Ev 20. Sayı Trump’ın Erdoğan Güzellemesi ve BOP Bağlamında Akla Genel Sorular

Trump’ın Erdoğan Güzellemesi ve BOP Bağlamında Akla Genel Sorular

Tarafından Dr. Kadir ÇETİN

ABD Başkanı Trump göreve başladıktan sonra,  İsrail Başbakanı Netanyahu ile 8 Nisan 2025 tarihinde ikinci defa görüştü… Orta-Doğudaki gelişmeleri yakınen takip edenlerin, bu ikilinin gündeminin İsrail’in Filistin-Gazze’yi insansızlaştarma ve Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) Suriye versiyonunun uygulama süreci olduğundan şüphesi olmasa gerek…  

Trump’ın ilk başkanlığı dönemindeFilistin davasını tarihe gömecek şekilde, Damadı ve aynı zamanda Danışmanı olan J. Kushner’in gündeme getirdiği ve her yönüyle İsrail’in lehine olan Barış Planı (Resmi adıyla “Yüzyılın Anlaşması”) büyük bir tartışma konusu olmuştu.

Bu plan, İsrail’in başkentinin Kudüs olarak tanınmasını, 1967 yılında işgal edilen Golan Tepelerinin İsrail Toprağı olarak kabulünü, yine işgal edilmiş Filistin topraklarında İsrail’in yeni yerleşim yerlerinin kabulünü vb. Filistinlilerin aleyhine maddeleri içeriyordu…

Plan, o dönemde özellikle Filistinliler tarafından reddedilmiş ve bölgedeki barış sürecinin geleceği açısından ciddi bir etki yaratmıştı.

  • 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı ve BOP

HAMAS’ın 7 Ekim 2023 tarihindeki “Aksa Tufanı” saldırısı ile Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’nin Filistin özelinde uygulama süreci başlatılmıştır. Bu süreçte İsrail’in başta Gazze olmak üzere Lübnan ve Suriye’de akıl almaz bir soykırım harekatına giriştiği ve büyük bir trajediye dönüşen  insanlık zulmünün 3. yılındayız…

Gazze saldırısının hemen ardından kaleme aldığımız ve 24/11/2023 tarihindeaşağıdaki adreste(1)https://uyanisdergisi.com.tr/gazze-gerceginin-ve-bopun-dusundurdukleri/

yayımlanan “Gazze Gerçeği ve BOP’un Düşündürdükleri” başlıklı  yazımızda,İsrail-Filistin çatışması ile “Orta-Doğu Nereye Evriliyor?” sorusunu sormuştuk…

 

7 Ekim’den bu yana Gazze konusunda bugün geldiğimiz noktada İsrail’in;

 

  • 000’i çocuk, 12 binin üzerinde kadın olmak üzere 53.000’in üzerinde Gazzeliyi katletmesi,
  • 000’in üzerinde cesedin, bombalanan binaların enkazı altında çürümeye terkedilmesi,
  • 000’in üzerinde insanın yaralandığı,
  • Gazze Kentinin yerle yeksan edildiği,
  • 2,5 milyon Gazzelinin yerlerinden, yurtlarından edilmiş olduğu gerçeği ortadadır…

 

Son günlerde İsrail uçaklarından Gazze Şeridinde “Gazze’yi ya terk et ya öl!”  başlıklıel ilanları atılıyor. Kuşatma altında tutulan Gazze halkı üzerine bu aşağılayıcı ve  tehdit içeren Arapça bildirileri atan İsrail, Tramp’ın Gazze için ortaya attığı “Ortadoğunun Riviera”sı (Tatil kenti) planından cesaret alıyor olmalı…  

Ortada bu tablo varken, cani ruhlu Netenyahu ve ABD Başkanı Tramp’ın görüşmelerinin ardından  gülücüklerle medyaya poz verebiliyor olmaları insanlık adına utanç vericidir…

 

Gelelim  bu ikilinin görüşmesinin ardından, sorular eşliğinde ABD Başkanı Tramp’ın Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Sayın R.T. Erdoğan’ı öven cümlelerine…

 

  • Akla Gelen Sorular

Soru1-Trump-Netenyahu Görüşmesinin Gündeminde Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanımızın İsminin Geçmesinin Anlamı Nedir?

