelişmiş insanlar diyarıdır.

Başta ruh ve gönül coğrafyamız olmak üzere; bütün insanlığa adalet, barış, bolluk ve bereket getirecek “Muhteşem Türkiye” hedefindeki barış medeniyetine insanlık her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Dünya, bu barış medeniyetinin yolunu hasretle gözlemektedir.‘Barış Medeniyetinin Egemen Olması’ Millet Partisi kadrolarına düşen tarihi görev, sorumluluk ve aynı zamanda vebaldir.Bunun yolu da “Muhteşem Türkiye” idealini, toplumun ideali haline getirerek başarılı olmaktan geçmektedir. Ancak bu suretleyeryüzünün, insanlığın büyük bir değişim ve kurtuluşumümkün hâle gelecektir.

Yeryüzünün tekrar ıslahı görevi,başta Millet Partisi kadroları olmak üzere tüm insanlığın varlık sebebidir. Zafer şartlarına uygun bir mücadele ile barışın dünyaya hâkimolması kaçınılmaz bir sonuçtur. Barışın ve adaletin önünde, zulüm ve fesadın diz çökeceği tarihi bir gerçekliktir.

Dünyayı, emperyal hedefleri için yeniden parselleyen güçlerin karşısında maalesef devletimiz iç ve dış bir yığın sorunlarla boğuşmaktadır. Siyasi iktidarın ise bu sorunların üstesinde gelecek ciddiyet, samimiyet ve birikimden mahrum olması, elbette ki bütün vatanseverleri derin bir üzüntüye gark etmektedir. Şartlar ne kadar zor olursa olsun, fetret dönemiproblemlerinin de çözümü mümkündür. Çünkü bu yaşadığımız ilk fetret dönemi değildir. Önceki fetret dönemlerinin bittiği gibi bu fetret döneminin de son bulması kaçınılmazdır. Tarih bunun örnekleri ile doludur.

Devletimiz sadece Türk dünyası, İslam dünyası için değil; bütün insanlık için kurtuluş müjdesinin taşıyıcısı ve gerçekleştiricisi olmak gibi tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Bunun da birinci şartı gerçek anlamda hukuk devletinin hâkim olduğu bir ülke olmaktan geçmektedir. Çünkü hukuk devletinin bulunmadığı yerde adalet de demokrasi de yoktur. Bunların olmadığı bir yerde de hiçbir şey yoktur. Devlet ve hukuk kuralları, toplumsal mutabakat ile herkes tarafından kabul edilmesi hâlinde vardır.

Rahmetli Bilge Lideri bir kez daha rahmet, minnet, şükran, hayır ve özlemle yâd ediyoruz.

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00