Türkiye olarak, tarihin en karanlık en buhranlı dönemlerini yaşıyoruz. Ülkemiz kuşatma, milli birliğimiz, vatan bütünlüğümüz tehlike altında. Vatanseverler, milliyetçiler, demokratlar, bağımsızlık sevdalıları, olaylara siyasi gözlükle, bağnazlıkla değil ilmi, objektif açıdan bakmalıdır! Ülkemiz üzerindeki gizli planları iyi tahlil ederek, birlikte çözüm üretmek zorundadır!
Büyük İsrail Projesi tam sürat ilerliyor. ‘BOP projesini ‘olgunlaştırmak’ yaklaşık 20 yıl aldı’ deniyor. Suriye’de Esad’ın gönderilmesi ile ikinci aşamaya geçildi. Şu anda Suriye’de ABD, İsrail’in tam hâkimiyeti var. ABD- İsrail ikilisinin ortak planı yürüyor. Böyle olmasaydı, ABD büyükelçisinin, “Türkiye için rejim değişikliği, bölge için milletler konfederasyonu” söylemleri olmazdı ve en azından göstermelik de olsa, bu büyükelçiye haddi bildirilirdi…
Orta Doğu bölgesi, kökten yeniden yapılandırılıyor. ABD ve İsrail, Türkiye’yi de bu projeye dahil ederek, kapsamlı bir iş birliği içinde yürütmeye çalışıyor. Türkiye’yi yönetenlere ne anlatılmış veya neye göre ‘ikna edilmiş, inandırılmış’ durumdadır? Türkiye büyük bir kaosun içine itilmeye mi çalışılıyor?
Ülkemizi nasıl koruyacağız, yarınımızı nasıl düşüneceğiz? Düşman senaryo ve projeler konusunda, nasıl bir refleks göstereceğimize artık karar vermeliyiz. Vatanımızı, devletimizi, milletimizi nasıl sevdiğimizi, Büyük Türkiye’yi birlikte nasıl inşa edeceğimizi, ülkemizle ilgili planlara göz atarak karar vermeli, ortak payda oluşturmalıyız…
ABD’nin, Suriye-Lübnan Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı hem Türkiye hem de Suriye Büyükelçisi olarak, özellikle atadığını hatırlayalım. Yani ABD, Türkiye ve Suriye için ortak bir proje uygulamaya çalışıyor. Tom Barrack; “İsrail’in, Suriye’yi kontrol eden güçlü bir merkezi devlet yerine, parçalanmış ve bölünmüş görmeyi tercih edeceğini”, artık hiç gizlemeden ilan ediyor, “İsrail bu bölgede güçlü ulus devlet istemiyor” diyor” Onun için “Osmanlı eyalet sistemini” öve öve bitiremiyor… Amaçlanan; Demokratik konfederalizm! Türkiye Birleşik Devletleri… Sonunda Büyük Orta Doğu Projesi, yani Büyük İsrail!..
Bahsedilen projeyi iyi anlamalıyız!
ABD’nin hedefi, Türkiye’yi Kuzey Irak ve Kuzey Suriye ile Türkiye Birleşik Devletleri adıyla birleştirmek ve bunu yaparken, Türkiye’yi, Türk devleti olmaktan çıkarmaktır! İşte “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Orta Doğu” derken böyle bir devlet kastediliyor… Gizli belgelerde; ‘yerel yönetimlere otonomi vermek ve millî hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir’ deniyor. Bölgedeki terör örgütlerinin ve Türkiye’deki açılım süreçlerinin asli görevi, Büyük İsrail’e zemin hazırlamaktır. Erdoğan, Bahçeli ve DEM anlaşıp, Üniter devletten farklı bir oluşum mu düşünüyor? Bu tuzağa düşülür mü?..
Temel Strateji Araştırma Merkezi Başkanı Abdurrahim Semavi, 24 Ekim 2024’te Rûdaw’da, Kürtler ‘kardeş ve eşit bir millet’ olarak anayasaya dahil edilecek. Adım adım okullarda Kürtçe hayata geçirilecek. Türk hükümeti adım atarken pazarlığa girişmeyecek, kendisi adımlar atacak. Orta Doğu projesinde, Kürtlerin Orta Doğu’daki coğrafyası, anayasaya adil bir şekilde dahil edilecek ve tanınacak. Dünyanın dengesini değiştirecek bir proje inşa edilecek. Türkiye hükümeti, Türkiye devleti bunu göze aldı. Ne olursa olsun geri dönüş yapmayacak.” Diyor!..
