Ev 20. Sayı Siyaset Şeytan İşi Midir?

Siyaset Şeytan İşi Midir?

Tarafından Hüseyin TOPTAŞ

Siyaseti ıslah edemeyenler düşmanlarının ifsadı karşısında milletinin paramparça olmasının seyircisi olurlar

Siyaseti angarya görmek, ondan uzak durmak; farkında olmadan milletin geleceğini küresel güçlerin yerli temsilcilerine teslim etmek demektir.

Siyaset, toplumların yönetilmesi, düzenlenmesi ve sorunlarının çözümünde alınan kararların bütünüdür. Sıklıkla çıkar odaklı, yozlaşmış yönleriyle gündeme gelse de, siyaset aslında hayatın ta kendisidir. Nizamülmülk, Siyasetname adlı eserinde siyaseti, “vukuu muhtemel bir hadise karşısında tedbir alma sanatı” olarak tanımlar. Bu tanım bize siyasetin, sorun başa gelmeden önce alınması gereken tedbirleri kapsadığını ve dolayısıyla aklın ve ferasetin bir ürünü olduğunu gösterir.

Siyaset Hayatın İçindedir

Siyaset yalnızca devlet yönetimi değildir. Toplumun her kademesinde, en küçük gruplarda dahi siyasetin izlerine rastlanır. Peygamber Efendimiz’in (sav), “Üç kişi yolculuğa çıkarlarsa, aralarından birini başkan seçsinler”(Ebû Dâvûd, Cihâd 80) buyruğu yolculuk esnasında içlerinden birinin başkan seçilmesi de bir nevi siyasi bir karardır. Ailede, köyde, mahallede, bir çobanın seçimi veya bir bekçinin belirlenmesi gibi karar alma süreçleri de siyasetin hayata bir yansımasıdır. Hayatın içinde yer alan her karar mekanizması aslında siyasetin farklı bir boyutudur.

Siyasetin İlmî ve Ahlaki Temeli

Aykut Edibali’nin ifadesiyle siyaset; “bir milleti, istediği milli ve insani hedeflere ulaştırmanın ilim ve sanatıdır.” Bu anlayış, siyasetin rastgele değil, bilgiye, adalete ve fazilete dayalı bir zeminde yapılması gerektiğini ortaya koyar. Ülkenin sıkıntılarından kurtulması için, siyasetin hukukunun oluşturulması; halkın hür, müreffeh ve mutlu bir yaşama ulaşabilmesi için siyasi yapıların hesap verebilir hale gelmesi şarttır.

Dürüst İnsanlar Siyasetin Dışında Kalmamalı

Ne yazık ki günümüzde yaygın olan kanaat, “Siyaset yalancılıktır. Siyasetçi kurnaz ve biraz da yalancı olmalıdır. Dürüst insanların siyasetle ilişkisi olamaz…”Bu anlayış siyaseti yalanla, kurnazlıkla özdeşleştirdiğinden dürüst insanların siyasetten uzak durmasına, meydanın da çıkarcı ellere kalmasına yol açmıştır.  Bu düşünce insanların büyük bir kesiminin aktif siyasetin dışında kalmasına sebep olmuştur. Siyaset, ehil ve dürüst insanlar eliyle yapıldığında hayırlıdır; yozlaşmış, menfaat odaklı hale geldiğinde ise ifsat aracına dönüşür. Dürüstlük, liyakat ve erdem siyaset mekanizmasına egemen olmadıkça toplumlar adaleti yakalayamaz. Seçim dönemlerinde verilen sözlerin yalan olduğunu bilerek oy verenler de bu yozlaşmaya katkı sağlamaktadırlar. Siyaseti dürüst yapmak isteyenlere iletişim kanallarını kapatarak onların siyasi alanda söz sahibi olmasına engel olanlar, yalandan beslenen politikacılara her türlü desteği verenler hem kendilerine hem de milletine karşı büyük bir vebal altındadırlar.

Siyasetten Kaçmak, Geleceği Teslim Etmektir

Müslümanlar siyaseti “Eûzü billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyaset” anlayışıyla dışladıklarında, yönetim bir avuç profesyonel siyasetçinin eline geçer. Bu kişiler, milli ve manevi kavramları kullanarak halkın güvenini kazanır, ardından bu kavramların içini boşaltırlar. Böylece teşkilatlı azınlıklar, dağınık kitleleri kolaylıkla yönetir hale gelirler.Elde ettikleri siyasi gücün de etkisi ile siyasete ve yönetime hakim olan teşkilatlı bir azınlık teşkilatsız olan kalabalık ve dağınık millet fertlerinin efendileri olurlar.  Sahip oldukları güç sayesinde kelime oyunları ve algı operasyonları ile istedikleri şekilde kendilerine destek olanları yönlendirir, yönetir ve onlardan aldıkları oy ile de onlar adına söz sahibi olurlar. Buna fırsat vermemek için siyaseti şeytan işi gibi görme yerine ıslah etmek için içine girmek gerekir.

Siyaset Islah Edilmelidir

Yalan siyasetine dur demek için toplumun her ferdinin aktif siyasetin içinde olması gerekir. Bilinçli oy kullanmak, oyuna sahip çıkmak, gerekirse temsilcisinden hesap sorabilmek vatandaşlık sorumluluğudur. Her oy bir vebal, her seçim bir imtihandır. Mü’minler siyaseti ıslah etmedikçe, ifsat edenlere zemin hazırlamış olurlar.Siyasetteki ıslah çalışması uyuyan ve üzerlerinde oyun oynan millet fertlerinin uyanışına vesile olacaktır. Siyaseti ıslah edemeyenler düşmanlarının ifsadı karşısında milletinin paramparça olmasının seyircisi olurlar. Bunun için ıslah çalışmalarını bir bütün olarak ele almalı inançtan amele, ticaretten siyasete kadar her alanda muslih olmalıyız.

İbadet Kadar Sorumluluk da Gerekir

Mü’min, yalnızca ibadetiyle değil; sosyal hayata, ticarete ve siyasete dair sorumluluğuyla da imtihan olur. Siyaseti angarya görmek, ondan uzak durmak; farkında olmadan milletin geleceğini küresel güçlerin yerli temsilcilerine teslim etmek demektir. Bugün İslam coğrafyasında yaşanan siyasi ve toplumsal felaketlerin temelinde, halkın yönetime olan ilgisizliği yatmaktadır. Siyaset meydanını müfsitlere bırakanlar, ancak her şeylerini kaybettiklerinde ülkeleri tarumar edildiğinde, yurtlarından, yuvalarından ayrılmak zorunda kaldıklarında anlarlar. 

Siyaset Şeytan İşi Değil, Emanettir

Siyaset şeytan işi değildir. Tam aksine, şeytani olan; siyaseti ehil olmayanlara bırakmak, doğruyu ve adaleti savunmaktan geri durmaktır. Müslümanlar, inançlarını hayatın her alanına yansıtmalı; siyaseti ıslah etmeyi, toplumu ihya etmenin bir parçası olarak görmelidir.

 

 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00