Kuvvetle muhtemelhususları iki başlık altında toplamakmümkündür.

  • Türkiye’nin bölgedeki stratejik rolü

Netanyahu, Trump’la yaptığı görüşmede özellikle Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığından duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir. Bu, aslında uzun süredir İsrail’in güvenlik perspektifinden yakından izlediği bir konu. İsrail, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonlarının ve bölgedeki etkisinin, bölgesel manevra alanını daraltmasından rahatsızdır...

İsrail, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde,özellikle Tel Rıfat, Membiç ve Afrin hattındaartan etkisinden ve kalıcılaşmasındanendişe ediyor…

Ayrıca İsrail, Türkiye’nin Gazze ve Hamas üzerindeki etkisini de “dolaylı bir tehdit” olarak değerlendiriyor.

Trump-Netanyahugörüşmesinde Erdoğan’ı gündeme getirmeleri, Türkiye’nin Orta Doğu’daki stratejik önemini ve bölgesel güç dinamiklerindeki etkisini gösteriyor.

Bu bağlamda Türkiye’nin gönül coğrafyası olan bölgedekigelişmelere duyarlılığı ve Ortadoğu’da pek çok meselede kilit rol oynaması BOP’um amaçları ile örtüşmüyor…

Diğer taraftan, Tramp’ın Gazze’yi boşaltma ve bir tatil kenti (Riviera) inşaa etme önerisini “cesur bir öneri” diyerek havada kapan Netenyahu, bunu gerçekleştirmede Türk kamuoyunun ve Erdoğan’ın ikna edilmesi talebini gündeme getirmiş olmasıdır…

Son günlerde bazı gazetelerin köşe yazarlarının Gazze için “Tehcir” değil de “Hicret” kavramını kullanmaları da oldukça manidardır…

Bu bağlamda her ne kadar Dışişleri Bakanı Sayın Fidan’ın Gazze’nin boşaltılmasına (insansızlaştırma) karşı çıkan açıklamada bulunsa da, Gazze’nin boşaltılarak Filistinlilerin Suriye’nin kuzeyindeki çadır kentlerine veya komşu ülkelere (muhtemelen Mısır, Ürdün, Türkiye)  yerleştirilmesinin gündeme gelmesi düşündürücüdür…

b- Türkiye’nin Güvenliğini Tehdit EdenTerör Örgütlerine Operasyonu ve ABD-İsrail’in Tutumu

ABD-Türkiye ilişkileri bağlamında, Trump’ın Başkanlığı dönemide dahilABD’nin, Türkiye’nin güvenliğini olumsuz etkileyen başta PKK olmak üzere bölgedeki terörist gruplara desteği, Türkiye – ABD ilişkilerinin gerilmesine sebep olmuştur.

Bununla birlikte Erdoğan’ın Orta Doğu’daki askeri ve siyasi stratejileri, zaman zaman ABD ve İsrail için sorun yaratmış olsa da, aynı zamanda stratejik bir ortaklık da barındırıyordu. Bu bağlamda ABD Başkanı Obama  döneminde(2011)“Arap Baharı”nın Suriye versiyonu (Prof.Dr. Jeffrey D.Sachs’ın(2) Antalya Formu’nda aşağıdaki adreste(3) bilinenleri tekrar ettiği üzere)ile başlatılan, Esat’a muhalif grupların desteklenmesi, “Eğit-Donat” mottosu ile Türkiye’nin ABD ile işbirliği yaptığı hafızalardadır… Bu konuda Sayın Erdoğan da, ÖSO’yu ABD ile birlikte kurduklarını kamuoyuna açıklamıştır.(4)

Ancak sonraki yıllarda ABD’nin, ana omurgasını PKK’nın oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’ne verdiğitırlar dolusu silah desteği, Türkiye’nin Suriye politikasını olumsuz yönde etkilemiştir. Bu bağlamda Türkiye, Suriye’nin Afrin, El-bab, Azez, Cerablus, Tel Abyad ve Resulaynbölgelerine müdahele etmek durumunda kalmıştır.