DEM Partili eş başkanlar ve terör örgütü tarafından telaffuz edilen; ‘Meclisin üzerine düşeni yapması lazım’ sözünün anlamı nedir? Anadilin değişmesi, Türkiye adının kalkması, doğuda bir Kürdistan… Bunlara göre çok şeyler daha yapılması lazım. Bu kararlar, millete tam açıklansın, ne lazım olduğunu görelim, anlayalım… PKK’nın talepleri ancak “Yeni Anayasa” yapmakla yerine getirilebilir!
Bugün, Irak’ın kuzeyi bir tarafa, AKP’nin uyguladığı, Suriye politikası sayesinde Suriye’nin kuzeyinde de bir PKK devletinin alt yapısı kurulmuş durumdadır Böylece o iki yapının, federasyonla Türkiye’ye katılmasıyla, büyüyormuş gibi gösterilerek,
Türkiye’nin bölünmesiyle ilgili senaryolar sahneye konulmaya çalışılıyor… Dış politikada en büyük merhalenin, yeniden ele alınan kısmı, ‘Türkiye Birleşik Devletleri’ Projesini oluşturmak! Hedefleri, Kürtleri kullanarak, Dicle-Fırat havzasını Türk ve Arap egemenliğinden çıkardıktan sonra Türkiye’yi İran ile kapıştırmak, kaos sonunda bölgeyi İsrail’e teslim etmektir. Tıpkı Suriye’ye yaptıkları gibi…
Türk Milleti ve Türk ülkesinin olmadığı yeni bir Türkiye’nin formatlanması!
ABD patentli, Lübnan modeli ile cihan devlet kurmak ve Türkiye yüzyılı nasıl olacak? Suriye’de, bugün Dürziler, Aleviler, Sünni Araplar, Kürtler ve diğer grupların ne halde olduğuna bakın. Eşit vatandaşlık hukukunu tesis edemeyen rejimin enkazı altından, su yüzüne çıkan kaosa bakın. Milli birliği dağılmış, kırılganlıktan bir türlü kurtulamayan Irak’a bakın.
Türkiye ile komşu olan Amerika şimdi de Suriye’nin parçalanması peşindedir. Müslüman milletleri ayırmak, parçalamak ve birbiriyle vuruşturmak, Hıristiyan ve Yahudi dünyası için daima bir amaç olmuştur! Avangelistlerin amacı; Dicle ve Fırat arasında cennetin kurulacağı. Çünkü tanrının vadettiği yer burasıdır. (Orhun 2023 blokcu.com)
Noam Chomsky, “Kader Üçgeni” kitabında, ABD’nin bölgedeki hedefini daha net bir şekilde ortaya koymuştur; “Ortadoğu’da ulusallık ve ulusal kimlik yok edilmeli, bunun için de Ortadoğu Osmanlılaştırılmalıdır. Böylece bölgede Batı çıkarlarına karşı çıkacak ulusal güç ve direnç kalmayacak, sistemlerin çarkları rahatlıkla işleyecektir. ABD için en tehlikeli düşman ve tehdit, bağımsızlık tehdididir. Asla hoş görülemez.” (Metin Aydoğan, Bitmeyen Oyun s: 115, A.K.: “Düşünce Özgürlüğü Çıkmazı”, Emin Değer, Tekin Yay, s:256)
Proje sahibi ABD, gerçekten Türkiye’nin Orta Doğuda etkin güç olması için mi çalışıyor, yoksa daha büyük bir yıkım projenin alt yapısını mı oluşturuyor? ABD’nin Sünnilik, etnik ayrımcılık, mezhepçilik gibi faktörlerin temelinde, Türkiye’yi taşeron gibi kullanıp Türkiye, Irak, Suriye ve İran’daki Kürtleri, Sünnilik temelinde birleştirerek, bir taşla hem Türkiye’yi hem Şii İran’ı parçalamaya mı çalışıyor? ABD temsilcileri ne diyordu; “Bundan sonra Orta Doğuda biz savaşmayacağız, ülkeleri birbiriyle savaştıracağız!”
İstiyorlar ki Türkiye ve İran, birbirlerini iyice zayıf düşürene kadar savaşsın, bu arada Orta Doğu’da ABD ve İsrail kontrolünde Büyük Kürdistan ve sonunda Büyük İsrail kurulsun! Bugünkü gelişmelere bakılınca “çetin yola giren ve işi zor olanın” sadece Türkiye değil, bu coğrafyada yaşayan bütün milletin olduğudur…
Tarihin çarpıtılması ve Türk zaferlerine hayali ortaklar çıkarılmasının sebebinin de bu proje olduğunu, artık herkes anlamaya başlamıştır… Bir ülkede, millet olmaktan ziyade, sadece birey veya sadece vatandaş olmaya doğru çevrilirseniz, o zaman egemenlik hakkınızdan da feragat ediyorsunuz demektir! Ancak şu bilinmeli ki, insanın elinden her şeyi alabilirsiniz ama inanmış bir insanın umudunu, iradesini, imanını asla alamazsınız!
