Ev 31. Sayı Eskiden Abdallarımız Bol İdi Şimdi De Aptallarımız

Eskiden Abdallarımız Bol İdi Şimdi De Aptallarımız

Tarafından Ahmet ÇUVALDIZ

Evveet çok değerli okurlar,Küresel ABD-İsrail Çetesinin İran’a saldırdığı bir zamandatekrar birlikteyiz.
Bu yazımda dasizler için karınca kararınca bir şeyler döktürdüm. Bakalım okuyunca siz ne diyeceksiniz?

Aptallık, Parayla Mı Yoksa Sırayla Mı?

Biliyorsunuz, yıllar boyu Ortadoğu şekillendirilmeye çalışılıyor. Önce Özal, baba Bush’un peşine takıldı, Irak için “bir koyup üç alma” hayalleri kurup durdu, amma olmadı.

Senaryo yarım bırakılmadı. Özal gitti, Erdoğan geldi, işe kaldığı yerden devam edildi. Irak’ı yutmak isteyen küresel çetenin başı Amerikan conilerinin Güneydoğu illerine çekirge sürüsü gibi yayılması için TBMM’den 1 Mart’tateskereçıkarılmaya çalışıldı. Bu da olmadı.

Lakin, olan bir şey vardı ki tam bir garabet. O da,R.T. Erdoğan’ın; Irak askerleri için değil, Kur’an-ı Kerim’i “nişangâh” yapan Amerikan askerlerininsağ ve salimolarak ABD’ye dönmesi için dua etmesi idi.

Coniler evlerine sağ döndüler, amma Irak askerleri ve Saddam öldü. Olsun, istenilen olmuş bir olan Irak tam üçe bölünmüş, bilumum Zebanilerse Irak’a hükümran edilmişti.

Siz, Tayyip Erdoğan; yarım akıllı oğul Bush’a inanıp, küresel çetenin küresel oyununa,“Bizim Ortadoğu’da bir görevimiz var.Biz, Büyük Ortadoğu Projesinineşbaşkanlarından birisiyiz” diye övünerek katıldınız.

‘Çocuk istismarcısı Blair Tony’yeinandınız “bizi AB’ye alacaklar” diye TBMM’ye bir sürü yasa paketlettiniz. Sayenizde bu paketlerle muhteşem bir demokrasimiz oldu, hapishaneler ağzınıaçanla ağzına kadar doldu.

Libya için önce‘NATO’nun Libya’da ne işi var’ dediniz, sonra “NATO, Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmelidir” diyerek bize her türlü desteği verenMuammer Kaddafi’yi ve eski toprağımız Libya’yı küresel çetelere adeta armağan ettiniz.

Mısır bir tercih yapmış, Mursi’yi başkan seçmişti. Siz,İhvancılara yaranmak için “Rabia” işareti yaparak işe karıştınız.Amma ne hikmettir ki, ölenMuhammed Mursi yerine getirilen Sisi’ye TOGG hediye ettiniz.

Soykırımcı İsrail’in en büyük korkusu Suriyeidi. Siz,kim oldukları meçhul birileri ileişbirliği yapıp, onları eğitip, donatıp, harcama yetkiniz olmayan milyarlarca doları, psikopat katillere harcadınız ve Suriye’yi adeta altın tabakta İsrail ve ABD’ye sundunuz.

Hem de Suriye’nin başına, Türk Askerlerini canlı-canlı yakarak öldüren katil Colani’yi geçirerek!

Güçlü Olan Her Zaman Haklı Mıdır?

Binlerce yıllık insanlık tarihinin sadece iki yüz elli yılı barış içerisinde geçmiş. Gerisi ise hep savaşla. Peki, insanlık, barış içerisinde yaşamak dururken neden hep savaşmayı tercih etmiş?

Savaşlar bir tercih meselesi değil. Genelde güçlünün güçsüzleri yutma sevdasının bir sonucu. Evet, kurdun kuzuyu yutma sevdasının sonucunda çıkmış savaşlar. Bir tarafta salyalarla saldıran, diğer tarafta kendini ve yurdunu savunanlar olmuş, çoğu zaman.

Savaşanlar devletler, amma savaşa karar verenlerse hep, kimi akıllı, kimi deli ülkelerini yönetenlerolmuş. Dün bir Hitler, bir Stalin vb. vardı savaş çıkartanlar.BugünNetenyahu kasabı ve manyak bir Trump var.

İlkçağın ve Ortaçağın karanlıklarından kurtulup Yakın Çağın aydınlığına ulaştığımız dünyamızda, ne yazık ki, süper devlet yöneticilerinde hala güç zehirlenmesinin sürdüğünü görüyoruz.

Öyle ki, bu gibiler tarafından,bir devletin başka bir devlete karşı silahlı güç kullanmasını ya datoprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanmasını yasaklayan“BM Şartı”bile yok sayılıyor.

Buna göre, ABD ve İsrail’in; BM Güvenlik Konseyi’nin bir kararı olmadan yaptığı saldırılar,bildiğin yasadışı güç kullanımıdır. Yani, güçlü olan benim, haklı olan da benim demektir.

Uluslararası hukukta güç kullanılabilmesi için önce BM Güvenlik Konseyi’nin karar alması veya bir silahlı saldırıya karşı meşru müdafaa hakkının kullanılması gibi şartlar aranır. İsrail için, Amerika için ya da başka bir süper güç için bu şartasla aranmaz, aranamaz.

Cenevre Sözleşmesine göre, saldırılarda siviller hedef alınmışsa, hastane, okul, konut vb. gibisivil altyapılarvurulmuşsa ve orantısız güç kullanılmışsa, bu durum savaş hukukunun ihlalidir.

ABD, İran’da bir kız okulunu vuruyor ve yüzlerce kız çocuğunu acımasızca öldürüyor. Sonra da “ABD olarak sivil hedeflere saldırmayız, bunu araştırıyoruz” diye açıklamada bulunuyor. Sanırsın ki, saldırıları yasal, ama sadece okulun vurulması yasal değil!

İran, BOP için vurulurken, biz ne yapıyoruz? BOP eş başkanı olarak taraflara itidal tavsiyeediyoruz!

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00