Ev 33. Sayı Devlet’in Aklı Mı? Devlet Aklı Mı?

Devlet’in Aklı Mı? Devlet Aklı Mı?

Tarafından Ahmet ÇUVALDIZ

Evveet çok değerli okurlar,Emperyalizmin beyni Siyonist İsrail ve uşağı ABD’nin İran’a saldırılarına dinlenme molasıverdiği bir süreçteyine birlikteyiz. Bu yazımda da sizin içinbir şeyler döktürdüm,okursunuz diye…

 

Devlet’in Aklı Devlet Aklı Mı?

Evet, Devlet’in aklı “devlet aklı” mı? “Şimdi bu da soru mu?” sayın Çuvaldız. Sorunun cevabı zaten sorunun içinde demeyin, gofeleri alın şöyle iki elinizin arasına, bir düşünün.Ya da ben size yardımcı olayım. Devlet’in aklının devlet aklı mı, yoksa birilerinin aklı mı,oturup birlikte bakalım.

Mesela, eski CIA Türkiye şefli Paul Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye raporunu isterseniz şöyle bir hatırlayalım. Bakın ne demiş Paul Efendi:

“Türkiye’nin bu şekliyle ABD politikalarının yanında olacağından emin olamayız.Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis’i ikna ettiğimizde Ordu; Orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.

Eğer Amerika’nın çıkarı, Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek bir elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.

Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen bir yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerika’nın çıkarlarına yardım konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş böyle bir yapıyı yıkmak Amerika için hiç sorun olmaz.”

Ülkemizde 2002’den beri iktidarda Tayyip Erdoğan vardır. Her ne kadar keyfi davranıyor ve Anayasayauymuyorsa da tek adam da değildir. Ve biri çıkar, şöyle bir öğüt verir:“Erdoğan’ı Anayasaya uyduramıyoruz, bari Anayasayı Erdoğan’a uyduralım!”

VeAnayasayı Erdoğan’a uydurmak için önce 2017’de referandumla Anayasa değiştirilir.Bir dereceye kadar yol yarılanmıştır. “Durmak yok, yola devam” denilir ve “yetkinin değişik kişilerde olması işleri uzatıyor, biz yolu kısaltalım, şu aradakileri aradan çıkartıp devleti toptan birisinin üzerine zimmetlemeyelim” diyerek 2018’de tek adam yönetimine geçilir.

Meclis devre dışı bırakılmış, Ordu da zaten kıymetli Hocalarının işbirliğiyle 2016’da halledilmiş ve birileri için böylece dikensiz gül bahçesioluşturulmuştur.

Aradan yıllar geçer. Ve yüze yüze işin sonuna gelinir. Türk, Kürt ve Arap kardeşliğinden bahisle federasyon istekleri açıktan açığa dillendirilmeye başlanır.

Devletin aklı denilen akıl, işte bu akıldır!

Devlet Aklı Bu Olamaz!

Devlet’in aklının dayanakları, sadece önceki sütundabelirtilenlerle sınırlı değil, dahası var. Mesela, bugün Türkiye’de olup biten bazı şeylerin, 1998’de Graham Fuller, Henry JakBarkey ve Morton Abramowitz’inbirlikte yazmış oldukları “Türkiye’nin Kürt Meselesi”adlı kitapta aynen yer alıyor olması gibi…

Ya da bazı şeylerin, 2007’de Graham Fuller tarafından yazılan “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” kitabındakilerlebire bir uygun olması…

Öyle ki, hazretler, sanki birer müneccim gibi, Meclis’te kurulacak komisyonun resmi değil, özel bir komisyon olacağını bile bilmişler. Dahası,İlkAçılım Sürecinde bir “Akil Adamlar Heyeti” kurulması dabeylerimizinnadide önerileri arasında yer alıyormuş…

Gelelim Terörsüz Türkiye paravanının arkasına. Önde Reis, bir yanında Devlet, diğer yanında DEM. Birlikte bitmiş “PKK terörünü” bitirmek için uğraşıveriyorlar. Kiminle? Artin Agopyan ve PKK uzantıları ve…

Kırk yıl; asker, polis, korucu ile bebeklerden seksenlik ihtiyarlara kadar on binlerce insanımızı kara toprağa düşüren, kalkınmaya harcayacağımız milyarları silah ve mühimmata ayırmak zorunda bırakan, gelişmeyi engelleyen terör örgütü PKK muhataplığında.

Emperyalistlerin taşeronuPKK’nın ana stratejisinin,aşağıda yer alandört aşamaya dayandığını bilmeyen sadece bizim “devletlular” dersem, büyük haksızlık etmiş olurum. Bal gibi biliyorlar. Bilmeyen onlar değil, sadece bizim sade vatandaşlar.

İlk aşamada bazı kültürel ve sosyal hakları elde etmek isteyen PKK, ikinci aşamada iseTürkiye’de özerk veya federasyon şeklinde bir yönetim yapısı oluşturmak isteyecek. Son günlerde sıkça konuşulan ve tartışılan konuların federasyon olması, sözde Terörsüz Türkiye sürecinin nerelere evrileceğini göstermiyor mu? Tabi; gözü olup görene, aklı olup çalıştırana.

Üçüncü aşamada Türkiye sınırları içerisinde sözde bir “Kuzey Kürdistan”ın kurulmasıhedefi var. DEM’liler de sürekli bunu dillendirip duruyorlar zaten.

Son aşama; Türkiye, İran, Irak ve Suriye topraklarınınbir kısmında Bağımsız Birleşik Kürdistan Devletinin oluşturulması.

 

Ama İran direniyor ve iş yatıyor. Tabişimdilik.

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00