Bu durum, ABD-İsrail eşgüdümlü uygulanan BOP’un uygulama sürecinde arızi bir durum olarak değerlendirilmiş olmalı ki, Türkiye’nin Suriye’ye bu sınırlı müdahalesi ABD tarafından eleştirilmiştir. 1960’lı yıllarda ABD Başkanı Jhonson’un, zamanın T.C. Başbakanı İnönü’ye hitaben yazdığı mektubunu hatırlatan Trump’ın Sayın Erdoğan’a, diplomatik nezaketten uzak aşağıdaki o mektubu (2019), ABD -Türkiye ilişkilerinin gerilmesine sebep olmuştur.

Soru 2- 2019 Yılında Trump’ın, Sayın Erdoğan’a Gönderdiği Mektubunun Mahiyeti Nedir?

Türkiye’nin, SDG’ye yönelik olarak  Suriye’nin yukarıda belirtilenbölgelerine yaptığı askeri müdahalesini kasteden Trump’ın, diplomatik üsluptan yoksun 9 Ekim 2019 tarihli mektubunda, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a “Sert adam olma, aptal olma…vd.” diyen hitabını hatırlıyoruz…

Mektubuna;”Gel Anlaşalım” diyerek başlayan Trump, “Sen binlerce kişinin katledilmesinden, ben de Türkiye ekonomisinin yok edilmesinden sorumlu olmak istemem, ki bunu yaparım. Size zaten Rahip A. Brunson konusunda küçük bir emsal vermiştim” diye yazmıştı.

Soru 3- 8 Nisan 2025 Tarihinde Trump-Netenyahu Görüşmesinin Ardından, Trump, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı Överken, Hangi Cümleleri Kurdu?

Trump, yukarıda detayını verdiğimiz 2019 tarihli Aptal olma…” diyen mektubunu unutmuş ve şimdi de Türkiye’nin Suriye’deki rolünün önemini ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile çok iyi ilişkileri olduğunu vurgulayan şu cümleleri(5) kurma ihtiyacı duymuştur…

 

Erdoğan adındaki adamla çok iyi ilişkilerim var. Basının, Erdoğan’ı sevmeme kızdığını biliyorum ama ben seviyorum, o da beni seviyor ve hiçbir sorunumuz olmadı …”dedi. Ardından, Erdoğan çok güçlü ve zeki bir adam.(Suriye’de)Başka kimsenin yapamadığı bir şeyi yaptı. Hakkını vermek lazım.(Prof.Dr. J.D.Sachs’ın Antalya Formu’ndaki konuşmasını, Sayın Erdoğan’ın ÖSO konusundaki açıklamasını unutmayın)

 

Devletler arası ilişkilerde kullanılan genel geçer bir ilke söylenir. Ülkeler arasındaki ilişkiler dostluklar üzerine değil, çıkarlar üzerine kurulur. Bu sebeple Sayın Erdoğan için yukarıdaki cümleleri kuran Trump’ın hangi saikle bu övgü dolu cümleleri kurduğunu aşağıdaki sorular bağlamında değerlendirmekte fayda var…

Soru 4- Trump Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a Niçin Övgüler Dizdi?

Trump’ın Sayın Erdoğan’a övgü cümleleri kurması farklı boyutlarda anlam taşımaktadır. Bu tür bir övgünün; diplomatik, stratejik ve hatta psikolojik açıdan derin anlamları olduğu muhakkak….

Anadolu’da bir söz vardır… “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü” derler… Trump-Netenyahu ikilisinin görüşmelerinin hemen ardından ABD Başkanı Trump, Türkiye’ye ve Erdoğan’a bu güzellemeyi yapıyorsa bunu ihtiyatla karşılamak gerek..

Trump – Netanyahu ikilisinin görüşmelerinde Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın gündem konusu olmasını yukarıda irdelemiştik.