Terörsüz Türkiye ve Kürt açılımı bir aldatmaca değil midir?
ABD, şimdilerde neden Osmanlıcı oldu? Bugün İslamı üst kimlik sayarak, ABD’nin uygun gördüğü “Osmanlı millet sistemiyle”, Üniter devleti ortadan kaldırarak, Türk’ün egemenliğini elinden alabileceklerini zannediyorlar… Yoksa ne Türkler ne Kürtler ne de Araplar umurlarında değil… “Yeniden, Ortadoğu’da sahne alan, yarım kalan önemli proje, ABD, AB, İsrail destekli Kürt jeopolitiğinin hedeflerine ulaştırılması gayretleridir.
Buna rağmen, “Terörsüz Türkiye” tanımı ile sunulan yeni projede PKK’nin amacı; Suriye’de, uygulandığı iddia edilen ‘demokratik konfederalizm’ modelini, Türkiye’de Fırat’ın doğusuna taşıyarak, büyük Kürdistan’a giden yolda özerk yapının temellerini oluşturmak ve böylece su zengini Fırat-Dicle havzasına egemen olmanın önünü açmaktır. Asıl hedef, Büyük İsrail’ projesidir!
Trump’ın Türkiye’ye büyükelçi olarak gönderdiği Tom Barrack ise, aynı zamanda Suriye ve Lübnan temsilcisi olarak, süreci Dicle-Fırat havzasını Türkiye, Irak ve Suriye’den koparacak şekilde yönlendirme görevi yanında Barrack, “Türkiye için en iyisi Osmanlı Millet sistemi” yani milliyetlerin, din ve mezheplere göre belirlendiği bir sistem, derken, asıl hedefi üniter devlet yapısını çökertmektir!…
Abdullah Öcalan, önceleri “Demokratik Cumhuriyet” diyordu… Sonradan kavramı “demokratik özerklik” şekline dönüştürdü ve nihayet “demokratik konfederalizm” diyerek neyi hedeflediklerinin altını çizdi!.. Tom Barrack’ın açıklamaları, Abdullah Öcalan, Murat Karayılan ve son PKK bildirisi ile birebir örtüşüyor! İşte zaman zaman “Yeni Osmanlı”, şimdi ise “Türkiye Yüzyılı” diye tanıttıkları, “yeni bir milli kimlik” ve “kurucu anayasa” ya dayalı, yeni devlet tasarımı böyle bir projedir.
Bizlere ‘misak-i milli sınırlarınıza kavuşacaksınız. Ülkenizdeki Kürtlere özerklik verin, Suriye ve Kuzey ırakta kurulan Kürdistanı kabul edin, bunları size bağlayalım’ aldatmacalarına kanacak bir devlet anlayışı olabilir mi? Türkiye’nin, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki yapılarla bir konfederasyon kurmasını sağlamaya, böylece sınırları ortadan kaldırmaya çalışıldığı görülmüyor mu?
Iraktaki Türkmenlere özerklik, bir temsil hakkı bile verilmedi, demografik yapı bozularak etkisiz hale getirildiler. Suriye’de hükümet kuruldu, Suriye’nin özgürleşmesi için savaşan Türkmenler de ıraktaki gibi aynı durumda bırakıldı… ABD’nin amacı, Türkiye’nin ve Türklerin önünü açmak değildir! Öyle olsaydı, Süleyman Şah Türbesi yerine konurdu, Kırmızı çizgilerimize sadık kalınırdı, Suriye sınırındaki Türklerin yapmaya çalıştığı hava alanını İsrail bombalanmazdı…
Türk milletinin, devletini parçalamak ve vatanı elinden alınmak isteniyor!
Türk milletinin başına gelen felaketlerin çoğu; tefrikalardan, bölücülük, birliğin bozulması ve dış telkin ve projelerin ülke yönetimindeki etkilerinden kaynaklanmaktadır. Nereden olursak olalım, hangi parti ve gruptan olursak olalım, vatanın bütünlüğü, milletimizin, devletimizin yaşatılması için birlik olmak zorundayız. Bu bir beka meselesidir! Türkiye’nin tapusu Türk milletine aittir. Türk milletinin birliğinin bozulmasına, vatanın parçalanmasına asla razı olamayız. Türk Milleti’nin bağışıklık sistemini çökertmeye çalışanlara fırsat verilemez...!