 

Sayın Erdoğan’ın Eş Başkanlığını yaptığı BOP’un uygulama sürecinin sonuçları:

 

  • “Arz-ı Mevud / Kutsal Topraklar” hezeyanı peşindeki İsrail, BOP uygulama sürecinde önemli kazanımlar elde etmiştir. Bu bağlamda, Suriye’nin savunma (kara, deniz ve hava) gücü İsrail tarafından bombalanarak sıfırlanmıştır.Suriye artık İsrail için “Köpeksiz köyde deyneksiz dolaşan hırsız.” misaline döndürülmüştür.

 

  • Görünen o ki, mevcut HTŞ yönetiminin, Suriye’nin sosyolojik yapısını Suriye Vatandaşlığında buluşturacak hukuk devletini önceleyen bir yönetim felsefesi sergilemesi mümkün değil gibi…Toz duman içindeki Suriye’de bölünme kaçınılmaz gözüküyor…

 

  • Filistin’in haklı davasına destek olan ve İsrail’in radarına takılanbaşta Kaddafi’nin Libya’sı, Saddam’ın Irak’ı parçalanmış,ve Esat’ın Suriye’siduman olmuş, İsrail karşısında devre dışı bırakılmıştır. Sudanve Yemen de bölünmüştür. Bu bağlamda İsrail tarafından soykırıma uğrayan Filistin-Gazze’nin içler acısı durumunu yukarıda rakamlarla belirtmiştik.

 

  • İkinci defa ABD Başkanlığına seçilen Trump’ın S.Arabistan’a yapacağı ziyaretin ardından bir müjde (!) ile Türkiye’ye de gelebileceği konusu Başkent külislerinde konuşulmaktadır… Trump’un müjdesi merak edilirken, Başkent kulislerinde;

 

  1. Gazze’lilerin bir kısmının Türkiye’ye “Hicreti(!)” ve bu çerçevede ABD’nin 10-40 milyar Dolarlık göçmen yardımı yapacağı vb. konuşulmaktadır…

 

  1. Ayrıca,Trump’ın gündeme getirdiği Gazze’nin tatil kenti (Ortadoğunun Riviera’sı) yapılmasında, yeniden inşaasında müteahhitlik hizmetlerinin Türkiye’ye verileceği gibi garip şeyler de konuşuluyor…

 

Sayın Erdoğan’a yapılan bu güzellemeler/övgüler, muhtemeldir ki BOP Eş Başkanlığı sürecinde yol arkadaşlığını, istenen ve beklenen  düzeyde, dört başı mamur olarak yapmış olmasından dolayı olsa gerek…

Soru 5- Trump-Netenyahu Görüşmesinin Ardından, Trump’ın Erdoğan Güzellemesini Yaparken Rahip Brunson Vurgusu Ne Anlama Geliyor?

Trump’ın Erdoğan’ı övme biçimi, yüzeyde bir “takdir” gibi görünse de, aslında gücün kimde olduğunu hatırlatan bir “Üst perdeden övgü. diyebiliriz. Trump, Erdoğan hakkında konuşurken çok akıllı bir adam, çok güçlü biri – ama ben Rahip Brunson’u bir telefonla aldım”gibi ifadeler kullanmıştır.

Trump, özellikle Rahip Andrew Brunsonörneğini anımsatmasıile bu güzellemenin altında yatan asıl niyetini de açık etmiştir.

Çünkü:

Brunson krizi sırasında Türkiye ciddi ekonomik baskıyla karşılaşmış. Dolar Türk Lirası karşısında değer kazanımında rekor kırmış ve Trump’ın attığı tweetlerle piyasalar alt-üst olmuştu.

Türkiye önce direndi ama sonrasında Brunson’u serbest bıraktı. Bu, ABD’nin ekonomik ve diplomatik araçları nasıl kullanabildiğinin somut bir örneğiydi.

Trump bu olayı hatırlatarak aslında sadece Erdoğan’a değil, Netanyahu’ya da diyor ki:

“Evet Erdoğan güçlü olabilir ama ben onu istediğimde diz çöktürebilirim.”

Yani bu bir Örtülü güç gösterisidir.” Sevecen tonda ama satır arası şöyle okunabilir:“Bu adam zeki ve güçlü, ama ben onunla nasıl başa çıkacağımı biliyorum.”

Soru 6- Bu Retoriğin, Yani Brunson RetoriğininAsıl Hedefi Kim?

Trump’ın Sayın Erdoğan’a güzelleme yaparken Rahip Brunson’u andığı cümlesinin arka planındaki mesajları da hatırlatalım…

  • Erdoğan’a mesaj (dolaylı olarak): “Biz seni pohpohlarız, bu Size iç kamuoyunuzda puan kazandırır ama bizim kırmızı çizgilerimizi ihlal edersen, Brunson örneği ortada.”
  • Netanyahu’ya mesaj: “Erdoğan bizim kontrolümüz dışında biri değil, gerekirse hizaya getiririz.”
  • Amerikan kamuoyuna mesaj: “Ben dış politikada söz dinletiyorum, Obama gibi pasif bir ABD Başkanı değilim.”

Soru 7- Netenyahu, ABD Başkanı Trumpt’tan Türkiye Konusunda Ne İstemiş?

Netanyahu, Trump’la yaptığı görüşmede özellikleTürkiye’nin Kuzey Suriye’deki operasyonları ve Suriye’de kalıcılaşan askeri varlığından duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir. Bu, aslında uzun süredir İsrail’in güvenlik perspektifini yakından izlediği bir konudur.

Görüşmenin ardından Netenyahu bu konuda şu açıklamayı yapmıştır.(6)

Türkiye ile kötüleşen komşuluk ilişkilerimiz var. Suriye’nin, Türkiye dahil olmak üzere hiç kimse tarafından İsrail’e saldırı için bir üs olarak kullanılmasını istemiyoruz.Türkiye ile Suriye’de çatışma istemiyoruz. Türkiye, ABD ile harika ilişkileri olan bir ülke. Başkan Trump’ın Türkiye lideri ile iyi bir ilişkisi var. Bu çatışmayı nasıl önleyebileceğimizi görüştük.

Yani, Netenyahu,  BOP’un uygulama sürecinin, bir oldu bittiye getirilip gerek Filistin-Gazze’de  gerekse Suriye’de İsrail’in kazanımlarına Türkiye’nin razı edilmesi için ABD’nin rol almasını istemiştir.

Sonuç

Bunca uluslararası kuruluşun varlığına ve dünyanın gözü önünde her gün onlarca, yüzlerce Filistinliyi katleden İsrail’in akıl almaz soykırım politikasınıpervasızca sürdürmesine ve Gazze’nin insansızlaştırılmasına  mani olmayan, olamayan 21. yüzyılın güçlü ülke yöneticileri bu katliamın sorumlularıdır…

 

Çünkü mazlumların uğradığı zulme rıza gösteren, o zulmü işleyenlerle aynı konumdadır.

 

Trump-Netenyahu görüşmesinde; BOP bağlamında Türkiye özel olarak gündeme gelmiştir.  Yani Netenyahu tarafından, Orta-Doğu’nun genel görünümünün yanında Gazze ve Suriye özelinde Türkiye’nin ve Türk kamuoyunun hassasiyeti gündeme getirilmiştir…

 

Dolayısıyla hallaç pamuğu gibi atılmış olanOrta-Doğuda gelinen mevcut durumu Türkiye’nin kabullenmesi konusunda, ABD’nin yardımını ve baskı kurması gereğini talep ettiğini, Netenyahu’nun yukarıdaki açıklamasından öğreniyoruz…

Trump’ın Erdoğan güzellemesi, gerçek bir hayranlık değil, daha çok kontrol altında tuttuğu bir lideri”pazarlık masasında parlatmak”tır.  Bu tip yaklaşımlar, Trump tarzı diplomasinin tipik örneklerindendir. Yani “Önce överim, sonra ne yapabileceğimi hatırlatırım.”cinsinden

________

 

 

 

 

You may also like

Yorum Bırakın

Hakkımızda

İlimle, hikmetle, akılla, tarihten ders alarak ve tüm insanlığı Uyanışa davet ediyoruz.
UYANIŞ, asırlardır darbelenen inleyen milletin derdine dil olmak için yola çıkan millet evlatlarının sesidir.

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
-
00:00
00:00
Update Required Flash plugin
-
00:00
00:00